Genel anlamda yazılarımız, söylediklerimiz, paylaştıklarımız Müslüman ahali ile ilgili… Çünkü biz de kendine Müslümanlardanım diyenlerdeniz…
Yani önce kendi mahallemize sözümüz, ama unuttuk mahalleli olmayı bile… Kimsenin kimseyi tanımak bilmek istemediği bir mahalle, mahallemiz… Eh kendi partisi kendi cemaati, kendi gurubu varsa, biraz farklı…
Sanki Aziz İslam’ın içinde bunlar varmış gibi, ne çok sevdik uyduruk işler peşinde olmayı..
Kıymetini bilsek, ne güzel bir söz “Ben Müslümanlardanım” demek, ama demekle olmuyor be kardeşler…
Müslümanlardanım demek vazgeçmektir birçok şeyden… Dünyanın insana sunduğu birçok şeyden vazgeçmektir, ben Müslümanlardanım demek…
Kitabın çizdiği sınırlardan dışarı çıkmamaktır… Asla harama, haram işlere, haram kazançlara yalana, yalan ile kazanılan kazanca yakın olmamaktır, ben Müslümanlardanım demek…
Çünkü ben Müslümanlardanım demek, birçok yükü sırtlamaya sözleşme imzalamaktır… Benim sokağımda aç insan olmamalı demektir, varsa ben ekmeğimi soframı onunla paylaşırım demektir…
Müslümanlardanım demek, benim mahallemde yetimlerin ayakları çıplak kalmaz, olmamalı demektir…
Sofrasında ekmek olmayanlara ekmek olurum, ihtiyaç sahiplerinin yanında olmak benim görevim demektir…
Benim sokağım da kuşlar aç kalmaz, kediler aç kalmaz, yaşlılar hizmetsiz kalmaz demenin adıdır ben Müslümanlardanım demek
Kendinin gücünün yetmediği yerlerde başka kardeşleri bunlardan haberdar etmektir… Birlik olmak için kardeş olmak için, insanı ayağa kaldırmak, dini yüce tutmak için çırpınmaktır…
İnsanların dini ile ilgilendiğin kadar hatta daha çok, başka sorunlarıyla ilgilenmektir Müslümanlardanım demenin adı…
İmkânı olmayanlara imkân, yolda kalanlara yol, yarası olanlara sargı bezi olmaktır…
Ne demek istiyorum…
Müslümanlardanım demek kolay iş değil, çünkü bir bedeli vardır ve talip olacaksın o bedeli ödemeye, eğer o sözü demek istiyorsan…
Ama biz ne yaptık?
Sahi biz ne yaptık, hemen hemen hepsini yok saydık bu güzelliklerin, hepsinden uzak kalmayı seçtik, görmemeyi duymamayı seçtik…
Kendimizce bir Müslümanlıktan söz edenler olduk, içinde İslam olmayan…
Namaz kıl oruç tut umreye git ya da hacca… Ya ötesi, ötesi ne olacak, kim ilgilenecek sofrasında iki zeytin bile bulunmayan yaşlı Ayşe teyze ile biraz ötende yaşayan…
Namazını kıl, orucunu tut, kimi efendilere yardım et, camilere üç beş kuruş yardım et… Ya daha ötesi, mesela ne olacak kimsesizler, muhacir kardeşler ne olacak, yoksa onları sen demi yok sayıyorsun, sen demi “Ne işleri var onların burada” diyenlerden misin?
Ama hatırla Medineliler Mekkeliler için öyle demediler… Hatırla her şeylerini paylaştılar Mekkeli kardeşleriyle ve bunu sen hep duydun aslında…
Ya şimdi ne oldu sana, sen nasıl bu kadar katı ve merhametsiz kaldın?
Söyleyeyim mi; çünkü biz Allah’ın dine değil kendi kendimize yarattığımız dine efendilerimizin bize anlattığı dine inanlar, onunla amel edenler olduk…
Ondan demeye başladık, altta kalanın canı çıksın diye…
Hoşça kal kardeşim…
Selam ile iyilik içinde kal, bir kere daha düşün…