Efendiler, ey ülkeyi, şehirleri idare eden, devlet adına yetkiyi ellerinde bulunduranlar...

Bakın bazı şeyleri anlatabilmek adına uzun uzun cümleler kuracak değilim, kurmak istesem de gücüm yetmeyebilir…

Zira insanda güç bırakmadınız, yaşama sevinci bırakmadınız, adalet duygusu bırakmadınız, hak hakikat umudu bırakmadınız...

*

Gözünüz hep yukarıda, gözünüz keyfi yerinde olanlarda, gözünüz hayatları kendinize benzeyenlerde, yani para, servet sahibi olanlarda... Onlara bakıyorsunuz, ülkede her şey yolunda sanıyorsunuz... Hayır, sanmıyorsunuz, utanmadan, sıkılmadan bunu iddia edip duruyorsunuz...

Savunuyorsunuz...

*

Sıradan bir kişi olarak ülkemin, yoksulların, yoksul bırakılmışların haline bakınca benim bile içim acırken, çoğunuzun umurunda değil, bazı insanların yaşadıkları çaresizlik...

Bunları söyleyince de, pek çoğunuz kızıyorsunuz da, baylar ama yazık insanlara...

*

İnsanlar bu kadar çaresizliği, yoksul yaşamayı hak etmiyor, birileri ülkenin imkânlarını, şehirlerin imkânlarını bunca har vurup harcarken...

Ketlerin idareci efendileri milyon dolarlık makam arabaları ile kendi halkının çaresizliğini umursamazken...

*

Yeterince dolu, yeterince yaralıyım; ister inanın ister inanmayın...

Ve şimdi siz kolay mı edildi sanıyorsunuz bu sözleri?

Üşüyoruz baylar...

Yoksulluk cehennem gibi sırtımızda…

*

Birileri inkâr edip dursun, yok öyle bir şey deyip dursun başka birileri

varsın okunmaya devam etsin beş vakit ezan camilerde...

Efendiler...

Baylar...

Hanımefendiler...

Ülkede söz yetki sahibi olanlar...

On binler yüz binler maaş alanlar...

Var-mıydı yok-muydu bilmiyorum...

Eğer varsaydı kalan insan yanlarımız da tükenmekte, kalan merhametimiz daha çok azalmak da...

Allah ile konuşmuyor kimse, kimse dinlemiyor Allah’ı...

*

Hani eskiden "Allah ne der bu işe" diye bir endişemiz vardı ya, Allah sorar diye...

Yeşil sarıklı hocalarımız büyüklerimiz öyle sözler ediyordu da, sizler de dinler gibi yapıyordunuz ya... 

Farkında mısınız çoğunuz Allah'ın yerine kendiniz konuşuyorsunuz. “Allah benim işime, bizim işimize ne karışır? Ne karışır “halk yoksulsa yoksul” Benim kaç para maaş aldığıma, lüks pahalı makam araçlarına bindiğime Allah ne karışır, demiyor musunuz?

*

Cuma için sala okununca camiye koşmayı ihmal etmiyorsunuz nedense... Ama efendiler, ama baylar...

Tükenen insanlığın...

Tükenen merhametin...

Adaletin, hakkın, hakikatin...

Kardeşliğin...

Komşuluğun...

Akrabalığın...

Dini din gibi anlamanın, ahlakın, sevginin, haram, helal anlayışının, tükenişinin salası veriliyor da umurunuzda değil... 

Ölümü hatırlayın isterseniz...