Hayat insanı bazen zorlu virajlara sokar. Kimi savrulur gider kimi yola tutunur, hayata devam eder. Ülkemizdeki kadın cinayetlerindeki genel durum bu şekilde aslı astarı olmayan yaklaşımlar, ihanetler, iftiralar, vurdumduymazlıklar vs. ciddi anlamda had safhada
Şimdiye kadar bu kadar fazla kadın cinayeti ne TV haberlerinde ne de gazetelerin üçüncü sayfalarında yer almıştı. Bu iğrençlik aldı başını gidiyor. Bunda hem abartı medyanın hem de önü alınamayan TV, dizi ve sinemaların payı çok fazla. Bu tarz cinayetleri artık sıradanlaştırıp normal bir şeymiş gibi izleyiciye aktaran yapımcılar bu suça ortaktır.
Yirmi yerinden bıçakladı, onlarca kursun sıktı, satırla doğrayıp denize attı, tecavüz edip camdan aşağı attı gibi yüzlerce haber izledik. Sonu hep mahkemede bitti lakin o lanet olası kravatı takip pişmanım dedi diye yirmi sene birden ceza indirimi uygulanan bir ceza kurumunun topraklarında yaşıyoruz.
Bu kadar basit olmamalı. Bu kadar ucuz olmamalı. İnsan onuru ne TV haberlerinde ne de gazete sayfalarında iki satıra sığacak kadar ucuz değil. Yargıya, yargıçlara güveniyoruz. Vicdanlı bir yargılama herkesin hakkı. Kanuna göre uygulama yapılırken vicdana göre de kararlar alınmalı. Pişmanım deyip üç beş sene sonra sokakta karşılaşacağımız insanlar olmasın artık.
Teröre yıllardır ne canlar verdik. Çoluk çocuk, erkek, kadın fark etmiyor. İhanet, hainlik sınır tanımıyor. İçimiz parçalanıyor lakin son yıllarda kadın teröründe onlarca, hatta yüzlerce kurban verdik. Toplum olarak bunu normal görmeyelim. Bunları yapan canilere en üst perdeden ceza verilsin ve yargıcın vicdanı devreye girsin. Sonuçlar farklı olacaktır. Gün olur adalet herkese lazım olur. Sağlıklı günler dilerim.