Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'nin son 20 yılda kaybettiği tarım alanı, Antalya'nın yüzölçümünü aşarken, Antalya'da ise yüzölçümünün yüzde 3'ünü aşkın tarım toprağı kaybedildi. Kumluca'da tarım alanlarının yüzde 44'ünün, Kaş'ta yüzde 43'ünün, Demre'de yüzde 42'sinin, Gazipaşa'da yüzde 35'inin, Kemer'de yüzde 32'sinin ve Alanya'da yüzde 25'inin kaybedildiği açıklandı. Elmalı'da yüzde 20, Manavgat'ta ise yüzde 12 oranında tarım alanı kaybı yaşandı.
“TOPRAĞI KAYBEDERSEK GELECEĞİ KAYBEDERİZ”
Alanya’da tarım arazilerinin kaybedilmesi ile ilgili konuşan Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe de, “Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, son 20 yıllık süreçte Antalya genelinde ve özellikle Alanya’mızda tarım alanlarında ciddi bir azalma yaşanıyor. Bu kaybın en önemli nedenleri arasında hızlı kentleşme, yapılaşma ve sanayileşme yer alıyor. Tarım toprakları sıradan araziler değildir. Onlar milletimizin gıda güvencesidir. Toprağımızı kaybettiğimizde sadece üretim alanlarımızı değil, geleceğimizi de kaybetmiş oluruz. Tarım alanlarının azalması üretimin düşmesine, maliyetlerin artmasına ve en önemlisi vatandaşlarımızın güvenli ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşmasında ciddi sıkıntılara yol açar. Gıdada kendi kendine yetemeyen toplumlar dışa bağımlı hale gelir. Bu da hem ekonomik hem de stratejik açıdan büyük riskler doğurur. Gıda arz güvenliği, en az savunma kadar önemli bir milli meseledir. Bugün tarım topraklarını korumak yarın çocuklarımızın sofrasını korumaktır. Bu nedenle verimli tarım arazilerimizin imara açılmaması, plansız yapılaşmanın önüne geçilmesi ve üreticimizin desteklenmesi hayati önem taşımaktadır. Toprağımıza sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.
“TARIM TOPRAKLARI KAYBEDİLMEMELİ”
Tarım topraklarının kaybedilmemesi gerektiğini belirten Alanya Hal Komisyoncuları Derneği Başkanı Adem Kaya, “Tarım bizim can damarımız. Maalesef inşaat uğruna, inşaat sektörü iyi gitsin diye her tarafı binalaştırdık. Tarım olmazsa olmaz. Özellikle verimli tarım arazilerinin oluğu yerler inşaat sahası oldu. O binalar da boş duruyor, satılmıyor. Bunların önüne geçilmesi lazım. Önlem alınması lazım. Şu ana kadar yanlışlar oldu ama bundan sonra biraz daha dikkatli ve kontrollü inşaat yapılması, tarım alanlarına müsaade edilmemesi lazım. Bu ülke ve milletimiz açısından tarımın önemine değer verilmesi lazım” diye konuştu.
“GENÇLER TARIMA YÖNELMİYOR”
Alanya’daki tarım arazilerinin kaybedebilmesinde önceliğin inşaat olduğunu söyleyen Kaya, “Kestel, Mahmutlar, Kargıcak arası hep tarım bölgesiydi. Ardından buralara inşaat yapıldı. İkinci etken de gençlerin tarıma yönelmemesi. Gençlerin tarıma yönelmemesinin sebebi de tarımın eski cazibesinin kalmaması, getirisinin düşük olması, girdi maliyetlerinin çok yüksek olması. Bunun için yeni nesil biraz karamsar olduğundan dolayı tarım yapmak istemiyor. Yeni nesli biraz tarıma yönlendirmemiz lazım. Yeni nesli tarıma yönlendirmek için de arımı cazibeli hale getirmek lazım. Devlet teşviki, fide teşviki, girdi maliyetlerinin düşürülmesi, ihracat potansiyelinin artırılarak değer kazandırılması olabilir” ifadelerini kullandı.
“ÇİVİ BİLE ÇAKTIRILMAMASI LAZIM”
Alana Avokado Üreticileri Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen de, “Tarım politikası ile ilgili bazı politikaların gözden geçirilmesi lazım. Özel alanlar oluşturulması lazım. Tropikal bölgelerden örnek verecek olursak buralar sadece Alanya, Gazipaşa, Anamur’da var. Çayın yetiştiği Rize, antep fıstığını yetiştiği Gaziantep var. Devletin bu gibi özel bölgeleri koruma altına alması lazım. Bu bölgelere değil inşaat çivi bile çaktırılmaması lazım. Tavuk kümesi bile yaptırılmaması lazım. Çünkü kaybedilen tarım alanı bir daha geri gelmeyecek. Alanya’da Oba, Mahmutlar, Kestel kaybedildi. Bu alanlar Türkiye’nin nadir toprak yapısı olan, avokado, mango gibi tropikal ürünlerin yetiştiği alanlar. Buraya beton döküyorsun, yok ediyorsun. Sen burayı bir daha bulamayacaksın. Bina yapılacaksa Güzelbağ’a, Çamlıca’ya yapılabilir. Şu anda bina yapılacak alanlarda tarım yapacağız diye uğraşıyoruz. Oba’da sulama suyu var. Borusu döşeli halde her şeyi var. Ağaçlar yetişmiş durumda. Şimdi ağaçları sökülüyor, sulama suyu kanalını yok ediyorsun. İmamlı’ya, Hocalı’ya, Yeşilöz’e boru hattını geçirmek için uğraşıyorsun. Binaların bu mahallelere yapılması lazım. Niye hazır halde olan bahçe söktürülüyor? Su sistemi kurulu halde olan bir yer niye yok ediliyor? Biz dağları, taşları tarım arazisi yapacağız diye uğraşıyoruz. Tarım arazisi olan yerlere de bina yapacağız diye uğraşıyoruz. Buna acil bir çözüm bulunması lazım. Tarım arazileri özellikle ağaç olan yerlerin kesinlikle sökülmemesi lazım. Örneğin Zeytin Kanunu var. Tapuda zeytinlik yazıyorsa oradaki ağaçları sökemiyorsun. Devletin narenciye bahçesi, avokado, ve bahçe yazan hiçbir yeri söktürtmemesi lazım” dedi.





