• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Antalya 16 °C
  • Ankara 5 °C

Uşaklara neden kızılır?

Av.Mehmet Tığlı

Psikolojide meşhur bir savunma yöntemdir “yansıtma”…

Paranoid bozukluklarda yaygın görülür. Kendisi ile yüzleşemeyen, kendini muhasebe etmekten kaçınan kişilerde zayıflıklarını kabullenemeyip kurtulmak istedikleri duygularını, karşısındakileri aitmiş, onlardan kaynaklanıyormuş gibi gösterip rahatlamaya çalışmaktır.

Yansıtma mekanizması kendi eksikliklerinden doğan hataları başkalarına yüklemek yada kendisine ait istenmeyen, kabul edilemeyen duyguları başkalarına yakıştırmak şeklinde ortaya çıkabilir. Kısacası kendi kusurunu başkasına yükleme sanatı.  Patolojik bir durumdur. Tedavi gerektirir. Yalancı birisinin diğerlerini yalancılıkla suçlaması veya başarısız bir öğrencinin başarısızlığını öğretmenin kendine takması şeklinde açıklaması gibi.

Ülkemiz genelinde en yaygın yansıtma dış güçlere yapılan yansıtmadır. Genelde idarecilerde görülür. Yönetemeyişinin sebebi provokatörler yada dış güçlerdir. Hemen damgayı yapıştırır Amerikan uşağı, İsrail uşağı. Bu uşaklar ve provokatörler olmasa ülkeye, şehre huzur gelecek, adalet gelecek, demokrasi gelecek, bilimde ve teknolojide ilerleyeceğiz,  insanlığa medeniyet nasıl olur göstereceğiz… Gösteremediğimiz için hedef olarak uşakları gösteririz. Vurun kahpeye… Ağanın uşağına düşman iken, uşağın ağası ile dostuz, müttefikiz. Ne diyelim, metresler birbirini sevmez. 

Kahpeye vurmak kolay, lakin kimse sormaz bu kahpenin pezevengi kim, ağası nerededir? Tuhaf değil mi uşağın ağası ile yemek yerken, iş tutarken ağanın uşağına vurmak? Dünyaya bedel ve Allaha iman etmiş Türk niye ağaya efelenmez de hırsını uşaktan çıkarır? Onu bunu suçlamak yerine, sen ağaya posta koyabiliyor musun ondan haber ver…

Kendi yetersizliğini örtmek için uşakları hedef göstermektense bu uşakların ağaları kim onu bilelim ve gereğini yapacağımız günü bekleyelim.

Genç ve dinamik nüfusa sahip bir millete ortak hedef göstermediğin zaman, memleketin yarısı diğer yarısını uşaklık ve hainlikle suçlar, ömrü birbirini boğazlamaktan öteye gitmez.

Ufku Arap yarımadasından öteye geçemeyen çöldeki bedeviye İstanbul ve Roma’yı işaret eden Peygamberin sözünü dinleyen Genç Hakan İstanbul surlarına dayanıp “Kayser’in sarayına örümcek perdedâr olmuş” demiş ve gereğini yapmıştır.

Dostça ve hoşça kalın…

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513