<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gerçek Alanya Gazetesi</title>
    <link>https://www.gercekalanya.com</link>
    <description>Alanya'nın Gerçek haberleri, doğru, güvenilir ve tarafsız yazan, cesur, objektif haber gazetesi. Alanya son dakika haberleri, yeni haberler, güçlü yazar kadrosu ile...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gercekalanya.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 19 May 2026 16:25:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya EAH'ta tıbbi sekreterler unutulmadı]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/alanya-eahta-tibbi-sekreterler-unutulmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/alanya-eahta-tibbi-sekreterler-unutulmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya EAH’ta görev yapan tıbbi sekreterlerin “29 Kasım Dünya Tıbbi Sekreterler Günü” hastanenin konferans salonunda düzenlenen organizasyonla kutlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH) Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz ve yönetim ekibi, özel gün kapsamında hastanede görev yapan tıbbi sekreterlerle bir araya geldi. Günün anlam ve önemine vurgu yapan Başhekim Prof. Dr. Karakuş Yılmaz, “Sağlık hizmeti sunumunda hasta ve hasta yakınları ilk olarak tıbbi sekreterlerimizle iletişime geçmektedir. Hekim ile hasta arasında köprü görevi gören sizler, sağlık hizmetinin önemli bir yapı taşını oluşturuyorsunuz. Bizleri güler yüzünüzle temsil ediyorsunuz. İyi ki varsınız” ifadelerini kullandı. Program, birlikte çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi. – Yasemin Kaya</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/alanya-eahta-tibbi-sekreterler-unutulmadi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Nov 2025 19:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/11/s-a-g-l-i-k-6.jpg" type="image/jpeg" length="36239"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Ali Sami Gürbüz: İki çocuktan daha az çocuk yapma lüksümüz yok]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/doc-dr-ali-sami-gurbuz-iki-cocuktan-daha-az-cocuk-yapma-luksumuz-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/doc-dr-ali-sami-gurbuz-iki-cocuktan-daha-az-cocuk-yapma-luksumuz-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da düzenlenen 13. Üreme Sağlığı ve İnfertilite Kongresi'nde Türkiye'nin hızla düşen doğurganlık oranları, IVF'nin toplumsal ve ekonomik etkileri ile yumurta dondurmada yaşa bağlı başarı oranları bilimsel verilerle değerlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği (TSRM) tarafından düzenlenen 13. Üreme Sağlığı ve İnfertilite Kongresi Antalya'da gerçekleştirildi. Kongrede doğurganlık oranlarındaki hızlı düşüş, IVF uygulamalarının toplumsal ve ekonomik etkileri ve yumurta dondurmada yaş faktörüne göre değişen başarı oranları bilimsel veriler ışığında ele alındı. Kongre sonrası değerlendirmelerde bulunan TSRM Yönetim Kurulu Üyesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ali Sami Gürbüz, Türkiye'de evlilik yaşının sürekli ertelendiğini, bunun doğurganlık üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu söyledi.<br />
<strong>"BİLİNÇALTIMIZI HİPNOTİZE ETMİŞLER"</strong></p>

<p>Gürbüz, günümüz toplumunda erken evlilik ve çocuk sahibi olmanın gereksiz biçimde ötelendiğini belirterek şunları söyledi: "Evlenme yaşımız hep böyle ileri, ötede kaldı. Kariyer yapacağız falan deniyor ama onunla alakası yok. Ben kendim tıp fakültesi son sınıfta evlenmiştim. Şimdi benim kızım, bırakın tıp fakültesini, ihtisas bitsin de ondan sonra evleneyim diyor. Beş, altı yıl daha öteliyor. Bizi bilinçaltımızda hipnotize etmişler. ‘Erken evlenmeyeceksin, çocuk bir tane yeter, iki tane yeter' Böyle bir şey yok. İnsanlar yaşantısını da sürdürebilir, evliliklerini de sürdürebilir, kariyer de yapabilir." Meslek çevresinden örnek veren Gürbüz, çocuk sahibi olmanın kariyeri engellemediğini vurgulayarak, "Benim birçok arkadaşım çocuk yapıp ihtisasını tamamladı. Sonra hoca oldular. Üniversitede ders çalışırken çocuklarını yaptılar" ifadelerine yer verdi.<br />
<br />
<strong>"İMKÂNI OLANIN ÜÇ VEYA DÖRT ÇOCUK YAPMASI LAZIM"</strong><br />
Doç. Dr. Gürbüz, ekonomik kaygıların çocuk sahibi olmayı geciktiren başlıca bahaneler arasında gösterildiğini dile getirerek, şöyle devam etti: "Klasik şey var karşımızda; ekonomik durumlar, ‘Biz çocuğa bakamayız' falan filan. Öyle bir şey yok. Allah herkesin rızkını verir mutlaka. Bizim şu anda iki çocuktan daha az çocuk yapma lüksümüz yoktur. İmkânı olan, yaşı uygun olan herkesin aslında üç veya dört sayıda çocuk yapması lazım. Bu illa ki tüp bebek yapalım anlamına gelmiyor. İmkânı olan herkes çocuk sahibi olsun."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“GENÇ NÜFUS AZALIYOR"</strong><br />
Erken emeklilik düzenlemesi sonrası genç nüfus üzerindeki ekonomik yükün daha da arttığını belirten Gürbüz, Türkiye'nin geleceğine ilişkin kaygılarını şöyle dile getirdi: "EYT çıktıktan sonra çok daha vahim hale geldi. Çalışan genç kesim var ve bir de bunların bakmakla yükümlü olduğu emekli olan kesim var. Emeklilik yaşını aşağıya çektiğinizde çalışan sayısı her geçen gün azalır. İleride bizi kaos bekliyor demektir. Bundan bir yirmi yıl sonra çok ciddi problemler yaşayacağız." – İHA</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/doc-dr-ali-sami-gurbuz-iki-cocuktan-daha-az-cocuk-yapma-luksumuz-yok</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Nov 2025 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/11/d-o-g-u-m.jpg" type="image/jpeg" length="53057"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman isimden çocuklar için ailelere uyarı]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/uzman-isimden-cocuklar-icin-ailelere-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/uzman-isimden-cocuklar-icin-ailelere-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mümine Türksoylu, tuvalet eğitiminin her çocuk için farklı bir gelişim süreci olduğunu belirterek ailelere, "Hazır olmayı bekleyin; her çocuk farklı gelişir. Pozitif bir dil kullanın” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tuvalet eğitimi, ebeveynlik sürecinin en önemli aşamalarından biri olarak biliniyor. Uzmanlar, bu dönemin bir öğretim süreci değil, çocuğun bedensel ve duygusal farkındalığının gelişmesine eşlik etme dönemi olduğuna dikkat çekiyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Topçular Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Mümine Türksoylu, tuvalet eğitimine başlamak için çocuğun hazır olmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Dr. Türksoylu, tuvalet eğitimine başlama yaşının genellikle 18–36 ay arasında değiştiğini, ancak bunun her çocuk için farklılık gösterebileceğini vurguladı. Erken başlanmasının hızlı öğrenme anlamına gelmediğini belirten Türksoylu, ebeveynlerin süreci baskı kurmadan, sabırla yürütmesi gerektiğini söyledi.<br />
<br />
<strong>"TUVALET EĞİTİMİ BAĞIMSIZLAŞMA SÜRECİNİN BİR PARÇASI”</strong><br />
Çocukların tuvalet alışkanlığı kazanırken kendilerini ve bedenlerini tanıdığını belirten Türksoylu, "Bu süreç çocuğun ‘ben yapabiliyorum' duygusunu güçlendirerek özgüvenini artırır. Ancak bazı çocuklar için tuvalet veya lazımlık korkutucu olabilir. Bu nedenle ailelerin yargılamadan, destekleyici bir tutum sergilemesi çok önemlidir" dedi. Fizyolojik olgunluğun her çocukta farklı yaşta gerçekleştiğini ifade eden Türksoylu, bu sebeple tuvalet eğitiminin gelişimsel bir süreç olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi.<br />
<br />
<strong>"AİLELER SABIRLI OLMALI”</strong><br />
Tuvalet eğitimi sürecinde dikkat edilmesi gereken noktaları sıralayan Uzm. Dr. Mümine Türksoylu, ebeveynlere, "Tuvalet eğitimi sırasında sabır, güven ve pozitif yaklaşım çok önemlidir. Çocuğu motive etmek için cezadan kaçınılmalı, başarıları mutlaka övülmelidir. İlk günlerde kazaların olması çok normaldir; bu durum farkındalığı artırır. Gece kontrolü gündüze göre daha geç gelişir, bu nedenle bez bırakma süreci kademeli ilerletilmelidir. Kaka alışkanlığı idrara göre daha geç gelişebilir; kabızlık durumlarında hekim desteği alınmalıdır. Büyük değişiklikler yaşanan dönemlerde eğitime ara vermek daha sağlıklı olabilir" dedi.<br />
<br />
<strong>AİLELERE 8 ALTIN ÖNERİ</strong><br />
Türksoylu, tuvalet eğitimi sürecinde ailelere önerilerde bulunarak, "Hazır olmayı bekleyin; her çocuk farklı gelişir. Pozitif bir dil kullanın, denemeleri kutlayın. Zorlamayın, yönlendirin. Lazımlığı oyun ve hikâyelerle tanıtın. Kolay çıkarılabilir kıyafetler tercih edin. Sabırlı olun, kıyaslama yapmayın. Günlük rutin oluşturun. Kazaları büyütmeyin, olumsuz tepki vermeyin" dedi. – İHA<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/uzman-isimden-cocuklar-icin-ailelere-uyari</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Nov 2025 20:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/11/tuvalet-egitimi.jpg" type="image/jpeg" length="94583"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Çocuklarda epilepsi yüzde 80 oranında tedavi ediliyor"]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/cocuklarda-epilepsi-yuzde-80-oraninda-tedavi-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/cocuklarda-epilepsi-yuzde-80-oraninda-tedavi-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, çocuklarda epilepsi hastalığının doğru tanı ve tedaviyle yüzde 70-80 oranında tamamen kontrol altına alınabildiğini ifade ederek, hatta ilaca gerek kalmadan nöbetlerin durabildiği bir hastalık olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Nörolojisi Bölümü'nden Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "1-30 Kasım Epilepsi Farkındalık Ayı" nedeniyle çocuklarda epilepsi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Bir anne-babanın en büyük korkularından biri olduğunu belirten Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "Çocuğunun aniden yere düşüp kasılması ya da bir anda dalıp gitmesidir. Bu tablo, çoğu zaman epilepsi (sara) hastalığıyla ilişkilendirilir. Çocuklarda epilepsi, beyindeki elektrik sinyallerinin ani ve kontrolsüz boşalmaları sonucu oluşan nöbetlerle kendini gösteren yaygın bir durumdur. İyi haber şu ki çocuklarda görülen epilepsi, doğru yaklaşımla büyük ölçüde tedavi edilebilir. Doğru tanı ve tedaviyle yüzde 70-80 oranında tamamen kontrol altına alınabilen, hatta ilaca gerek kalmadan nöbetlerin durabildiği bir hastalıktır. Özellikle nedeni bilinmeyen epilepsiler, en kolay iyileşenlerdir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"GENELLİKLE NEDENİ BİLİNMİYOR"</strong><br />
Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve aşırı elektrik boşalmaları sonucu ortaya çıkan tekrarlayıcı nöbetler olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "Tek bir nöbet epilepsi değildir; teşhis için en az iki nöbetin olması ve ateş gibi başka bir nedenin bulunmaması gerekir. Bazen genetik bir yatkınlık, bazen doğum sırasındaki oksijen eksikliği, bazen de menenjit gibi enfeksiyonlar tetikleyici olabilir. Ancak vakaların yarısından fazlasında hiçbir neden bulunmaz. Bu durum, hastalığın ‘kötü' olduğu anlamına gelmez; tam tersine, nedeni bilinmeyen epilepsiler genellikle tedaviye daha iyi yanıt verir" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"EPİLEPSİ TÜRÜNÜ NÖBETLERİN ŞEKLİ BELİRLİYOR"</strong><br />
Epilepsi türleri nöbet şekline göre ayrıldığını ifade eden Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "Kısmi nöbetler beyinin bir bölgesinden başlar; jeneralize nöbetler ise tüm beyni etkiler. Çocuklarda sık görülenler türler şunlardır; Absence (Petit Mal): Çocuk birkaç saniyeliğine ‘donup kalır', göz kırpıştırır. Öğretmenler ‘hayallere dalıyor' sanabilir. Miyoklonik: Kol veya bacaklarda ani sıçramalar gerçekleşir. Toni-klonik (Grand Mal): Bilinç kaybı, kasılma ve gevşeme evreleri görülür. Epilepsi bir engel değil, yönetilebilir bir durumdur. Birçok ünlü bilim insanı, sporcu ve sanatçı epilepsiyle yaşamış ve zirveye ulaşabilmiştir. Epilepsi, çocuğun geleceğini çalmaz; yanlış bilgiler ve korku çalar. Erken tanı ve düzenli takip ile çoğu çocuk, ilaçsız ve nöbetsiz bir hayat sürebilir. Şüpheniz varsa, vakit kaybetmeden bir çocuk nöroloğuna başvurmak hayati önem taşımaktadır" diye konuştu.</p>

