• BIST 109.666
  • Altın 156,804
  • Dolar 3,8860
  • Euro 4,5765
  • Antalya 13 °C
  • Ankara 2 °C

YAZIN YEDİĞİN HURMALAR KIŞIN KIÇINI TIRMALAR..

İbrahim İpbüker

Hiç “üzülmedim” dersem çok doğru olmaz…

Bunun adı tam olarak “üzülmek” de değil aslında…

Şartlar ne olursa olsun her daim “insani duygularını” ön planda tutmaya gayret eden birisi olarak “içim burkuldu”…

Anlatayım…

“Daha düne kadar” diyebileceğimiz yakın geçmişte, Alanya Kaymakamlığı koltuğunda oturuyordu…

Hafif “kına yakılmış” havası uyandıran “sarımtırak” saçlarıyla, “mağrur devlet adamı” görüntüsü veriyordu…

O dönemlerde adı henüz “FETÖ” olmayan, su götürmez “vatan hainlerinin” oluşturduğu “hain yapı” ile yakın ilişkisi tespit edildiği için Alanya Kaymakamlığı görevinden alınıp, “İzmir Vali Yardımcılığı” görevine tayin edildi…

Yerine de yüreği vatan ve millet aşkıyla dolu, çalışkan, üretken, pırıl pırıl bir genç olan Dr. Hasan Tanrıseven atandı…

O günlerde Alanya basının da yazıp-çizdiği, AHEP Vakfı’na ait olan Konaklı’daki 15 dönüm arazi üzerindeki beş yıldızlı Kemal Bay Oteli’nin satışı gündemdeydi…

Alanya’nın “çiçeği burnundaki” Kaymakamı Dr. Hasan Tanrıseven, bu konuyla ilgili “Tüyü bitmedik yetimin hakkını kimseye yedirmem” diye bir açıklama yaptı…

En az 20 milyon euro değerindeki vakıf otelini birilerine “peşkeş çekerek” 8 milyon euro değer biçen “kınalı saçlı” Erhan Özdemir, “başına gelecekleri” bildiği için hemen “göreve iade” davası açtı…

Adeta devlete, hükümete “meydan okurcasına” dört defa dava açıp göreve iade edildi, dört defa da “geçici görevle” Alanya’dan uzaklaştırıldı…

Sürekli “gel-gitlerin” yaşandığı o dönemde “kınalı saçlı” Erhan Özdemir’in yanında olan bazı “karayağız” delikanlılar, “Kaymakamın suçu ne” diye sorup, Kaymakam Dr. Hasan Tanrıseven’i hedef tahtasına oturtmaya çalıştılar…

Şehit cenazeleri bahane edilerek, Alanya’da “Türk-Kürt çatışması” yaratıp,  memleketi karıştırmaya çalışan bazı provokatörler de Kaymakam Tanrıseven’i hedef gösterip, hain, alçak, şerefsiz FETÖ’nün ekmeğine yağ sürdüler…

Kaymakam Tanrıseven, her şeye rağmen eline Türk Bayrağı’nı alıp, meydana inerek “Yapmayın, Alanya’ya zarar vermeyin” diye haykırdı…

Evet, “övünerek” söylüyorum ki, o dönemde “oyuna gelmeyin” diye manşet atan, Alanya’yı karıştırmak isteyen provokatörlere karşı mücadele eden, vatandaşı uyaran tek gazete Gerçek Alanya Gazetesi oldu…

FETÖ’nün ekmeğine yağ süren o eylemler gerçekleşirken, Alanya yakılıp yıkılırken, “kınalı saçlı” Erhan Özdemir, “keyif içinde” kahvesini yudumluyordu, adım gibi eminim…

O günlerde FETÖ’cü Erhan Özdemir’i savunup, Dr. Hasan Tanrıseven’i hedef gösteren “karayağız delikanlılar”, şimdilerde hangi duygu içindeler, ne düşünüyorlar çok merak ediyorum doğrusu…

Her neyse, bu onların sorunu, onların vicdanı…

Derken, 15 Temmuz akşamı, bir avuç hain, alçak, şerefsiz tarafından gerçekleştirilen “darbe girişiminden” sonra, takkeler düştü, keller de göründü…

Hain darbe girişiminin başladığı ilk dakikalardan itibaren, Alanya Kaymakamı Dr. Hasan Tanrıseven gibi “dik duran, aslanlar gibi mücadele eden” halkımız sayesinde darbe girişimi başarısız olunca, Erhan Özdemir gibiler de “kaçacak delik” aradılar…

“Kaymakamın suçu ne?” diye soran “karayağız” delikanlıların aldığı “tokattan beter” yanıt da bu oldu zaten…

Hiç kimse kusura bakmasın, işte açık ve net bir dille söylüyorum…

Yukarıda özetlemeye çalıştığım bu “talihsiz” süreçte olan “Alanya’ya oldu”…

Bu süreçten sonra, “anlaşılmaz” bir şekilde yeniden Alanya’ya değil de İzmir Tire’ye atanan Kaymakam Dr. Hasan Tanrıseven gibi bir değeri kaybetti Alanya…

Hain FETÖ’nün yanında oldukları artık “gün gibi ortaya çıkan” provokatörlerin “gazına gelen”, bizim gibi “oyuna gelmeyin” diye manşet atıp, doğruları savunanları nerdeyse “vatan haini” ilan edenler, Alanya’ya ne kadar zarar verdiklerini sonradan anlayıp, “pişman olmuşlardır” mutlaka, bu da ayrı konu…

Uzatmayalım…

Yaklaşık 15 aydır “firari” olan “kınalı saçlı” Erhan Özdemir, geçtiğimiz günlerde Antalya polisinin yaptığı başarılı bir operasyonla yakayı ele verdi…

Hani yazının girişinde “içim burkuldu” dedim ya, ilk fotoğrafları görünce yaşadım bu duyguları…

Kına yakılmış havası veren “sarımtırak” saçlı Erhan Özdemir gitmiş, yerine “simsiyah” saçlı ve sakallı “karayağız” bir Erhan Özdemir gelmiş…

Niye?..

Tanınmamak için…

Bu yavşak, hain, alçak FETÖ’cülerle birlikte olmasa, suçsuz olsa niye “firar etsin”, niye “sahte kimlik” kullansın…

“İçim burkuldu” derken bunu kastettim işte…

Zaman bizim ve bizim gibi düşünenlerin ne kadar “haklı” olduğunu ortaya çıkardı…

Ancak, olan Alanya’ya oldu…

İçim bunun için burkuldu işte…

Bu meslekte söylemeyi hiç sevmediğim cümlelerden birisidir “haklı çıktım” demek…

Eskinin “kınalı kuzusu”, yeninin “karayağızı” Erhan Özdemir, “yazın yediğin hurmalar, kışın kıçını tırmalar” misali, yaptıklarının hesabını bir bir verecek elbette…

Nokta…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513