Arabuluculuk, günümüzde dostane yollarla, belirli tekniklerle ve arabuluculuk kanununa uygun bir şekilde uyuşmazlık çözüm yöntemleri içinde en yaygın olarak bilinen ve uygulanan uyuşmazlık çözüm yöntemidir.
Arabulucu, bu süreçte karar veren kişi olmadığı gibi taraflara herhangi bir çözüm de önermez. Taraflar uyuşmazlığı kendileri uzlaşarak çözerler. Burada taraflar kendi çözümlerini kendileri üretirler ve bunu yaparken birbirlerini anlamaya çalışırlar.
Arabuluculuk süreci uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra mahkemeye gitmeden önce veya mahkemeye dava açıldıktan sonra dahi başvurulabilen bir çözüm yöntemidir.
Arabuluculuk ancak tarafların serbest iradeleriyle karar verebilecekleri konularda mümkündür. Daha açık bir ifadeyle; kamu düzenini ilgilendirmeyen ve cebri icraya elverişli konularda taraflar arabulucuya gidebilirler. İşçi işveren uyuşmazlığından kaynaklanan alacak davaları, tüketici uyuşmazlıkları ve alacak borç ilişkisine dayalı konular arabuluculuk müessesine başvurulan en yaygın konulardandır.Tarafların sözleşme konusu yapamayacakları konularda örneğin ceza davalarında, nüfus kaydına ilişkin davalarda veya çocukların velayetine ilişkin davalarda arabuluculuk mümkün değildir.
Taraflar arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak ve bu süreçten vazgeçmek konusunda tamamen serbesttir. Kendi hür iradeleriyle bu sürece dâhil olabilir yahut süreci sonlandırabilirler. Taraflar kendi isteği ile başlattığı bu süreci yine kendi isteği ile sona erdirip mahkemeye başvurabilirler.
Süreç sonuçlanıncaya kadar arabuluculuk sürecinde taraflar, davadan farklı olarak herhangi bir harç yatırmak zorunda olmayıp, sadece, faaliyet süresine göre arabulucuya, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine uyarınca ücret ödenir. Taraflar eğer avukatları ile bu sürece katılacaklarsa avukatlarına da ücret ödeyeceklerdir. Taraflar aksini kararlaştırmadıkça, arabuluculuk sürecindeki tüm masrafları eşit olarak karşılayacaklardır.
Taraflar arabuluculuk sürecinin sonunda bir anlaşmaya varırlarsa bu anlaşmayı icra edilebilirlik şerhi alarak ilâm niteliğinde belge sayılmasını sağlayabilirler. Böylelikle hiç dava açmadan, hiç duruşma beklemeden ve çok daha az masrafla tarafların elin mahkeme kararıyla aynı nitelikte bir belge olmuş olur.
Dava boyunca yapmak zorunda kalacağınız tüm masraflardan ve yargılama nedeniyle diğer işlerinizden kısıtlayıp, adliyeye ayırmak zorunda kalacağınız zamandan tasarruf etmiş olursunuz. Mahkemeye göre daha kısa sürer. Sonuç, tarafların kontrolündedir. Geleceğe bakılır, mevcut hukuki durumun değil, menfaatin korunması esastır. Güvenirlik ve gizlilik önemlidir; taraflar mahkeme önünde konuşamayacaklarını burada rahatlıkla konuşabilirler. Psikolojik ve sosyolojik riski azdır; daha az yeni sorun doğurur. Tarafların anlaştıkları yöntem ve çözüm tarzı esastır, esnektir. Anlaşmayla çözülür; iki tarafta kazanır, tarafların sosyal ve ekonomik ilişkileri devam eder.
Kısaca taraflar haklarına kısa sürece daha kolay bir yolla hem de daha az masrafla ulaşmış olur.