MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’ye yönelik tehditler ve son günlerde yaygınlık kazanan iddialara sert tepki gösterdi.

"Sapkın görüş ve tehditleri görmezden gelmemiz doğal olarak mümkün değildir"
Lider Bahçeli, Tel Aviv medyası ve İsrail’in eski Başbakanı Bennett’in “Türkiye yeni İran’dır” sözlerine sert sözlerle tepki gösterdi, Türkiye düşmanı bazı yabancı isimlerin yaptığı açıklamaların sapkın ve tehditkar olduğunu vurguladı. ABD’deki bir emekli albayın “İran’dan sonra sıra Türkiye’de” şeklindeki açıklamalarına da sert sözlerle yanıt verdi.

“Ölürsek şehit, kalırsak gazi oluruz” diyen Lider Bahçeli, Türk milletinin tarih boyunca gösterdiği kahramanlığın hiçbir dış güç tarafından teslim alınamayacağını ifade etti. Türkiye’ye karşı gelen veya gelmeyi düşünen güçlerin, karşılaşacakları azamet ve şiddeti göze almak zorunda olduğunu söyledi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin konuya ilişkin açıklamaları şöyle:

Onur Niğmet Üner; 'Eğitim çalışanlarının can güvenliği tehdit altında'
Onur Niğmet Üner; 'Eğitim çalışanlarının can güvenliği tehdit altında'
İçeriği Görüntüle

Böylesi muazzez ve müstesna bir milletin nerede bir haksızlık varsa karşısında durması, nerede bir hukuksuzluk varsa itiraz etmesi, nerede bir mazlum feryadı varsa ona kulak vermesi şanının, şerefinin gereğidir.

Gerek Tel Aviv medyası, gerekse İsrail eski Başbakanı Bennett şu iddialarda bulunmuş: “Türkiye yeni İran’dır.”

İsrail’in cani Başbakanı; “hem Şii hem Sünni eksen tarafından tehdit altındayız” açıklamasıyla şer korosuna katılmış.

Bir başka Türk ve Türkiye düşmanı Rubin ise “Ankara 2036’da, Tahran 2026’daki gibi olacak mı?” diye sorgulamış.

ABD’nin bir emekli albayı ise “İran’dan sonra sıra Türkiye’de” diye zırvayı hezeyanla perçinlemiş.

"Hiçbir hain emel sahibi mihrak veya ülke yanlış hesap yapmamalıdır"

Madem böyle iddialar son günlerde yaygınlık kazandı, bizim de bu sapkın görüş ve tehditleri görmezden gelmemiz doğal olarak mümkün değildir. Diyorum ki, ölümden öte köy yoktur, zira ölürsek şehit, kalırsak gazi olacağımız tarihi ve manevi hakikat, aynısıyla da farz-ı aynıdır. Bu inanca sahip bir kutlu iradeyi, bu iradenin sahibi bir büyük milleti, Türk-İslam mefkûresinin yeryüzüne mühür vurmuş muazzam bir kahramanlığını tehdit edecek, boyun eğdirecek, teslim alacak muhasım bir odağı Cenab-ı Allah henüz nasip etmemiş, henüz yaratmamıştır. Üstümüze kim geliyorsa, kimler gelmeyi düşünüyorsa göreceği azamet ve şiddeti de peşinen kabullenmek durumundadır. Doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten vazgeçeceğimizi hiç kimse düşünmemelidir. Hiçbir hain emel sahibi mihrak veya ülke yanlış hesap yapmamalıdır. Bir ölürsek bin diriliz, bin ölürsek bir bir dirilir, bu vatana, bu millete sonuna kadar sahip çıkarız. Korkak her gün, kahraman bir gün ölür. Biz korkak değil, kahraman bir milletin bugünkü serdengeçtileriyiz.