banner80
Tuğba Aldemir
Tuğba Aldemir
Yazarın Makaleleri
İki değil çok yüzlülük
Geçtiğimiz haftalarda bir gazetede İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kız öğrencilere tacizde bulunduğuna ilişkin bir haber yapıldı. KYK'da kalan kız öğrencilere büyükşehir belediyesi tarafından hijyen kiti dağıtılmıştı....
Öğretmenlerin günü
Her yılın Kasım ayının 24'ü kendi içinde bir şenlik taşır. Tüm öğrenciler öğretmenlerinin gününü kutlar. Bu kutlamaya hediyeler de eşlik edebiliyor. Her öğrenci kendi maddi durumuna bağlı olarak öğretmenlerine hediye verir. Bazı...
Taksim
Pazar günü birçok kişinin izinli olduğu, kendine zaman ayırdığı, dışarıya çıkabildiği bir gün içinde Taksim'de patlama olduğu bilgisini aldık. Bu olay kimsenin beklemediği ve herkesi şaşırtan bir olaydı. Günlük, haftalık rutinler...
Sevgi, saygı ve özlemle
İsmine şiirler, şarkılar, kitaplar yazılan bir kimse var. Aslında herkes gibi ama sanki kimse gibi de değil. Filmlere başarıları ve hayatı konu olmuş bir insan var. Ancak hikayelerini dinledikçe sanki hiçbir insan gibi de gelmiyor. Bir yaşama...
Hayal kırıklığı
HAYAL KIRIKLIĞI Geçtiğimiz günlerde Deniz Dülgeroğlu'nun bir podcastinidinledim. İsimlerimizin konulma hikayesine dair hepimize dokunabilecek bir anlatısı vardı. İsmimiz kim tarafından ve nasıl konulduğu aslında yaşam hikayemizin...
144 yıl sonra kadın başkan
İstanbul Barosu Genel Kurulu geçtiğimiz günlerde bir seçim yaptı. Baro başkanının seçileceği seçimde dokuz aday vardı. Filiz Saraç 144 yıllık baro tarihinde ilk kadın başkan oldu. Her zaman olumsuz şeyler olmuyor elbette. Arada yaşanan...
Kömür karası değil yüz karası
14 Ekim tarihinde Bartın'ın Amasra ilçesinde maden ocağında patlama yaşandı. Akşam saatlerine doğru gerçekleşen patlama sonucu 41 kişi hayatını kaybetti. Kendi imkânlarıyla kurtulmaya çalışan veya kurtarma ekipleri tarafından kurtarılan...
Kız çocukları günü
Geçtiğimiz günlerde herkes yakın olduğu kızının, yeğeninin veya kardeşinin fotoğraflarını sosyal medya hesapları üzerinden paylaşarak kız çocukları gününü kutladı. Rastladığımız fotoğrafları anımsayabilirsek tüm fotoğrafların...
Sansürlenen hayatlar
Dün sabah uyandığımızda dijital platformları kontrol etmek amaçlı hazırlanan yasa tasarının ilk iki maddesinin onaylandığı ve meclisten geçtiğine dair haber ile güne başladık. İnternet haber sitelerinde çalışan kişilere de basın kartı...
Damızlık kızın öyküsü
Margaret Atwood tarafından yazılan roman serisini okudunuz mu? Sevgili Atwood romanlarında bir distopya anlatır. Yaşanılan bir iç savaşta kullanılan kimyasallar nedeniyle doğurganlık düşmüştür. Bu nedenle kadınlar çalışmazlar ve devlet...
Öfke üzerine
Öfke, diğer tüm duygular gibi bir duygudur. Mutluluk gibi, üzüntü gibi, korku gibi bir duygudur. Ancak nedense öfke veya öfkeli olmak olumsuz bir şeymiş gibi düşünüyoruz. Belki de bu nedenle kontrol edilmesi gereken bir duyguymuş gibi görüyoruz...
Okullar açıldı
Bu hafta ülke genelinde farklı bir heyecan ile haftaya başladık. Sendromlu pazartesilerden, başlangıçların olduğu bir pazartesi yaşadık. Çünkü okullar açıldı ve milyonlarca öğrenci yeni eğitim öğretim yılına başlamış oldu. Dokuz...