<p><strong>"ÇOCUKLARDA EPİLEPSİ TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIKTIR"</strong><br />
Tedavi genellikle ilaçlarla başladığını ve yüzde 70'i ilaçlarla tamamen kontrol altına alındığı anlatan Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "İlk ilaçla üç çocuktan ikisi tamamen nöbetsiz yaşar. Dirençli vakalarda ketojenik diyet, cerrahi müdahale veya vagus sinir stimülasyonu gibi alternatifler uygulanır. Erken teşhisle başarı oranı yüksektir" ifadelerini kullandı.<br />
Epilepsi nöbeti geçiren bir çocuğa yapılması gerekenler hakkında da bilgi veren Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "Çocuğu yan yatırın, başını koruyun. Ağzına bir şey sokmayın. 5 dakikadan uzun sürerse 112'yi arayın. Saklamayın: Öğretmeni bilsin, arkadaşları ‘O bazen yıldızları sayıyor' desin. Aşırı korumayın: Çocuğunuzu ‘hasta' gibi büyütmeyin; futbol oynasın, ağaca tırmansın. Epilepsi değil, korku engeller. Nöbet günlüğü tutun: Not aldığınız her satır, doktorunuza büyük kolaylık sağlar. Banyoda yalnız bırakmayın. Bisiklete binerken kask ve yüzme sırasında yelek veya kolluk kesinlikle kullanın. Ateşli hastalıklarda parasetamolu erken verin; ateş nöbeti tetikleyebilir" dedi. – İHA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/cocuklarda-epilepsi-yuzde-80-oraninda-tedavi-ediliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Nov 2025 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/11/s-a-g-l-i-k-5.jpg" type="image/jpeg" length="77226"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya EAH Başhekimi Yılmaz, TÜSEB toplantısına katıldı]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/alanya-eah-bashekimi-yilmaz-tuseb-toplantisina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/alanya-eah-bashekimi-yilmaz-tuseb-toplantisina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da tarafından düzenlenen TÜSEB 11. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’na Alanya EAH Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz da katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından düzenlenen 11. Türk Tıp Dünyası Kurultayı, Ankara’da gerçekleştirildi. Kurultaya, Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH) Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz da katılım sağladı. Sağlık dünyasının ulusal ve uluslararası temsilcilerini bir araya getiren organizasyonda sağlık endüstrisindeki güncel gelişmeler, millî teknoloji alanında yürütülen çalışmalar, aşı üretimi, hücre ve gen tedavileri ile yapay zeka uygulamaları gibi sağlığın geleceğine yön veren kritik başlıklar ele alındı. Sağlıkta stratejik hedeflerin değerlendirildiği toplantı, gerçekleştirilen bilimsel paylaşımlar ile verimli şekilde tamamlandı. Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, kurultayın sağlık alanında büyük önem taşıdığını vurgulayarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na teşekkür etti. – Tülay Şengün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/alanya-eah-bashekimi-yilmaz-tuseb-toplantisina-katildi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 18:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/11/b-a-s-h-e-k-i-m-1.jpg" type="image/jpeg" length="29376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Akciğer kanseri tedavisinde sağ kalım oranı artıyor"]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/akciger-kanseri-tedavisinde-sag-kalim-orani-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/akciger-kanseri-tedavisinde-sag-kalim-orani-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Tatlı, son yıllarda yaşanan tıbbi gelişmelerle birlikte akciğer kanserinde sağ kalım oranlarının arttığını kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memorial Antalya Hastanesi Onkoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Ali Murat Tatlı, akciğer kanserinde son 20 yılda yaşanan tıbbi gelişmeleri ve erken tanının önemini anlattı. Prof. Dr. Tatlı, akciğer kanserinin hem dünyada hem Türkiye'de kanser kaynaklı ölümler arasında ilk sıralarda yer aldığını belirterek, hastalığın boyutunu, "Dünyada her yıl yaklaşık 2,5 milyon yeni akciğer kanseri vakası görülüyor. Bunun 1 milyon 800 bini yaşam kaybıyla sonuçlanıyor" sözleriyle özetledi. Türkiye'de de durumun benzer olduğuna dikkat çeken Tatlı, yılda 41 bin yeni akciğer kanseri tanısı konduğunu, hastalığın özellikle erkeklerde en sık görülen kanserler arasında yer aldığını belirtti.</p>

