Sami Çaycoşar
Sami Çaycoşar
Yazarın Makaleleri
Hababam okulu (3)
Değerli okurlar. Bu konuyla ilgili ilk iki köşe yazımda,  Okulu tanıtmaktan,  Rahmetli Rıfat Ilgaz'dan bahsediyorum derken, sadece küçük bir haytalığımdan söz edebilmiştim. Ama bugün. Bana çok komik ve de ilginç gelen haytalıklarım,...
Hababam okulu (2)
Değerli okurlar. Salı günkü yazımda değindiğim gibi. Okula gelince. Okul, eski bir paşaya ait malikane üzerinde yer alıyordu. Çok güzel ağaçlarla bezenmiş geniş bir alanı, Koskoca havuzu ve çok düzgün bir futbol sahası bile vardı. Manolyayı...
Hababam okulu (1)
Rahmetli Rıfat Ilgaz'ın o meşhur 'Hababam Sınıfı”ndan esinlenip, ben de yazımın başlığını 'HABABAM OKULU” diye attım. Rahmetli ile epeyce kadeh tokuşturmuşuzdur.  O benim neredeyse iki mislim boyuyla, babacan, sevecen,...
Anılara yelken açmak  
Değerli okurlar. Birileri, 'Anılar yaşlıların bastonudur” demiş. Sanırım kimi dostlar, giderayak bastona yaslanmamı istemiş olacak ki, anılarımı yazmam konusunda sürekli ısrar edip duruyorlar. 80 yıl içinde bir sürü iyi, kötü,...
Vay beeee  
Durakta yanı başımda duran adamı görünce. 'Vay beee” Demiş bulundum. Bana bakıp. -Hayrola? Dedi. -Sizi tanımayı çok istiyordum. Birden yanımda görünce şaşırdım. -Ne diye tanımak istiyordun ki? Deyince apışıp kaldım. Ne diyeceğimi...
İlim ve Din (3)
Değerli okurlar. Bugün sizlere.  Genelde yanlış değerlendirilmesinden dolayı, beni sürekli rahatsız eden, kader konusuna değinmeye çalışacağım. Bırakın sıradan vatandaşları bizim kimi sözde din adamlarımız bile Kader konusunu yanlış...
İlim ve Din (2)
Değerli okurlar. Doğmaya dayalı inancın temeli olan, din ve Allah kavramlarına cuma günkü yazımda kısaca değinmeye çalışmıştım. Yaradan'a inancın doğuştan, din inancının ise sonradan, ondan, bundan öğrenildiğini net bir biçimde...
İlim ve Din (1)
Değerli okurlar. Belki ukalalık olacak ama!  Uzmanlık alanım olmadığı halde, Yüzeysel de olsa,   Çok önemli, o kadar da tehlikeli din konusuna girme cesaretini göstereceğim. Siyaset arenası başta olmak üzere, Birçok alanda, ...
Fıkracı Ali Bey
Hani derler ya. 'Herkes sakız çiğner de Hatice Hanım gibi kimse patlatamaz.” Fıkra da öyle. Herkes fıkra anlatır da, Herkes güldüremez. Güldürme işi başka Anlatma işi ise bambaşka. Buna, Beceri mi desek? Yoksa Kişinin sesi, diksiyonu...
Cami ve saray düşkünlüğü
Ne yalan söyleyeyim. Ne Osmanlı döneminde ne de bu son yıllarda. Ülkenin kalkınması ve gelişmesi, refah seviyesinin yükseltilmesi için sanayi yatırımlarından çok, saraylar, camiler, medreseler yapmakla meşgulüz! Geçmişte yapılmış yatırımlar...
İnsan kendisini beğenmezse çatlarmış 
Evrenin bir başka köşesinde, canlı var mı?  Bilmiyorum…  Ama gene de,  Böylesine sonsuzluğa uzanan bir büyüklükte.  Dünya küçücük bir nokta olmasına karşın. Canlı olduğuna göre. Evrenin bir başka noktasında da...
Değişip değişmemek
Ne demiş ustalar. 'Dünyada değişmeyen tek şey değişimdir.” Ustalar, demesine demişler de. Biz değişmekle değişmemeyi nasıl algılıyoruz? İnsanın çocukluğundan başlayarak ölene kadar, önüne bir sürü kavşaklar hatta çok sayıda...