Başlangıçların ayı: Eylül
Barış günü ile başlayan Eylül ayı tüm tatlı telaşları içinde barındırıyor. Yazın yavaş yavaş sonlanması, okulların açılması, tatilin bitip çalışmaların başlamasıyla memlekete veya okul hayatına geri dönüş başladı. Akademik...
Yüz yıllık zafer
Bu yıl Zafer Bayramı tüm ülke genelinde büyük bir coşku ile kutlandı. Büyük zaferi üzerinden tam 100 yıl geçti. Bizler konserler ve törenler ile bayramı kutlarken bir asır öncesinde yaşananlar doğrultusunda bugün kutlama yapabildiğimizi...
Yetişemiyor olma duygusu
Hızlıca geçip gitmeye devam eden yaz mevsimi sürecinde temmuz ayı sanki bir hafta gibi gelmişti çoğumuza. Yapmak istediklerimizi tam olarak yapamadığımız bir yazı yavaş yavaş geride bırakıyoruz. Elbette bu duruma ekonomik sıkıntıların...
Ekin Çiçeği
Ekin çiçeğini bilir misiniz? Ekin tarlalarının içinde yetişir. Her buğday tanesinin büyüme aşamasında onların adeta habercisi gibi çıkar ortaya. Tarla yemyeşil olduğunda veya sapsarı olduğunda görebiliriz bu çiçeği. Ancak bu çiçeklere...
Ağustos ayı kararlarımız
Ağustos ayının ikinci haftasındayız. Bu ay içerisinde birçok birey uzun zamandır ertelediği kararlarını uygulamaya başladı. Bu yönde kararlar aldı. Ertelenen işlerin, uzun zamandır yapılması planlanan ama bir türlü yapılamayan planların...
Cesaret Üzerine
Kendinizi bir şey yapmadan önce cesaretinizi toplama ihtiyacı içerisinde buldunuz mu hiç? Ben buldum. Basit bir kararı gerçekleştirmek için veya büyük bir değişiklik yapabilmek için cesaretimi topladım. Toplamak zorunda kaldım. Sonra çevreme...
Herkes diken üstünde
Geçtiğimiz günlerde öğle haberleri izleyeyim istedim. Ülkede ne olup bitiyor, gün arasında önemli bir olay olmuş mu diye bakmak istedim. Ancak gördüklerim karşısında dehşete kapıldım. Gün ortası haberlerinde vahşet, kavga, ölüm, cinayet...
KYK faizleri silindi
Son dönemde mezun öğrencilerin gündeminde alınan öğrenim kredilerin geri ödenmesi vardı. Daha doğrusu nasıl geri ödeyebileceklerine dair sorular vardı. Çünkü açıklanan borçlar ile alınan öğrenim kredileri arasında oluşan uçurumlara,...
Güneşli günleri beklerken
Güneşli günleri beklemek herkes için farklı bir anlam ifade ediyor. Bazıları için yazın gelişi, bazıları için eskiden yayınlanan Kerem Bürsin'in oynadığı bir dizi, bazıları için gelecek güzel günler anlamına gelebilir. Kim için...
Yardım kampanyası mı devletçilik oyunu mu?
SMA yani Sinal Müsküler Atrofi, son yıllarda çeşitli yardım kampanyalarında ismini duyduğumuz bir genetik hastalık. Oldukça pahalı tedavilerinin olması ve bebeklerde ölüm ile sonuçlanması toplumumuzda yankı uyandırmış durumda. Söz konusu...
Yeni nesil klavye delikanlıları
Çok da eski bir zaman olmasa da sanki asırlar öncesinde kalmış gibi duran ‘klavye delikanlılığı' meselesi vardı. Bilmem hatırlar mısınız? Klavyelerin arkasına sığınıp online platformlarda sözünü esirgemeden konuşup asla kendini...
Bir, iki, üç tıp
Çocukluğumuzda oynadığımız bir oyun vardı. Daha doğrusu bu oyun değil bir nevi susturulma yöntemimizdi. Ebeveynlerimiz veya öğretmenlerimiz susmamız gerektiği durumlarda bize çiçek ol veya bir iki üç tıp diyerek sakinlik sağlamaya çalışırdı....