<p><strong>"SİGARA TÜM KANSER ÖLÜMLERİNİN ÜÇTE BİRİNİ TETİKLİYOR"</strong><br />
Akciğer kanserinde en önemli risk faktörünün sigara olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Tatlı, tütün ürünleriyle mücadelenin hayati önem taşıdığını belirterek, "Sigara ve tütün ürünlerini tamamen hayatımızdan çıkarabilsek, tüm kanserlere bağlı ölümlerin üçte birini önleyebiliriz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"ELEKTRONİK SİGARA MASUM DEĞİL”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elektronik sigaranın gençler arasında hızla yayıldığını söyleyen Tatlı, bu ürünlerin güvenli olmadığına dikkati çekerek, "Elektronik sigara masum değil. Amerika'da birçok hasta bazlı verilerde bu elektronik sigarayla ilişkili göğüs hastalıkları takiplerinde yeni yeni birçok vakalar oluştu. Akciğerin kronik yetmezliği gelişip ve geri dönüşümsüz olan vakalar da var. Ve bu kanserden daha mı basit dersiniz? Değil tabii ki. Gerçekten sigarayla mücadele önemli olduğu gibi günümüzde elektronik sigarayla mücadelede önemli bir yol gibi görünüyor" diye konuştu.</p>

<p><strong>"BELİRTİ OLMASA BİLE RİSK GRUBUNDA TARAMA ŞART"</strong><br />
Akciğer kanserinde erken tanının yaşam süresi açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tatlı, risk grubundaki bireyler için taramanın şart olduğuna vurgu yaptı, belirti gösteren hastalarda ise en sık görülen bulguları şöyle sıraladı: "Açıklanamayan hızlı kilo kaybı, iştahsızlık, geçmeyen kuru öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı ve göğüs ağrısı" Prof. Dr. Tatlı, yoğun sigara geçmişi olan kişiler için taramanın hayati olduğunu belirterek, "40-45 yaşlarından itibaren düşük dozlu radyolojik taramalar erken tanı için koruyucudur" dedi.</p>

<p><strong>"AKILLI İLAÇLAR VE İMMÜNOTERAPİ ÇIĞIR AÇTI"</strong><br />
Prof. Dr. Tatlı, akciğer kanseri tedavisinin son 20 yılda büyük bir dönüşüm geçirdiğini vurgulayarak, moleküler testler ve yeni nesil hedefe yönelik ilaçların sağkalımı dramatik şekilde artırdığını belirtti. Prof. Dr. Tatlı, "EGFR mutasyonunun keşfi tedavide milat oldu. Üçüncü nesil hedefe yönelik ilaçlarla EGFR mutasyonu taşıyan hastalarda ortalama yaşam süreleri 3 yılın üzerine çıktı. Şu an beyin metastazı gibi kötü bir hastalık dönemine bile üçüncü jenerasyon ALK inhibitörleriyle son birkaç yıldır çıkan klinik çalışma sonuçları bizleri o kadar mutlu etti ki; 5 yılın üstünde hala ortalama yaşam sürelerin üstünde. Yani 100 hastanın yüzde 50'sinden fazlası hala 5 yıldan fazla sağ kalımda" dedi. İmmünoterapinin de aynı dönemde tedaviye yeni bir yön verdiğini ifade eden Tatlı, "Dördüncü evre hastalıkta beş yıllık sağ kalım oranları yüzde 5'ten yüzde 30-40'lara yükseldi. Bu, akciğer kanserinde çığır açtı" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"TEDAVİ SONRASI YAKIN TAKİP ŞART"</strong><br />
Akciğer kanseri hastalarının tedavi sonrası takibinin kritik olduğunun altını çizen Tatlı, "Evre 1 ve evre 2'de bile tekrarlama riski yüzde 50'lere yakın. Bu nedenle adjuvan tedaviler ve moleküler testler hayati önemde" dedi. Yeni jenerasyon hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapilerin erken evrede de kullanılmaya başlandığını kaydeden Tatlı, "EGFR mutasyonu olan erken evre hastalarda hastalığın tekrarlama riskini yüzde 70-80 azaltıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"SİGARAYI BIRAKTIĞINIZ GÜN RİSK SIFIRLANMIYOR"</strong><br />
Akciğer kanserinin önlenmesi için en etkili yöntemin sigarayı bırakmak olduğunu söyleyen Tatlı, ancak bırakıldıktan sonra riskin hemen ortadan kalkmadığını hatırlatarak, "Risk, sigarayı bırakmanın ardından zaman içinde azalır. Bu nedenle hem sigarayı bırakmak hem de düzenli takip olmak şarttır" diye konuştu. – İHA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/akciger-kanseri-tedavisinde-sag-kalim-orani-artiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Nov 2025 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/11/a-k-c-i-g-e-r.jpg" type="image/jpeg" length="14665"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prematüre Günü’nü kutladılar]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/premature-gununu-kutladilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/premature-gununu-kutladilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya EAH tarafından “17 Kasım Dünya Prematüre Günü” dolayısıyla prematüre bebeklerin ve ailelerinin yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek ve farkındalığı artırmak amacıyla bir etkinlik düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplumsal bilinç oluşturulması adına gerçekleştirilen etkinliğe Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH) Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, idare birimi, Yenidoğan Ünitesi Sorumlu Hekimi Çocuk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Birgül Livaoğlu Say, Yenidoğan Uzman Hekimi Celal Sağlam, Yenidoğan Servisi’nde görev yapan hemşireler, sağlık personeli ile daha önce iyileşip taburcu olmuş çocuklar ve aileleri katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“ÇOK İYİ BİR EKİBİMİZ VAR”</strong></p>

<p>Günün anlam ve önemine dair konuşma yapan Başhekim Prof. Dr. Karakuş Yılmaz, “Yaşama tutunma mücadelelerini tamamlayarak hayata atılan tüm bebeklerimizin ve ailelerinin yanında olmaya devam edeceğiz. Bu küçücük bedenlerin hayata bağlandığı yer olan prematüre yoğun bakımımızda çok iyi bir ekibimiz var. Burada büyük bir özveriyle çalışan tüm ekibimize çok teşekkür ederiz. Hastanemiz Yenidoğan Yoğun Bakım Ekibi ile birlikte herkesin Dünya Prematüre Günü’nü kutluyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“BURADA BİR AİLE OLUYORUZ”</strong></p>

<p>Prematürite ile ilgili sorunlara dikkat çekmek ve farkındalığı sürdürmek amacıyla bir araya geldiklerini vurgulayan Doç. Dr. Say ise konuşmasında şunları söyledi: “Gebelik haftası 37. haftadan önce doğan bebekler prematüre bebek olarak tanımlanır. Aslında prematüre, zamanından önce doğan küçük bebeklerin hayata tutunma öyküsüdür. Bizler bu öykünün mutlu sonla bitmesi için ailelerimizin her an yanında olmakta ve minik kahramanlarımızın mücadelesine destek olmaktayız. Bu yolculukta ailelerimizin korkularını ve umutlarını çok iyi anlıyor, empati kuruyor ve burada bir aile oluyoruz. En büyük hedefimiz, prematüre bebeklerimizi geleceğe sağlıklı bir şekilde hazırlamaktır ”dedi. Herkes için duygusal anların olduğu günde birlikte pasta kesilerek hatıra fotoğrafı çektirildi. – Erkan Uysal</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/premature-gununu-kutladilar</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Nov 2025 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/11/p-r-e-m-a-t-u-r.jpg" type="image/jpeg" length="63533"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanguru bakımı yaşam kaybını azaltıyor]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/kanguru-bakimi-yasam-kaybini-azaltiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/kanguru-bakimi-yasam-kaybini-azaltiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzm. Dr. Aşkın Güra Bayık, prematüre bebeklerde kanguru bakımının önemine dikkati çekerek, ten temasının yenidoğanların hayatta kalma oranını belirgin şekilde artırdığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memorial Antalya Hastanesi Yenidoğan, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Aşkın Güra Bayık, "17 Kasım Dünya Prematüre Günü" nedeniyle prematüre bebeklerde kanguru bakımı olarak da nitelendirilen ten-tene temasın hayati önemine dikkat çekti. Prematüre doğumların 5 yaş altı çocuk ölümlerinin başlıca nedeni olduğunu belirten Bayık, düşük ve yüksek gelirli ülkeler arasındaki hayatta kalma farkının büyük olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>EN ÖNEMLİ NEDEN: ERKEN DOĞUM</strong><br />
37. gebelik haftasından önce doğan bebeklerin prematüre kabul edildiğini açıklayan Dr. Bayık, yenidoğan ölümlerinin en yaygın nedeninin erken doğum olduğunu söyledi. Bin gramın altındaki bebeklerde ölüme en sık solunum yetmezliği ve enfeksiyonun yol açtığını hatırlatan Bayık, prematüre doğumların çoğunun doğal süreçlerle gerçekleştiğini, ancak enfeksiyon veya riskli gebelik gibi tıbbi nedenlerle de ortaya çıkabileceğini belirtti. Bayık, "Erken doğumu önlemek için önerilen adımlar ise düzenli doğum öncesi bakım, sağlıklı yaşam tarzı, kronik hastalıkların kontrolü, stresten uzak durmak ve erken uyarı işaretlerini bilmek" dedi.</p>

