Yazmanın ve doğruları söylemenin çok zor olduğu bir zaman dilimindeyiz... Gerçek doğruları yazmak, söylemek, hem kolay değil hem işine gelmeyenler fena can sıkıyorlar...
Hani o meşhur kadının, “Yoğurt yiyeni karıştırma” demesi gibi, “Yoğurt yiyeni karıştırma” diyorlar, yazacaksan... Ama yoğurt yiyeni karıştırmazsan doğruları yazmış olmazsın ki. Sadece kentin efendilerinin gönlünü yapmış olursun...
Ve bize göre değil efendilerin gönlü hoş olsun diye, yazmak...
Çünkü biliyorlar o yoğurt yiyende bütün sır... O yoğurt yiyen, yoğurt bahanesi kendine ait olmaya şeyleri de aşıran, el koyan kendi servetine ilave yapan...
Servetlerine servet katanlara susanlar, suç ortakları onların... Ve bu susmanın bir bedeli var, en azından öteki dünyada...
Biliyor musunuz, orada efendilerin değil, yalnız doğru olanların sözü geçecek...
Ey ahali, ey halkım büyük bir oyunun ortasında kaldık hep birlikte... Ve her birimiz kendi oyuncumuz kazansın diye, inanmadığımız Tanrı’ya dualar ediyoruz... Onların yanında duruyoruz, alkışlıyoruz, sen vatan kurtaran kahramansın diyoruz...
Ve bir türlü görmek istemiyoruz kendi yarışçımızın günahlarını, hatalarını, hatta suçlarını... Belki de bundandır hep senin kaybedişin, haksızlığa uğraman, neden aklına gelmez, haksızlığa susan da haksızlık yapmış gibidir...
Nedense hiç işimize gelmiyor kendimizden olanların söylediği yalanlara yalan demek...
Böyle giderse hangisi kazanırsa kazansın, “Sen de ben de kaybeden olacağız” ve bizi kaybetmeye alıştırdılar önce...
Önce aklımızı, kalbimizi kendilerine benzettiler ve “Bu sefer, bu sefer” senin dediğin olacak dediler...
Ama neden görmek istemiyoruz? Hiçbir zaman bizim, yani halkın, yani ahalinin dediği olmadı, olacağa benzemiyor...
İktidar olan, makam sahibi olan, önce kendilerine yakın olanlara, kendilerine benzeyenler ikram ettiler, bir şey ikram edeceklerse...
Sana partinden vazgeç demiyorum, partini destekleme demiyorum... Ama diyorum ki, kendi partin de olsa yanlışını gör ve yanlışını söyle...
Yanlış yaptığını sen de duydun önce. Çünkü hepsi yanlış yapmakta, yanlış söz etmekte birbirleri ile yarış halindeler...
Anladın değil mi? Seni herhangi bir partiye çağırmıyorum ama seni yanlışları söylemeye, doğruların yanında olmaya çağırıyorum... Çünkü Tanrı’nın ilk ikazlarındandır doğru olmak. Doğrular ile olmak ve doğru sözlü olmak...