Her sabah kara bir sabahla uyanıyorum diyorum sen diyorlar/sen hep olumsuz sözler ediyorsun olaylara menfi bakıyorsun senin için kararmışsa bizim suçumuz ne diyen kişiler... Çoğunun keyfi yerinde daha çok dünyaya âşık paraya düşkün kişiler…

Bayram diyorum Kurban diyorum köy diyorum mezarlar mezarlarda yatan anneler babalar kardeşler diyorum, bayram öce bunları hatırlamak bunlarla birlikte olmak diyorum, sen ne diyorsun diyorlar…

Hayır diyorlar tam para kazanma zamanı tam tatil zamanı tam eğlenme gününü gün etme diyorlar…

Bayramlar bayram olmaktan çıktı, kurbanlar kurban olmaktan… Ne zaman böyle sözler etsen başka başka bahaneler buluyorlar kendilerini haklı çıkarmak için… Sıradan kişiler değil en dindar sandıkların bile aynı savunmaya geçiyorlar…

Sen ne zamanda yaşadığını bilmiyor musun be adam, sen bu kadar mı yobaz oldun sen bu kadar mı geri kafalısın bu zamanda diyorlar…

Hem de hepsi…

Dindarı hacısı hocası hatta tarikatçısı…

Paranın bütün değerlerimizi yok ettiği vakitler…

Oysa bir de görünmeyen yanlarımız vardı bizim, şehirlerimizingörünmeyen tarafları arka sokaklar diyorum ben buna

Yoksul mahalleleri yoksul evleri acı içinde olan kadınların annelerin kızların oturduğu evlerin olduğu yerler…

Tamam, da bayım siz bunları görmüyorsanız görmek istemiyorsanız biz de mi görmeyelim?

Çok sabahlar topladım…

Kimse görmedi çok akşamlar topladım ben bu şehirde ülkenin her yetinde olduğu gibi…

İçinde acı yüklü kadınlar anneler…

Kızlar…

Hangisinin yarasından başlasam anlatmaya

İçim kanar

Bizler bu ülkenin masum çocukları… Yaraları acıları gözyaşlarıbirbirine benzeyen…

Hatta sofraları birbirine benzeyenleriz…

Komşu hacı baba…

Kanarya besleyen komşu işsiz genç…

Rüzgârın kopardığı zeytin dalı…

Sırtında bıçak yarası ile dolaşan komşu ay yüzlü kız..

Evet, efendiler sizler nasıl birbirine benzeyenlerseniz, bizde birbirine benzeyenleriz

Daha çok kapı eşiklerinde sohbet eden…

Birbirini büyüten…

Birbirinin açlığına gideren…