<p><strong>"YOĞUN BAKIMDA BEBEK ANNE İLE TEMAS ETMELİ"</strong><br />
Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde tedavi gören prematüre bebeklerin, hayata sağlıklı başlayabilmeleri için anne ile temasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Uzm. Dr. Bayık, "Anne-bebek teması hem bebeğin iyileşme sürecini hızlandırıyor hem de annenin kendisini yeterli hissetmesine yardımcı oluyor. Bu nedenle bez değiştirme, temizlik ve beslenme gibi süreçlere anne ve babanın dahil edilmesi şart" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"AİLELER BİRÇOK PROBLEMLE MÜCADELE EDİYOR"</strong><br />
Prematüre doğum sonrası ailelerin ciddi bir yük altında kaldığını belirten Bayık, annenin erken lohusalık dönemi, aile içi destek eksikliği ve diğer çocukların bakımı gibi sebeplerle zorlandığını söyledi. Yenidoğan yoğun bakımda bebeği bulunan annelerin yaklaşık üçte birinde akut stres bozukluğu görülebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KANGURU BAKIMININ FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR</strong><br />
Dr. Bayık, kanguru bakımının bebek ve ebeveyn arasındaki uzun süreli ten temasını sağlayarak birçok olumlu etki oluşturduğunu aktararak, "Kanguru bakımı emzirmeyi artırır, stres seviyelerini düşürür ve aile bağlarını güçlendirir. Yapılan son çalışmalar, klinik olarak stabil kabul edilmeden önce bile ten temasının başlatılmasını öneriyor. Bu temas, ısı düzenlenmesini iyileştirir, enfeksiyonu önler, anne sütü üretimini artırır ve prematüre bebeklerde ölüm riskini ciddi şekilde azaltır" dedi. – İHA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/kanguru-bakimi-yasam-kaybini-azaltiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Nov 2025 19:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/11/s-a-g-l-i-k-3.jpg" type="image/jpeg" length="67960"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kış hastalıkları kapıda! Uzman isim uyardı]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/kis-hastaliklari-kapida-uzman-isim-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/kis-hastaliklari-kapida-uzman-isim-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Dr. Neslihan Yaprak Barıt, yaklaşan kış mevsimi öncesi grip, nezle, soğuk algınlığı gibi hastalıkların başlayacağı bu dönemde maske kullanımının yeniden önem kazandığını belirterek, vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Bölümü'nden Uzm. Dr. Neslihan Yaprak Barıt, kış aylarına yaklaştığımız şu dönemlerde grip, nezle, soğuk algınlığına karşı vatandaşlara uyarı ve tavsiyelerde bulundu. Pandemi döneminde kazanılan hijyen ve maske alışkanlıklarının toplum sağlığı açısından kalıcı hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Barıt, "Pandeminin aslında bize katkısı maske oldu, mutlaka maskeyi kullanmakta fayda var. Pandemi bittikten sonra rahatlığa erdik, maskeleri attık ama özellikle yoğun grip salgınlarının olduğu dönemlerde ya da lokal COVID salgınları yaşandığında maskeyi yeniden kullanmamız gerekiyor" dedi.<br />
<br />
<strong>"EVDE YAŞLI, ÇOCUK VEYA KRONİK HASTALAR VARSA MASKE ŞART"</strong><br />
Toplu taşıma araçlarını kullanan veya risk grubundaki bireylerle yaşayanların daha dikkatli olması gerektiğini belirten Barıt, "Evde yaşlımız varsa, kronik hastalığı olan varsa ya da küçük çocuklarımız varsa maske kullanmakta fayda var" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"DOĞAL BESLENME BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİYOR"</strong><br />
Bağışıklık sisteminin güçlü tutulmasının hastalıklardan korunmada temel unsur olduğunu kaydeden Barıt, "Sağlıklı beslenmek önemli. C vitamini destekleri alınabilir ya da portakal, mandalina gibi C vitamini içeren meyveler bolca tüketilebilir. Paketli ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak hem yetişkinler hem de çocuklar için büyük önem taşıyor" tavsiyesinde bulundu. Uzm. Dr. Neslihan Yaprak Barıt, düzenli egzersizin de bağışıklığı desteklediğine dikkat çekerek, "Hafif egzersizler immün sistemi ve vücudu diri tutar, bizi hastalıklara karşı koruyabilir" dedi.</p>

<p><strong>"KRONİK HASTALAR ENFEKSİYONLARI DAHA AĞIR GEÇİREBİLİR"</strong><br />
Gribal enfeksiyonların normal şartlarda şiddetini artırdığına dair bir gözlemi olmadığını ifade eden Barıt, "Ancak astım, KOAH ya da diyabet gibi kronik hastalığı bulunan kişilerde enfeksiyonlar daha ağır seyredebilir" uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"ÇOCUKLARA SAĞLIKLI BESLENME ALIŞKANLIĞI KAZANDIRILMALI"</strong><br />
Kreş ve okul döneminin aileler için zorlu bir süreç olabileceğine işaret eden Barıt, "Çocukların okul kantinlerinden sağlıksız ürünleri tüketmemesi gerekiyor. Aileler bunu her zaman başaramıyor ama evde sağlıklı beslenme alışkanlığının kazandırılması çok önemli" diye konuştu. Barıt, maske kullanımının çocuklarda zorlayıcı olabileceğini de dile getirerek, "Eğer aileler çocukları maske takmaya ikna edebilirse bu harika olur" ifadelerini kullandı. Barıt, enfeksiyonlardan korunmada kişisel hijyenin önemine değinerek, "El yıkama alışkanlığı çok önemli, çünkü el yıkamak enfeksiyonların bulaşmasında en büyük önleyici faktörlerden biridir" değerlendirmesinde bulundu. – İHA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/kis-hastaliklari-kapida-uzman-isim-uyardi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Oct 2025 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/10/s-a-g-l-i-k-2.jpg" type="image/jpeg" length="21826"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Dünyanın 3'te 1'i iyot eksikliği riski altında"]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/dunyanin-3te-1i-iyot-eksikligi-riski-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/dunyanin-3te-1i-iyot-eksikligi-riski-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Endokrinoloji Bölümü'nden Uzman Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, "21 Ekim Küresel İyot Eksikliği Bozukluklarını Önleme Günü" kapsamında iyot hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, "Dünyanın 3'te 1'i iyot eksikliği riski altında" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İyot eksikliği, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ve çoğu zaman fark edilmeyen önemli bir sağlık sorunu olarak dikkat çekiyor. Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, "21 Ekim Küresel İyot Eksikliği Bozukluklarını Önleme Günü" kapsamında yaptığı açıklamada, iyotun vücut için hayati önem taşıdığını belirtti.<br />
<br />
<strong>"DÜNYA NÜFUSUNUN 3'TE 1'İ RİSK ALTINDA"</strong><br />
Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, iyotun tiroid hormonlarının üretimi için vazgeçilmez bir mineral olduğunu belirterek, "Tiroid bezi iyot sayesinde T3 ve T4 hormonlarını sentezler. Bu hormonlar, metabolizma, büyüme ve beyin gelişimi gibi hayati süreçleri düzenler. Ancak dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri iyot eksikliği riski altında yaşamaktadır" dedi. Yazıcıoğlu, Türkiye'de de bazı kırsal bölgelerde bu sorunun görüldüğünü, ancak tuz iyotlama programları sayesinde büyük oranda kontrol altına alındığını kaydetti.<br />
<br />
<strong>"BELİRTİLER SİNSİ İLERLER"</strong><br />
İyot eksikliğinin genellikle fark edilmeden ilerlediğini belirten Yazıcıoğlu, "Yorgunluk, saç dökülmesi, kilo artışı, konsantrasyon güçlüğü gibi belirtiler başka rahatsızlıklarla karıştırılabilir. Ancak uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"FAZLASI DA ZARAR"</strong><br />
İyotun eksikliğinin olduğu kadar fazlasının da zararlı olabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, "İyot ihtiyacı yaş, cinsiyet ve yaşam evresine göre değişir. Günlük üst sınır yetişkinlerde bin 100 mikrogramdır. Fazla iyot, hipertiroidizm veya alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle takviye kullanılmadan önce mutlaka uzmana danışılmalıdır" şeklinde konuştu. – İHA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/dunyanin-3te-1i-iyot-eksikligi-riski-altinda</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Oct 2025 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/10/i-y-o-t.jpg" type="image/jpeg" length="15125"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanyalı genç bilim insanı ABD’de ödüle layık görüldü]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/alanyali-genc-bilim-insani-abdde-odule-layik-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/alanyali-genc-bilim-insani-abdde-odule-layik-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanyalı genç bilim insanı Uzm. Dr. Selim Sevim, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) düzenlenen Dijital Patoloji Kongresi’nde ‘En İyi Poster Sunumu’ ödülünü kazandı. Kanser teşhisinde dijital teknolojilerin kullanımını konu alan çalışmasıyla dikkat çeken Dr. Sevim, bu başarıyla hem Türkiye'yi hem de memleketi Alanya’yı gururlandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oregon eyaletinde yer alan Portland’da bulunan ‘Knight Kanser Enstitüsü’ bünyesinde çalışmalarını sürdüren Dr. Selim Sevim, burada özellikle prostat kanseri araştırmalarıyla bilime katkıda bulunuyor. Dr. Sevim, araştırmalarında dokuları dijital yöntemlerle inceliyor. Gelecekte araştırmalarını daha geniş hasta gruplarında uygulamayı planlayan Dr. Sevim, hem prostat biyopsisi hem de prostat ameliyatı sonrası alınan dokuları yapay zeka teknolojileriyle inceliyor ve güncel bilimsel gelişmeleri ekip arkadaşları ile birlikte takip ederek çalışmalarını ilerletmeyi hedefliyor.</p>

