Yırtılmış bir defter sayfası…

Eminim ki hayatımızda her birimiz defter sayfalarına bir şeyler karalamışızdır.  İşte yağmurlu bir günde bir mağazanın önünde bende böyle bir yırtık sayfa buldum. Dikkatimi çekti ve ıslak bu sayfayı itina ile tutup, okumaya başladım. Ne gariptir ki bu küçük meleğin yazdıkları beni çok etkiledi ve iyi ki ben buldum dedim çünkü, bir başka kötü ve sapık düşüncelere sahip birisi bulsa, bu hayata güzel bakmaya çalışan, eski günlerine özlem duyan, belki de, 13 yaşında tam da ergenlik çağında  bir çocuk. Yazdıklarını aynen paylaşıyorum, ismi ve soyadı bende saklı kalacak tabi ki.

Ben 13 yaşındayım. Benim adım …………., hem komik biriyim, hem de meraklı biriyim, hem de çok heyecanlı olurum. Hediyeleri çok severim. Ama artık benimde bir sürü arkadaşım var. Çok mutluyum ama  bazen de, çok üzgün olurum. Ama benim canım Öğretmenim var, onun adı ……… dır.

Benim de büyük tabletim var ama çok mutluyum, o kadar da mutlu olamıyorum. Belki ben eski öğretmenimi, arkadaşlarımı görmeye gelicem.

Burayı da hiç sevmedim,  ondan moralim bozuk, canım da çok sıkılıyor, ondan  moralim bozuk, canım da çok sıkılıyor. Keşke biri beni eğlendirse mutlu olurdum ama  okulda evde susucam, sessiz kalıcam ama ben yine de  çok mutluyum.

Adı ve soyadı, öğretmenin adını yazmış. Ben bu köşeden bu isimleri veremem ama  nedendir bilmem içim sızladı ve sakladıkları neydi ki, bu ikileme düşmüştü?  Bunu bilmem mümkün değil ama belki bu köşeyi okuyan öğretmenlerimiz ve pedogoklar olabilir. Bu defter sayfası bende. Bu sayfada gösteriyor ki, ergenlik döneminde kız olsun, erkek olsun  ergenlikte çocuklarımızı sıkmadan yaklaşmak gerekir.

Yine de iyi ki bu sayfayı ben buldum, kötü amaçlı birilerinin eline geçmediğine şükrediyorum.

Not: Mümkün olduğu kadar bu küçük hanımın yazdığı şekilde yansıttım. Harf hatalarını değiştirmedim.  

{ "vars": { "account": "G-0GZNXP00R2" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }