Aylardır aklımda bu arkadaşlar üstüne yazayım, birkaç kelam edeyim kendilerine diyorum olmuyor nedense... Olmuyor, çünkü bu sıradan olması gereken yapılar bile, kendilerini halktan uzak tutuyorlar halka en yakın olması gerekirken, kendilerini önemli kılmak asıl gayretleri...
Hele bu korona günlerinde birebir halkın yanında olma konusunda bir gayretleri olması düşünülen bu insanların kendilerine ait kutsal düşüncenin içinden çıkamadıkları görülüyor...
Biz devleti temsil ediyoruz diyorlar, ama eylemleri davranışları ile o temsilden uzaktalar, canları sıkılsa da, söylememiz gerek bunları...
Sözlerimiz onları suçlar gibi anlaşılmasın, seçim dönemlerinde “seçilebilmek adına” gitmedikleri ev, çalmadıkları kapı kalmazken “sorun bakalım kaçı kaç kapıya gitmişlerdir” bu korona günlerinde, bir sıkıntınız benim yapacağım bir şey var mı diye, sormuşlardır sorulması gereken insanlara?
Kendilerini devletin veya sistemin koruması altında sananların, halka yukarıdan baktıkları hep görülmüştür bu ülkede, buna bu sözünü ettiğim yapılar da dâhil...
Yani muhtar arkadaşlar ile iman arkadaşlar...
Kendilerini hep ayrıcalıklı devletin torpilli elamanları sanıyorlar ve bunu ahali içinde davranışlarına yansıtmaktan çekinmiyorlar...
Hani adam da bir hava bir hava denir ya, öyle havalılar... Türk milletlinin kaderi bu diyesi geliyor insanın, bu üstten bakanların durumunu görünce...
Sahi gerçekten seçim günlerinde kendiniz için koşturduğunuz koşturmanın ne kadarını şimdi halk için insanlar için koşturuyorsunuz?
Siyaset insanları kamu adına hizmet edenler, kamu adına konuşanlar, sonra muhtarlar imamlar, hatta zabıtalar...
Gerçekten kendilerine çok ayrı bir statü yüklüyorlar... Mesela hep görülmüştür zabıtaların daha güçsüz insanlara karşı görev bilinci taşıdıkları...
Allah bu halka yardım etsin diye dua etmek düşüyor bize...
Neyse yeniden muhtar arkadaşlara dönersek “belki çok azı hariç” pek çoğu halk ile mahallesi ile bir ilgisi olmayanlar, kusura bakmasınlar...
Yapılmasın demiyorum, elbette yapılsın muhtarlara ait ofisler... Ama diyorum ki, kendi itibarlarına düşkün oldukları kadar halkın insanın da itibarını öncelikli kılsınlar...
Devlete veya kamuya ait yapılan her yapı her bina bu yoksul halkın parası ile inşa edilmek de, bunun bilincinde olmalı o binalar da oturanlar...
Bir daha diyerek sonlandıralım yazımızı... Bu arkadaşlara hatırlatılmalı, halkın ve insanın yanında olmak, kendi yanlarında olmaktan, kendi çıkarlarını düşünmekten daha önemli...
Çünkü ben bu mahallenin muhtarı olmalıyım derken bu sözü vermiş oluyorlar aslında... Ama bu sıkıntılı günlerde bile bu bilinçten uzaktalar en azından pek çoğu...
Bu bir sitendir, bu böyle biline...