<p><strong>“SADECE BİREYSEL BİR BAŞARI DEĞİL”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dijital Patoloji Kongresi’nde ‘En İyi Poster Sunumu’ ödülünü kazanmasının ardından konuşan Dr. Sevim, verilen ödülün sadece bireysel bir başarı olmadığını vurguladı. Sevim, “Bu ödül, erken teşhisin hayat kurtardığı gerçeğine dikkat çekmek, kişiye özel tedavilerin önemini vurgulamak ve dijital patolojinin geleceğine yapay zekâ ile birlikte katkıda bulunmak adına büyük bir motivasyon kaynağı oldu” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/alanyali-genc-bilim-insani-abdde-odule-layik-goruldu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/10/o-d-u-l.jpg" type="image/jpeg" length="86431"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["El yıkamak hastalıklara karşı en etkili savunma"]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/el-yikamak-hastaliklara-karsi-en-etkili-savunma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/el-yikamak-hastaliklara-karsi-en-etkili-savunma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük hayatta fark etmeden dokunduğumuz yüzeyler, mikropların vücudumuza taşınmasına neden olarak enfeksiyon riskini artırıyor. Uzman Doktor Şirin Elmi, "Eller mikropların vücuda giriş kapısıdır, bu yüzden el yıkamak hastalıklara karşı en etkili savunmadır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memorial Antalya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'nden Uzman Doktor Şirin Elmi, "15 Ekim Dünya El Yıkama Günü" dolayısıyla bir açıklama yaptı. Gün içinde kapı kolları, telefon ekranları, toplu taşıma tutamaçları veya market sepetleri gibi sayısız yüzeye dokunulduğuna dikkati çeken Şirin, "Bu yüzeyler, bakterilerden virüslere ve mantarlara kadar birçok mikroorganizmayı taşıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, ellerimizdeki mikroplar ağız, burun veya göz yoluyla vücuda taşındığında enfeksiyon riski yüzde 20-30 oranında artıyor. Uzmanlara göre el yıkamamak, yalnızca kişisel hijyen eksikliği değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu anlamına geliyor" dedi.<br />
<br />
<strong>"ELLER MİKROPLARIN VÜCUDUMUZA GİRİŞ KAPISIDIR"</strong><br />
El hijyeninin bulaşıcı hastalıklarla mücadeledeki kritik rolüne işaret eden Elmi, "Ellerimizi her gün kapı kolları, telefon ekranları, market arabaları gibi sayısız yere değdiriyoruz. Ancak günlük yaşamda bunların ardından hemen el yıkamak akla gelmiyor. Oysa el yıkamayı ihmal etmek ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor. Eller, mikropların vücudumuza giriş kapısıdır" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"KİRLİ ELLER HASTALIKLARI TETİKLİYOR"</strong><br />
Kirli ellerin birçok hastalığı tetikleyebileceğini belirten Elmi, "Örneğin ishal ve gıda zehirlenmeleri sık görülür. Salmonella veya Norovirüs gibi mikroplar, kirli ellerle yemek hazırlarken kolayca bulaşır. Dünya Sağlık Örgütü, el hijyeni eksikliğinin her yıl milyonlarca ishal vakasına yol açtığını belirtmektedir. Özellikle çocuklarda bu durum ciddi sonuçlar doğurabilir. Bir diğer tehlike, solunum yolu hastalıklarıdır. Grip, soğuk algınlığı ve hatta koronavirüs, ellerimizle yüzümüze dokunduğumuzda hızla yayılır. Araştırmalar, el yıkamanın bu tür hastalıkların bulaşma riskini yüzde 30-40 azalttığını gösteriyor" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"CİLT ENFEKSİYONLARINDAN PARAZİTLERE KADAR RİSK"</strong><br />
El hijyeninin yalnızca solunum yolu enfeksiyonlarıyla değil, cilt sağlığıyla da doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Elmi, "Kirli ellerdeki bakteriler, küçük bir sıyrık yoluyla kana karışıp ciddi enfeksiyonlara, hatta MRSA gibi dirençli bakterilere neden olabilir. Parazitler de cabasıdır. Özellikle çocuklarda görülen bağırsak parazitleri, kirli ellerle ağza taşınan yumurtalardan bulaşır. Bu durum karın ağrısı ve halsizlik gibi sorunlara yol açar. Kısacası, ellerimizi yıkamazsak mikroplar için kırmızı halı sermiş oluruz" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"YÜZDE 60 ALKOL İÇEREN EL DEZENFEKTANI KULLANIN"</strong><br />
Doğru el yıkama alışkanlığının önemine de değinen Elmi, "Elleri yemek yemeden veya hazırlamadan önce, tuvaletten sonra, hapşırdıktan ya da öksürdükten sonra ve eve geldiğinizde mutlaka yıkamak gerekir. Dışarıdaysanız ve suya erişiminiz yoksa en az yüzde 60 alkol içeren bir el dezenfektanı kullanabilirsiniz. Ancak elleriniz gözle görülür şekilde kirliyse sabun ve su olması şarttır" dedi. – İHA</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/el-yikamak-hastaliklara-karsi-en-etkili-savunma</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Oct 2025 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/10/e-l.jpg" type="image/jpeg" length="86941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yoğun bakım hemşireliği eğitimleri sona erdi]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/yogun-bakim-hemsireligi-egitimleri-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/yogun-bakim-hemsireligi-egitimleri-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya EAH, Sağlık Bakanlığı’ndan aldığı yetki kapsamında bu yıl 4’üncüsü düzenlenen “Yoğun Bakım Hemşireliği Sertifikalı Eğitim Programı’nı başarılı şekilde tamamladı. Hastanenin konferans salonunda gerçekleştirilen törende, eğitime katılan 14 kursiyer sertifikalarını almaya hak kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim kapsamında katılımcılar, 3 hafta teorik derslerin ardından 3 hafta boyunca uygulamalı eğitim alarak sınava tabi tutuldu. Kursiyerler; yoğun bakımın temel ilkeleri, görev, yetki ve sorumluluklar, solunumun izlenmesi ve yoğun bakım ünitelerinin özellikleri konularında bilgilendirildi. Yeterlilik ve uygulama alanında başarılı olan katılımcıların belgeleri, düzenlenen sertifika töreninde Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH) Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz tarafından takdim edildi. Kalifiyeli sağlık çalışanları yetiştirmenin gururunu yaşadıklarını belirten Prof. Dr. Karakuş Yılmaz, “Yoğun bir tempoyla çalışmalarına rağmen kendilerini geliştirmeye ve alanlarındaki bilgi ve becerilerini artırmaya yönelik bu eğitimlere katılan herkese çok teşekkür ederim. Yoğun bakım hemşireleri, kritik hastalarımızın takip ve tedavisinde son derece önemli bir role sahiptir. Bu bağlamda, bu tür eğitimler hizmet ağımızın kalitesinin artmasında büyük bir paya sahiptir. Sağlık Bakanlığı’mızın düzenlediği bu eğitimler sayesinde her biriniz alanında eğitimli, etkin, uzmanlaşmış ve başarılı olma yolunda