Türkiye’de Türk ne kadar
Türkiye'de Türk ne kadar? Bilen var mı? Sanırım yok! Zaten azınlıktayız. Zamanla, Parmakla gösterilecek hale gelecek gibiyiz. Bunu nereden mi çıkarttım. Televizyona çıkan sanatçılardan tutun, haber olan suçlulara kadar bir sürü insanın...
Gülüp oynamaya başladık mı ne!
Tarihin bir döneminde,  Padişah vezirine, Vergi salmasını, sonra da milletin tepkisini gözlemesini söylemiş. Vezir gerekeni yapmış. Sonra da huzura çıkmış. Padişah.  Ne olduğunu, halkın nasıl bir tepki verdiğini sorar. Vezir. 'Değişen...
Olacak şey değil
İnanın kabak tadı verdi! Bırakın kabak tadını. İnsan. Bu kadarı da fazla. Demekten kendini alamıyor. Sözünü ettiğim rezilliği bilmem anlayabildiniz mi? Ülke insanı,  Korona virüsten kırılıyor. Her gün 250 nin üzerinde insanımızı...
Ölüm kol geziyor
Uzun süredir korona yüzünden. Dünyada 1.8 milyon. Türkiye'de ise 18 bin kişiyi kaybettik. Günlük can kaybımız 250 kişinin üstünde. Her yerde ölüm kol geziyor. Bugün için. Savunma anlamında. Hangi sanayiye öncelik vermeliyiz belli değil!...
Halüsinasyon
Değerli okurlar. Yıllarca, bir insanın nasıl canlı bomba olabildiğini,  Basit bir konu için, nasıl cinayet işleyebildiğini, İnsanların, nasıl onun bunun oyuncağı haline gelip olmadık kötülüklerin bir aracı olabildiklerini, hatta insanın...
Keşkelerimiz
Kime sorsan, 'Geçmişe dönük pişmanlık duyduğun keşke dediklerin var mı” diye, Çoğunluk, 'Geçmişte yaptıklarımın hepsinin arakasındayım.” Diyor. Aslında soruyu. Bir anlamda sözünün eri ya da dürüstlük, Hatta bir nevi...
Sosyal şizofreni (2)
Cuma günkü köşe yazımıza devam edersek, Yıllar boyu, ülkemize oradan buradan gelip yerleşmiş, çok farklı kültürlerden, çok fazla sayıda insan var. Son yıllarda bu sayı tavan yapmış durumda. Batı kültürüne ve de medeniyetine ulaşmayı,...
Sosyal şizofreni (1)
Toplum olarak. Yüzümüz hiç gülmüyor. Cadde ve sokaklarda, hatta evde bile suratlar bir karış. Herkesi potansiyel suçlu gibi görüyoruz. TV kanallarındaki haberlerde. Kadın cinayetleri. Kadın istismarları. Kadınlara, kızlara hatta çocuklara...
Dogmalarla iç içeyiz (2)
Her lafın sonunda 'Allah'a emanet olun”, Allah korusun”, 'Allah'ın izniyle” cümleleri artık sıradanlaşması bir yana, ağızlarda sakızlaşmaya başladı. 'Allah korusun”u,  Araçların önüne arkasına, oraya...
Dogmalarla iç içeyiz (1)
Değerli okurlar. Saf temiz. Özellikle bireye ve topluma zararsız. Her tür inanca saygılıyım. İnandığı şeyin özünden habersiz. Ondan bundan öğrendiğiyle, hatta duyduğuyla yetinen beyinlerin, inandıkları şeyle bile bir ilgilerinin olmadığını...
Yalan dolanlar (2)
Değerli okurlar. Cuma günkü yazımın devamından yola çıkarak. Kader konusunda. 'Gerçek ne? Sen ne düşünüyorsun?” diye soracak olursanız. Kader ya da alın yazısını, ben şu şekilde yorumluyor ve anlıyorum. Bu anlayışımın ne kadar...
Yalan dolanlar  (1)
Saygı değer dostlar. Sanırım çoğunuz beni yakından tanıyordur! Tabii ki tanımayanınız da oldukça fazladır. Demem o ki. Ben ilahiyatçı değilim. Ama. İlahiyatçı olmadığım halde uzun yıllar boyu dogmatik temele dayalı dinselliğe oldukça...