Elbette canınızı sıkmak moralinizi bozmak için yazmıyorum bunları ramazanın son günlerinde... Fakat söylenmesi gereken sözler olduğu için söyleyeyim de yüreğim yükten kurtulsun istedim bende...
Çürümüşlük diyorum bozulma diyorum her yerde, çoğu zaman bilerek z bilmeyerek, bizlerde ortağız bu çürümüşlüğe kötü gidişe bozulmalara...
Tamam, ülke iyi yönetilmiyor doğru, iyi mi yönetiliyor şehirler, şehri yönetenler tarafından, kurumlar iyi mi yönetiliyor kuruluşlar doğru mu yönetiliyor...
Aslında bunlardan hepimiz hepiniz şikayetçi değil misiniz,birkaç kişi bir araya gelince konuşmuyor musunuz buraların da iyi yönetilmediğini ve hatta bir çok dolapla döndüğünü konuşmuyor musunuz kedi aranızda..
Ben masumum deme hakkı yok kimsenin, bunu bilerek söylüyorum, birilerine görevini yapmıyor derken bizler görevimizi yapıyor muyuz hak adına, insanlık adına din adına Allah adına...
Mesela kimi cami cemaati imam arkadaşlardan şikâyetçi arkalarından konuşup duruyorlar, tamam da siz gerçekten cemaat olsaydınız o imam arkadaş bu kadar başıbozuk davranır mıydı yaptığı iş konusunda?
Allah için söyleyin, kaçınız şehir adına dağlar adına toprak adına, hanginiz sesini çıkardı karşı durdu bağlar bahçeler beton yığını yapılırken?
Hanginiz hangimiz “bu bir alçaklıktır” yapmayın dedi, dağlar taşlar bağlar bahçeler beton yığını haline getirilirken, hatta çoğunuz sevinmediniz mi bu işlere?
Mesela bu kent de bu konulara isyan eden bir gazeteci bir yazar tanıyor musunuz? Hepsi güç sahiplerinin kılıcı sallamıyorlar mı bu konularda, sallamaya devam etmiyorlar mı?
Çürüyen yalnız siyaset kurumu değil, çürümüşlük kokuşmuşluk her yerde, her kurum da, hatta sivillerin ellerinde olan odalar da vakıflarda derneklerde...
Camiler mescitler Allah’ın evi olarak anlatılır bize Aziz İslam tarafından, ve bugün o camileri mescitleri temizlemek kimi kurumlara verilmiş, bu üstünde konuşulacak bir konu da, kiminle konuşacaksın...
Eskiden güzel yürekli nur yüzlü kadınları vardı mahallelerin camileri mescitleri ben temizleyeceğim diye çırpınan... Bir daha söyleyeyim Mi üstüne basa basa camiler mescitler Allah’ın evi olarak bilinir aynı Kâbe gibi...
Neden Allah’ın evinin temizliğini bile başkalarına havale eder hale gelindi desem çok mu saçmalamış olurum? Kendi evinizin temizlenmesini başkalarına havale eder misiniz?
Çürümüşlük her yerde her partide her gurupta her cemaatte her kurumda gözle görünür oldu, camiler buna dâhil...
Çürümüşlük efendiler, çürümüşlük bir talan düzeni her yere yerleşmiş ve biz halk olarak ahali olarak sadece bunları konuşuyoruz, daha ötesini umursamadan...
Görüyorsunuz yine en çok sizi suçladım ve bu günah hepimizin dedim, demek zorundayım çünkü...
Hesap günü denen o günde, söylemediği doğrulardan da, karşı çıkmadığı haksızlıklardan da, sorguya çekilecek kişi diye öğretildi bize...
Yanlış sözler mi ettiğim yoksa?