emin adımlarla ilerliyorsunuz. Bizler de ülkemize kendi branşında daha başarılı ve donanımlı sağlık çalışanları kazandırarak kaliteli bir sağlık hizmet ağına katkı sağlamaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz” dedi. – Tülay Şengün</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Yoğun Bakim 2" class=" detail-photo img-fluid" height="360" src="https://gercekalanyacom.teimg.com/gercekalanya-com/uploads/2025/10/yogun-bakim-2.jpg" width="640" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/yogun-bakim-hemsireligi-egitimleri-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Oct 2025 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/10/yogu-bakim-1.jpg" type="image/jpeg" length="83763"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya EAH’ta meme kanseri anlatıldı]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/alanya-eahta-meme-kanseri-anlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/alanya-eahta-meme-kanseri-anlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1-31 Ekim Meme Kanseri farkındalık ayı kapsamında, Alanya EAH meme kanserine dikkati çekmek, farkındalık oluşturmak, erken teşhis ve tanı konularında vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla hastanenin poliklinik girişine bilgilendirme standı açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanser Kayıt Hemşiresi Birim Sorumlusu Emine Geçgün tarafından açılan stantta; hasta ve hasta yakınları ile hastane personeline yönelik olarak, meme kanserinde erken tanının önemi vurgulanarak bilgilendirme yapıldı ve broşür dağıtıldı. Düzenlenen organizasyona Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz ve hastane yönetimi de tam destek vererek stantta yer aldı. Bireylere meme kanserinin belirtileri ve tedavi yöntemlerinin anlatıldığı stantta, günün anlam ve önemine binaen bir açıklama yapan Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH) Başhekimi Prof. Dr. Karakuş Yılmaz, “Düzenlediğimiz bu organizasyonla toplumda bilinç düzeyinin artmasına katkı sağlamaya ve erken teşhisin yaşam kurtarıcı rolünü anlatmaya çalıştık. ‘Erken Teşhis Hayat Kurtarır’ sloganıyla oluşturduğumuz standımızda halkımıza ve sağlık çalışanlarımıza; meme kanseri belirtileri, tarama yöntemleri, erken teşhisin önemi ve yapılması gereken kontroller hakkında bilgiler verildi. Ayrıca vatandaşlarımızın soruları yanıtlandı. Erken teşhis ve tedaviyle yaşam kalitesini artırabilecek bilgileri içeren broşürler dağıtılarak eğitimler verildi. Meme kanserine erken dönemde tanı konulması, tedavide başarı oranını artırmaktadır. Erken teşhiste en önemli faktör, kadınların bu konuda bilinçlenmesi ve taramalarını düzenli olarak yaptırmalarıdır. Bu doğrultuda hastane olarak bizlerin bilgilendirme çalışmaları devam edecek” ifadelerini kullandı. - Yasemin Kaya</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img alt="Hastane 2-1" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://gercekalanyacom.teimg.com/gercekalanya-com/uploads/2025/10/hastane-2-1.jpg" width="640" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/alanya-eahta-meme-kanseri-anlatildi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Oct 2025 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/10/hastane-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="45136"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya Üniversitesi'nde  'Bağımlılıkla başa çıkma' anlatıldı]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/alanya-universitesinde-bagimlilikla-basa-cikma-anlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/alanya-universitesinde-bagimlilikla-basa-cikma-anlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya Üniversitesi’nde düzenlenen "Bağımlılıkla Başa Çıkma" seminerlerinde konuşan Halk Sağlığı Anabilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi Pelin Uymaz, “Türkiye'de yalnızca tütün kullanımının yol açtığı hastalıkların yıllık tedavi maliyeti yaklaşık 5 milyar dolar civarında” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alanya Üniversitesi Şebnem Köseoğlu Konferans Salonu'nda, Halk Sağlığı Anabilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi Pelin Uymaz tarafından gerçekleştirilen seminerlerde, bağımlılığın tanımı ve başa çıkma yolları anlatıldı. Dr. Öğretim Üyesi Pelin Uymaz, alışkanlık, tiryakilik ve bağımlılık kavramlarının sıklıkla birbirine karıştırıldığını vurgulayarak şunları söyledi: "Alışkanlık, düzenli olarak tekrarlanan davranış rutinidir ve bu bir bağımlılık biçimi değildir. Alışkanlık, günlük yaşamın bir parçasıdır; ancak bağımlılık, kişinin kontrolünü kaybettiği bir hastalıktır. Bağımlılık; kişinin tüketimini durduramadığı, tüketime ara verdiğinde öfke, huzursuzluk ve mutsuzluk yaşadığı kronik bir beyin hastalığıdır. Bu nedenle bağımlılığı yalnızca bireysel bir tıbbi sorun olarak değil, toplumsal ölçekte ele alınması gereken bir halk sağlığı meselesi olarak değerlendirmeliyiz. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl 8 milyondan fazla kişi tütün, 3 milyondan fazla kişi ise alkol bağımlılığı nedeniyle hayatını kaybediyor."<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"HER BAĞIMLILIK ÖNCE MASUM BİR DENEYİMLE BAŞLAR"</strong><br />
Beynin nasıl bağımlı hale geldiğini "Bağımlılık Döngüsü" formülüyle aktaran Uymaz, yaşanan süreci şu ifadelerle aktardı: "Bağımlılık döngüsü, kişinin maddeye ya da belirli bir davranışa karşı giderek artan bir ihtiyaç duymasıyla oluşan tekrarlayıcı bir süreçtir. Bu süreç genellikle masum bir denemeyle başlar. Kişi önce maddeyi ya da davranışı dener ve kısa süreli bir haz, rahatlama veya keyif hissi yaşar. Zamanla bu hisleri elde etmek için daha fazlasına ihtiyaç duymaya başlar. Böylece tolerans gelişir. Madde ya da davranış bırakıldığında ise yoksunluk belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtiler genellikle huzursuzluk, öfke, mutsuzluk gibi duygulardan oluşur. Bu rahatsızlık hissi kişiyi yeniden kullanıma yönlendirir ve döngü tekrar eder. Sonuçta kişi, farkında olmadan bu döngünün içinde kalarak bağımlılığın pençesine düşer. Beynimiz, ödül ve haz sistemini yöneten dopamin hormonuyla çalışır. Bağımlılık yapan maddeler veya uyaranlar, dopamin salınımını yapay şekilde artırarak beyni kısa süreli hazza alıştırır. Ancak beynimiz, aynı dopamin salınımını doğal yollarla da sağlayabilir. Spor yapmak, müzik dinlemek, sevdiklerimizle vakit geçirmek, üretmek veya bir hedefe ulaşmak da dopaminin sağlıklı biçimde salgılanmasını sağlar. Önemli olan, beynin bu doğal mekanizmalarını canlı tutmaktır."</p>

<p><strong>"YILLIK TEDAVİ MALİYETİ YAKLAŞIK 5 MİLYAR DOLAR”</strong><br />
Seminerde, üniversite öğrencilerine bağımlılık hakkında çok çarpıcı istatistikler de verildi.<br />
Türkiye'de bağımlılık yaşının 15'e kadar düştüğü, Türkiye'de 15 yaş üstü nüfusta sigara içme oranının yüzde 30 civarında olduğu anlatıldı. Bağımlılığın kalp damar hastalıkları, kanserler, kronik solunum yolu hastalıkları gibi ölümcül sonuçları olduğunu da sözlerine ekleyen Uymaz, "Bağımlılık yalnızca bireyi değil; sağlık sistemine getirdiği maliyet, iş gücü kaybı ve toplumsal huzuru zedeleyen etkileriyle tüm toplumu etkiler. Dolayısıyla, bir halk sağlığı yaklaşımı olmadan bu yükün altından kalkmak mümkün değildir. Bağımlılığın sağlık sistemleri ve ekonomiye getirdiği yük oldukça büyüktür. Örneğin, Türkiye'de yalnızca tütün kullanımının yol açtığı hastalıkların yıllık tedavi maliyeti yaklaşık 5 milyar dolar civarındadır. Bu da toplam sağlık harcamalarının yaklaşık yüzde 9'unu oluşturur. Bağımlı bireyler sık sık işe devamsızlık yapar, iş kazalarına daha yatkındır ve verimlilikleri düşer. Ayrıca trafik kazaları, iş kazaları, aile içi şiddet ve adli vakalar da bağımlılığın dolaylı maliyetlerini oluşturur. Dünya Bankası ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, bağımlılıkların toplam ekonomik yükü bir ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 1,5 ile yüzde 3'üne denk gelmektedir. Bireylerin bağımlılık yapıcı maddelere ulaşmak için harcadıkları para ise bu rakamlara dâhil değildir. Sosyal hizmetler açısından bakıldığında, bağımlılık aile yapısını, çocukları ve toplumsal huzuru doğrudan etkiler. Boşanma, aile içi şiddet, çocuk ihmali ve istismarını artırır. Madde bağımlılığı aynı zamanda hırsızlık, şiddet ve organize suçlarla bağlantılıdır. Bu nedenle, adalet ve güvenlik sistemine de büyük bir yük getirir. Alkol ve madde bağımlılığı, evsizlik ve işsizlik oranlarını da artırır. Belediyeler ve devlet kurumları bu kişilere barınma, iş bulma ve rehabilitasyon hizmeti sunmak zorunda kalmaktadır" diye konuştu. – İHA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/alanya-universitesinde-bagimlilikla-basa-cikma-anlatildi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Oct 2025 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/10/b-a-g-i-m-l-i-l-i-k.jpg" type="image/jpeg" length="40907"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya’da emzirmenin önemine yönelik eğitimler devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/alanyada-emzirmenin-onemine-yonelik-egitimler-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/alanyada-emzirmenin-onemine-yonelik-egitimler-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplum sağlığını geliştirmeye yönelik faaliyetler çerçevesinde Alanya EAH yönetimi eğitim çalışmalarına devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH) tarafından Emzirme Haftası kapsamında düzenlenen sempozyuma konuşmacı olarak katılıp destek veren hekimlerle bir araya gelen Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz ve hastane yönetimi, eğitimlere katkılarından dolayı kendilerine teşekkür belgesi takdim etti. Emzirme ile ilgili konularda farkındalığı artırmak, anne sütüyle beslenmeyi desteklemek ve yaygınlaştırmak ile halkın bilinçlenmesine katkı sağlamak amacıyla faaliyetlerin devam edeceğini belirten Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, sempozyumda eğitim veren hekimlerden de destek istedi. Halka yönelik düzenlenecek eğitimler hakkında karşılıklı istişarelerde bulunuldu. – Tülay Şengün</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Hastane 2" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://gercekalanyacom.teimg.com/gercekalanya-com/uploads/2025/10/hastane-2.jpg" width="640" /></p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/alanyada-emzirmenin-onemine-yonelik-egitimler-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Oct 2025 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/10/hastane-1.jpg" type="image/jpeg" length="24189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya EAH’ta normal doğum anlatıldı]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/alanya-eahta-normal-dogum-anlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/alanya-eahta-normal-dogum-anlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya EAH Doğumhane Kliniği’nde, 1-7 Ekim Normal (Vajinal) Doğum Haftası kapsamında toplumda normal doğumu teşvik etmek, bilinçlendirmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla bilgilendirme standı kuruldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (EAH) düzenlenen etkinlik kapsamında stantta annelere, anne adaylarına, eşlerine ve hastane personeline normal (vajinal) doğumun önemi anlatılarak doğum süreci hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Konu ile ilgili açıklama yapan Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, “Sağlık Bakanlığı’mızın Normal Doğum Eylem Planı çerçevesinde, hastane olarak biz de sağlık tesisimizde stant kurarak halkımızı normal (vajinal) doğum hakkında bilinçlendirme çalışmaları yürüttük. Etkinlikte sezaryene gereksiz yönelimi azaltmak, kadınlara güven aşılamak ve doğal doğum sürecine ilişkin olumlu bir farkındalık yaratmayı amaçladık. Bu süreçte, doğuma ve doğum sonrasındaki döneme hazırlanmak isteyen tüm kadınlarımızı gebe okulumuza bekliyoruz. Normal doğumun anne ve bebek sağlığı açısından özellikle son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalarda çok faydalı olduğu tespit edilmiştir. Binlerce yıldır süregelen normal doğum, doğanın en sağlıklı yöntemidir” ifadelerini kullandı. – Tülay Şengün</h2>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Normal 2" class=" detail-photo img-fluid" height="360" src="https://gercekalanyacom.teimg.com/gercekalanya-com/uploads/2025/10/normal-2.jpg" width="640" /></p>

