Bakın konuşur gibi yazmaya çalışıyorum... İnanmayan inanmasın yara bere içinde yüreğim... Benim ülkem bu hokkabazlıkları bu yalanları bu yoksulluğu hak etmedi ve insan bu kadar aşağılanmalıydı diyor içimde isyankâr bir ses...

Bunu da söyleyeyim de, burada bulunsun, o parti bu parti fark etmiyor... Benim baktığım yerden siyaset insanlarının hepsi yalan söylüyor, evet hepsi... Bilerek inanarak yalan söylüyor pek çoğu, nasıl öğrendikleri belli olmayan masalları anlatıyor...

Ama sen de, sende EY İNSAN sende o masalları dinlemeye heveslisin, bak bu masalın burası yanlış demek bile ya aklına gelmiyor, ya da işine geliyor o masalların yalan olması...

Evet, benim bakıp gördüğüm yerden hepsi kendi çıkarlarını, kendi yarınlarını hatta çocuklarının yarınlarını garantileme peşinde hepsi, ve ellerinizi başınızın arasına koyup biraz düşünürseniz hepiniz anlarsınız bunun  böyle olduğunu...

Zira kentler siyasetçi babaların, babalarından daha zengin daha varlıklı oğulları kızları ile dolu, havalarından geçilmeyen...

Bilerek hepsi diyorum hepsi halkı sürü görüyorlar, güdülmeye razı insanlar görüyorlar “üzgünüm halk da sürü olmaya razı gibi davranıyor” hoşuna giden masalı kim güzel anlatıyorsa onu alkışlıyor kutsuyor...

Evet.

Halkın da umurunda değil, akşam olunca kimi evlere acı çöktüğü, yoksulluk çöktüğü, bazı babaların evine ekmek götüremediği bazı evlerde tencerenin kaynamadığı...

Sokakların çete yuvası olduğu, her-gün beş on kadının öldürüldüğü, kız çocuklarının istismar edildiği...

Çıplak ayaklı çocuklar umurunda değil çoğunun insanımızın...

Ahlak denen şeyin dibe vurduğu da...

Sahi ahlak nedir, ahlak diye tarif edilen şey neyse, şimdi nerede o ahlak, hangi evde sokakta?

Haramın itibar görmesi, neden bizi endişelendirmiyor ey insan ve seni nede endişelendirmiyor ey Müslüman desem ne desin?

Helal kazanç peşinde olanların aşağılandığı insanımızın çoğunun umurunda değil, kazan da nasıl kazanırsan kazan anlayışı her yere her insana hükmeder oldu...

Kimi zaman kendi kendime diyorum...

Tamam, ey insanlar veya ey Müslümanlar, yukarıdakilerin ahret inancı hesap günü endişesi yok da, senin neden aklına düşmez, sen de mi inanmıyorsun öyle bir günün varlığına?

Sanki.

Sanki Tarihte eşine rastlanılmayan bir hokkabazlık hâkim oldu ülkeye kentlere ve insanlara...

Allah sonunu hayır kılsın demeye dilim varmıyor.

Dualar da Alın-teri gibi, hak edilmeli...

Yine mi can sıkıcı sözler ettim, yine mi can sıkıcı sözler ettiğim sözler? Öyle diyorsanız, can sıkıcı sözler etmeyen onlarca yazar çize var kentte, siyasilerin sofrasında oturmaktan mutlu olan...

Onları okuyun diyeceğim de, gönlüm razı değil, anla işte...