Daha baştan söyleyeyim böyle haftalar ve günlerin varlığından hep sıkıldım ve asla aklıma yatmadı kalbim kabul etmedi... Ahalinin çoğunluğu kabul etse ve kutlasa da, mesela hiç benimsemedim anneler gününü babalar gününü...
Aklımda hiçbir yere oturtamadım sevgililer gününü ve bütün bu günlerin haftaların insanı yozlaştırmaktan, insanı değerlerinden koparmak başka bir şey olmadığını düşündüm hep...
İnsanın annesini senenin bir gününde hatırlayacak olması bana her daim saçma gelmiştir, babalar günü de...
Sevgililer günü baştan sona fuhşa zemin hazırlamak gibi geldi bana, eğer başka türlü iddia edilirse, deriz ki sevginin ne günü olur, ne saati ne saniyesi, sevgi her zaman seninle olan dolaşan bir duygudur, git desen bile gitmeyen...
Hayvanlar günü ne saçma... Bizim öğretimiz de her canlı korunmaya kollanmaya ihtiyaç duyar ve bizler hiçbir zaman bunu erteleyen olamayız... Her canlının bir ayet olduğuna inanır iman ederiz ve onlara yapılacak her kötülüğü her zulmü, insana yapılmış kabul ederiz...
Yani bir kediyi, bir köpeği ezmek öldürmek ile, bir insanı ezmenin öldürmenin bir farkı olmadığını demek istiyoruz, varsın kimilerine gülünç gelsin sözlerimiz...
Kısacası  hayvanlara canlılara zulüm eden bir zihniyeti asla kabul edemeyiz, kedileri köpekleri yok sayarak ezenleri zalimlerden bir zalim, diye düşünürüz... Kuşların yuvasını bozmakla insanın yuvasını bozmanın bir farkı olmadığını söylüyoruz kısacası...
Yine uzun ettim, ne yapayım kısadan anlatmak canımı acıtıyor, anlatamadığımı sanıyorum, uzun uzun anlatılması gereken konular olarak görüyorum bu konuları...
Camiler haftasına gelince...
Haydi Tarihini de yazalım 1 Ekim ile 7 Ekim arası camiler haftası ilan edildi ve senelerdir kutlanıyor,  din adına söz sahibi sandıklarımız  “Mesela Diyanet işleri başkanı ve diğer sözcüler” kentlerin müftüleri uzun uzun konuşurlar bu konuda...
Hatta özel bir hutbe hazırlatılıp okutulur camiler de, dolayısıyla imamlar da konuşmuş oluyorlar...
Bir daha diyeyim, ben bir anlam veremiyorum, bu konunun bu kadar güncellenmesine... Zira camiler artık birer devlet dairesi rolünde günümüzde, cami görevlilerinin birer devlet memuru rolü üstlendikleri gibi...
Ve nasıl başarıldıysa kim başardı ise, camiler erkeklere has bir mekân haline getirildi, erkekler kadar kadınların da, camilere gitme ibadet etme kullanma hakkı olduğu halde...
Artık devlet dini ancak ben öğretirim diyor insana ve Diyanet de başka kurumlar gibi devletin bir kurumu...
Komşusu açken sabahlayan bizden değildir, denmesi zor bir kurum... Konu uzun ötesini yarın yazalım İnşallah...
Rüzgâra karşı kilim asmak gibi yazacaklarımız, olsun yazmaya söylemeye devam...