<p></p>

<h2></h2>

<h2></h2>

<h2></h2>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/alanya-eahta-normal-dogum-anlatildi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Oct 2025 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/10/normal-1.jpg" type="image/jpeg" length="69379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5. Uluslararası Rahim Nakli Kongresi tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/5-uluslararasi-rahim-nakli-kongresi-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/5-uluslararasi-rahim-nakli-kongresi-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AÜ ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Uterus Nakli Kongresi sona erdi. Kongrenin kapanış oturumuna dünyada ilk rahim nakli yapılan Derya Sert oğlu "Ömer Özkan" ile, ikinci rahim nakli hastası Havva Erdem ise kızı "Özlenen" ile sahneye çıkarak deneyimlerini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi (AÜ) ev sahipliğinde düzenlenen ve alanında dünyanın en önemli bilimsel buluşmalarından biri kabul edilen 5. Uluslararası Uterus (Rahim) Nakli Kongresi geniş katılımla tamamlandı. Dünyada kadavradan ilk rahim naklini gerçekleştiren AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan'ın başkanlığında 2-3 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen kongreye 20 ülkeden İsveç, ABD, Almanya, İngiltere, İtalya, Güney Kore, Brezilya ve Hindistan'ın da bulunduğu öncü merkezlerden yaklaşık 100 bilim insanı katıldı.<br />
<br />
<strong>GELECEK ODAKLI TARTIŞMALAR YAPILDI</strong><br />
İki gün süren kongrede nakil öncesi değerlendirme yöntemlerinden komplikasyonlara, gebelik süreçlerinden etik boyutlara kadar çok sayıda konu ele alındı. İkinci gün oturumlarında ise rahim naklinin geleceği ele alınarak, etik boyutlar, maliyet karşılaştırmaları ve yapay over çalışmaları tartışıldı. Kongrede Prof. Dr. Ömer Özkan'ın yönettiği "Hastaların Deneyimleri" başlıklı son oturumda, dünyada ilk rahim nakli yapılan Derya Sert, oğlu "Ömer Özkan" ile, ikinci rahim nakli hastası Havva Erdem ise kızı "Özlenen" ile yer aldı. Sahneye ailesiyle çıkan iki anne, yaşadıkları tarihi süreci ve duydukları mutluluğu katılımcılarla paylaştı. Bu özel anlar, kongreye ayrı bir anlam kattı.<br />
<br />
<strong>"İLK OLMANIN SORUMLULUĞUNU TAŞIYORUM"</strong><br />
Derya Sert, "Ömer hocamla karşılaşmamız 2008 yılına dayanıyor. Zor ama çok güzel bir süreç geçirdik. İyi ki Allah karşımıza çıkartmış. Önce Allah, sonra Ömer hocama ve Özlenen hocama teşekkür ediyorum. Çok başka bir duyguymuş annelik. Nakil olalı 15 yıl oluyor. 9 yıl sonra yavrumuza kavuştuk. Gül vakti geldiği zaman açarmış, biz de o vakti bekledik. İyi ki Ömer hocamızın ve bizim bu sabrımız varmış." diye konuştu. Sert ayrıca, kendi izniyle sürecin kamuoyuna aktarıldığını belirterek, "İyi ki paylaşmışız, çünkü benim gibi çok kadın varmış. Bana ulaşan kadınlar oluyor, süreçle ilgili sorular soruyorlar. İlk ben olduğum için bu sorumluluğu taşımaktan mutluluk duyuyorum." dedi.<br />
<br />
<strong>"AÜ BİZİM İKİNCİ EVİMİZ OLDU"</strong><br />
Havva Erdem ise, "Böyle değerli hocaların önünde konuşmak benim için onur. Ömer hocamın hastası olduğum için çok şanslıyım. Bizlere bu mutluluğu yaşattılar, bu mutluluğa sebep oldular. Ömer hocama ve Özlenen hocama çok teşekkür ediyorum. AÜ artık bizim ikinci bir evimiz oldu. Orası bizim ailemiz. Dilerim ki bizden sonra bekleyen tüm kadınlar da bu mutluluğu yaşarlar." sözleriyle duygularını paylaştı.<br />
<br />
<strong>"BİLİMSEL ÖNCÜLÜĞÜMÜZDEN GURUR DUYUYORUZ"</strong><br />
AÜ’nün gerçekleştirdiği dünyanın ilk rahim nakli ile bu alanda öncü olduğunun altını çizen Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Bugün dünyada 140'tan fazla rahim nakli yapıldı ve onlarca sağlıklı doğum gerçekleşti. Ama en önemlisi, burada yaptığımız çalışmaların insan hayatına nasıl dokunduğunu ve yaşamları nasıl değiştirdiğini kendi gözlerimizle gördük. İlk rahim nakli hastamız ve bebeklerimizin dünyanın en önemli bilim insanlarıyla aynı sahnede yer alması, bilimin hayata dokunan gücünün en somut göstergesidir. Bu, bizim için gurur verici bir andı." ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"GELECEKTEKİ BİLİMSEL İŞ BİRLİKLERİNİN TEMELİNİ OLUŞTURACAK"</strong><br />
Kongre Başkanı Prof. Dr. Ömer Özkan ise rahim naklinin 15 yıllık yolculuğunda kaydedilen gelişmeleri değerlendirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Bu kongre boyunca neler başardığımızı, daha güvenli ve başarılı nakiller için neler yapabileceğimizi konuştuk. Antalya'da dünyanın en önemli uzmanlarını ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Rahim nakli, tıbbın yalnızca bilimsel yönünü değil, aynı zamanda insana umut ve yeni bir yaşam sunan yönünü de gözler önüne seriyor. Bu buluşma, gelecekteki bilimsel iş birliklerinin de temelini oluşturacak.” – İHA</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/5-uluslararasi-rahim-nakli-kongresi-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Oct 2025 19:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/10/s-a-g-l-i-k-1.jpg" type="image/jpeg" length="88087"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya EAH’ta anne sütü anlatıldı]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/alanya-eahta-anne-sutu-anlatildi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/alanya-eahta-anne-sutu-anlatildi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya EAH Emzirme Haftası kapsamında anne sütü ve emzirmenin önemine dikkat çekmek amacıyla çeşitli bilgilendirme ve tanıtım faaliyetleri gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emzirme ile ilgili konularda farkındalığı artırmak, tüm dünyada anne sütüyle beslenmeyi desteklemek ve yaygınlaştırmak, halkın bilinçlenmesine katkı sağlamak amacıyla Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (EAH) bir sempozyum düzenlendi. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, çocuğun sağlıklı büyümesinde anne sevgisinin daima en güçlü besin olduğunu vurguladıktan sonra anne sütünün anne ve bebek için önemine değindi. Hastanenin konferans salonunda düzenlenen panelde konuşmacılar, katılımcılara anne sütünün içeriği ve dinamik yapısı, anne sütünün bebek için faydaları, emzirmenin anneye katkıları, gebelikten emzirmeye, emzirme sorunlarına yaklaşım, emzirme danışmanlığı ve sağlık çalışanlarının rolü hakkında bilgi verdi. Sempozyumun sonunda konuşmacılar, katılımcıların merak ettiği soruları yanıtladı. Etkinlik kapsamında Kadın Doğum Polikliniği ve Gebe Okulu Biriminde stant kurularak vatandaşlara anne sütünün önemi ve emzirmenin bebek sağlığı üzerindeki olumlu etkileri anlatıldı. Ayrıca bilgilendirici broşürler dağıtıldı.- Alanya EAH Bülten</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/alanya-eahta-anne-sutu-anlatildi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Oct 2025 19:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/10/anne-sutu.jpg" type="image/jpeg" length="82093"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Nakilde en büyük hedef riskleri azaltmak"]]></title>
      <link>https://www.gercekalanya.com/nakilde-en-buyuk-hedef-riskleri-azaltmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercekalanya.com/nakilde-en-buyuk-hedef-riskleri-azaltmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AÜ Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, rahim nakillerinde kullanılan ilaçların enfeksiyon ve tümör riskine yol açabileceğini belirterek, tıp dünyasının en önemli hedeflerinden birinin ilaçsız rahim nakli olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dünyada ilk kadavradan rahim naklinin gerçekleştirildiği Akdeniz Üniversitesi (AÜ) 5. Uluslararası Uterus Nakli Derneği (ISUTx) Kongresi'ne ev sahipliği yapıyor. 2-3 Ekim 2025 tarihlerinde Antalya'da düzenlenen kongrede konuşan AÜ Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, gelecekte hedeflenen ilaçsız rahim nakli konusu üzerine açıklamalarda bulundu. İlk kadavradan rahim naklini gerçekleştiren ekibin başındaki isim olan Prof. Dr. Ömer Özkan, rahim nakillerinde kullanılan ilaçların diğer organ nakillerinde kullanılanlarla aynı olduğunu belirterek şunları söyledi:<br />
"Rahim naklinde kullandığımız ilaçlar diğer organ nakillerinde kullanılan ilaçların aynısı. Rahim naklinin avantajı, kısa süreli kullanılıyor. Hayat boyu kullanılmıyor. Çocuk doğurduktan sonra ilacı kesiyorsunuz. Rahimi ne zaman çıkarırsanız o ilacı kullanmasına gerek yok. Ama bu kullandığınız 1 yıl ya da 5 yıl olabilir. Ne kadar kullanacağınız hiç belli olmaz. Ani bir enfeksiyona, tümöre yatkınlığa neden olabilir."<br />
<br />
<strong>"ÇOCUK SAHİBİ OLMAK İÇİN RİSKLERİ AZALTMAK GEREK"</strong><br />
Organ naklinin yaşam kurtarıcı bir işlem olduğuna dikkat çeken Özkan, rahim naklinin ise farklı bir noktada bulunduğunu vurguladı:<br />
"Bu tabii bir kalpte, böbrekte, karaciğerde zaten olmanız gereken ameliyatlar. Ama çocuk sahibi olmak ya da hayat kalitesini artırmak amaçlı yapılan nakillerde bu riskleri mümkün olduğu kadar azaltmak gerekir. O nedenle bu ilaçların en az düzeyde, en güvenli şekilde kullanılması, hatta mümkünse hiç kullanılmadan naklin yapılabilmesi hedefleniyor."<br />
<br />
<strong>"GENETİK DEĞİŞİKLİKLER ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMİN EN ÖNEMLİ KONUSU OLACAK"</strong><br />
Özkan, ilaçsız rahim nakline yönelik çalışmaların henüz erken evrede olduğunu, ancak gelecekte tıbbın en kritik alanlarından birine dönüşeceğini söyledi. Özkan, şöyle konuştu:<br />
"Önemli ama çok erken evrede. Çalışmalar daha çok genetiği değiştirilmiş hayvanlar üzerinde yapılıyor. Bunun yanında dokular üzerinde genetik değişiklik yapılması ya da farklı yöntemlerin geliştirilmesiyle de önemli mesafeler kat edilebileceğini düşünüyoruz. Bu aşamada yapılan araştırmalar erken deneysel çalışmalardır. Tıpa çok büyük faydası var, ancak şu an için hastalara bireysel olarak doğrudan fayda sağlayacak durumda olduğuna inanmıyorum. Gelecekte ise çok çok önemli gelişmeler vaat ediyor. Doku üretimi, hasarlı dokuların kurtarılması ve rejeneratif dediğimiz yeni dokuların geliştirilmesinde de çok büyük katkılar sağlayacak. Genetik değişiklikler oluşturmak, önümüzdeki dönemin en önemli konularından biri olacak."<br />
<br />
<strong>"YÜZLERCE HASTA BEKLİYOR"</strong><br />
Özkan, Antalya'nın bu alanda öncü çalışmalar yürüttüğünü ve çok sayıda hastanın nakil için sırada beklediğini de ifade ederek, "Antalya olarak bu sürecin oldukça içerisindeyiz. Mümkün olduğunca az hastaya zarar vererek, seçerek ve temkinli şekilde ilerliyoruz. Sadece yapmakla olmuyor, elde edilen tecrübeleri diğer organ nakillerine de yansıtıyoruz. Laboratuvar kısmında da çok güzel şeyler yaptığımızı düşünüyorum. Şu anda listelenmiş yüzlerce rahim nakli için bekleyen hasta var. Sağlık Bakanlığı'na verdiğimiz, her şeyi tamamlanmış, hasta çıksa yarın ameliyat olacak onlarca hasta olduğunu söyleyebilirim" dedi. – İHA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gercekalanya.com/nakilde-en-buyuk-hedef-riskleri-azaltmak</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Oct 2025 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercekalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gercekalanya-com/uploads/2025/10/omer-ozkan.jpg" type="image/jpeg" length="94076"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
