Alanya’nın 70 kilometrelik sahil bandı var… Bu sahiller ne otel patronunundur, ne marka bikinilerindir. Sahiller halkındır!
Bugün Şirinler sahile gitmek üzere yola çıkıyor. Şirine, Huysuz, Neşeli ve Şirin Baba. Otobüsle köyden gelirken başlamış gözlem: elbiseli insanlar, bikiniyle binenler, üstüne hiçbir şey giymemiş cesur birileri, tül gibi incecik bir şeyle otobüse binenler… İnincede aynı sokaktaki insanların giyimleri saga sola baka baka plaja iniyorlar, orada da aynı manzara insanlar zaten böyle geziyor, köylerinden ya da şehirlerinden gelmişler, alışkanlıkları bu; yadırganacak hiçbir şey yok demek ki diyorlar.
Plaja iniyorlar ve başlasın deniz keyfi.
Şirin Baba, köyden getirdiği ekmek, peynir, zeytin ve termos çayıyla gölgeye masa kuruyor.
“Yiyin evlatlarım, denize tok karnına girilir,” diyor.
Plaja varınca Şirine bir kez daha bakıyor etrafa:
“Şirin Baba, neden herkes farklı giyinmiş? Birisi bikiniyle, birisi elbiseyle, birisi şortla giriyor denize…”
Şirin Baba gülümseyerek cevaplıyor:
“Evladım, denizin kuralı yoktur. Deniz insanın özüdür, herkes kendi haliyle girer.
E peki, sorarım size: Köyden gelen teyzeme bikini mi giydirelim biz? Mayo mu giydirelim? Tanga mı yakışır?
Deniz dediğin, milyonluk otellere ait değil, insanın ta kendisine aittir. Halkın malıdır, halkın hakkıdır!”
Huysuz Şirin homurdanıyor:
“Bu kalabalıkta yüzmek zor be! Hadi hanginiz benimle geliyorsunuz?”
Neşeli Şirin elinde bir şekerle kumdan kaleler yapıyor, gülücükler saçıyor etrafa. Şirinler denize giriyor, güneşleniyor, kumdan kaleler yapıyor; köyden gelen teyze de, plajda, tıpkı sokakta ve otobüste olduğu gibi, rahatça kendi halinde ailesiyle sahilin tadını çıkarıyor.
Ve işte gerçek şu: 72 milletin uğradığı bu sahiller, kimsenin tapulu malı değildir.
Milyonluk yatırımlar, lüks oteller, turist tangasıyla gezenler… Kimse sesini çıkarmaz. Ama başı yazmalı, eteği dizinde teyzeme “yakışmıyor” denirse, işte orada duracaksınız!
Sahiller halkındır, sahiller özgürlüktür. İnsana ait olanı insana vereceksiniz. Önce kendi halkına sahip çık, sonra misafirini ağırlarsın. Aşağılama nedir? İnsanlığın erdemini unutmayın!
Şirin Baba’nın günün notu:
“Deniz, insanı kıyafetinden değil; kalbinden tanır. Sahili paylaşmayı öğrenmeyen, insanlığı öğrenemez.”