• BIST 107.197
  • Altın 271,151
  • Dolar 5,7299
  • Euro 6,3490
  • Antalya 12 °C
  • Ankara 0 °C

TZOB Genel Başkanı Alanya’da

TZOB Genel Başkanı Alanya’da
​​​​​​​Türkiye Ziraat Odaları (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar Alanya’da muz, narenciye ve domates hasadına katıldı. Alanya Ziraat Odası’nda Ziraat Odası Başkanları ile bir araya gelen Bayraktar, tarıma ve sorunlarına dair değerlendirmelerde bulundu.

Hatice Şekerci

Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, hasatlara katıldıklarını belirten Bayraktar, “19 Eylül’de Şanlıurfa’da, 23 Eylül’de Edirne’de,24 Ekim’de Ankara Beypazarı’nda çiftçilerimizle bir aradaydık. Birlikte hasat yaptık, çiftçimizin derdini, sıkıntısını dinledik. Bugün de Alanya’da muz, narenciye ve domates, Manavgat’ta zeytin hasadı yapacağız.Muzda son yıllarda üretimde hızlı bir artış var. 2010-2019 döneminde üretim 210 bin tondan 589 bin tona çıktı. Bu yeterli mi? Değil. Hala üretim açığımız var. Geçen yıl 155 bin ton muz ithal ettik, 67 milyon dolar da döviz ödedik. Son yıllarda büyük firmaların muz işine girdiğini görüyoruz. Küçük işletmelerimiz korunmalıdır. Aksi takdirde tarımda sürdürülebilirlik sıkıntıya girer.15 Kasım-15 Şubat arasındaki hasat döneminde ithalat yapılmamalı, paketleme ve nakliyedeki kayıp oranı azaltılmalı, vakumlama gibi teknolojilerle raf ömrü uzatılmalıdır. Ülkemiz domates üretiminde Çin ve Hindistan’ın ardından üçüncü sırada gelmektedir. Yayla seracılığıyla birlikte ülkemizde domates üretimi 12 ay boyunca devam etmektedir. Önemli bir ihraç ürünümüzdür. Fakat, ihraç pazarlarında yaşanan sıkıntılar zaman zaman üreticimizi zora sokmaktadır. Özellikle son 3 yılda ihracatta miktar ve değer bazında düşüşler yaşanmaktadır. 2010 yılında 476 milyon dolarlık ihracat gelirimiz, 2018 yılında 290 milyon dolara inmiştir. Yeni pazarlar bulmalı, ihracatı desteklemeliyiz.Ülkemiz narenciye üretiminde de önemli ülkeler arasındadır. Tüketimimizin yaklaşık iki katı üretimiz olması dolayısıyla narenciye ihracatı ülkemiz için hayati bir konudur. Yaş meyve sebze ihracatımızın miktar olarak yüzde 45’ini narenciye oluşturmaktadır. İhracatta yaşanan sıkıntılar doğrudan üreticimize yansımaktadır. Yeni pazarlar bulunmalıdır. İhracat iadeleri artırılarak gecikmeden verilmelidir. Olumsuz hava koşulları nedeniyle bu yıl üretim yüzde 12 dolaylarında azalmıştır. Bu bakımdan bu yıl ihracat da ihracat iadeleri de çok önemli bir hale gelmiştir.Hem muzda hem de domateste Antalya serada üretim büyük miktarlarda yapılmaktadır. Seralarda kurulum ve üretim maliyeti çiftçimizi zorlamaktadır. Bu maliyetler azaltılmalıdır.Son yıllarda afetler bir türlü peşimizi bırakmadı. Antalyalı çiftçilerimiz de afetlerden en fazla etkilenen çiftçilerimiz arasında yer alıyor. Üretim sezonunda ülke olarak aynı anda hem kuraklığı hem aşırı yağışları yaşayabiliyoruz.”Dedi.

ÜRETİM GİRDİ MALİYETLERİNİN BASKISI ALTINDA

Bayraktar, “Üretim, girdi maliyetlerinin baskısı altındadır. Girdi fiyatları enflasyonun çok üzerinde arttı. Çiftçi için üretim artık karlı bir faaliyet olmaktan çıktı. Antalya, ülkemizin sebze ve meyve cenneti. Özellikle, domates, biber, salatalık, patlıcan, kabak gibi sebzeler, narenciye, elma, muz gibi meyvelerde Antalya’nın ülkemize katkısı tartışılmaz.Peki, bu kadar değerli ürünü üreten çiftçimiz kazanıyor mu? Kazanmıyor.En son aldığımız fiyatlara göre, ülke ortalaması olarak, çiftçimizde mandalina 80 kuruş, patlıcan 94 kuruş, domates 1 lira 8 kuruş, kabak 1 lira 20 kuruş, sivri biber 1 lira 60 kuruş, salatalık 1 lira 83 kuruş. Bu fiyatlarla çiftçimiz nasıl kazanç sağlayabilir?Fideyi, fidanı, tohumu, gübreyi, ilacı, mazotu nasıl satın alabilir?Çiftçimiz, kazanamazken, tüketicimiz uygun fiyatla ürün tüketebiliyor mu?Bunu da göremiyoruz.En son aldığımız fiyatlarda bunu da göremedik.Tüketicimiz, ortalama 3 lira 68 kuruşa mandalina, 3 lira 42 kuruşa patlıcan, 3 lira 41 kuruşa domates, 5 lira 4 kuruşa sivri biber, 3 lira 38 kuruşa kabak, 4 lira 67 kuruşa salatalık alabildi. Tarla ile market arasındaki fiyat farkı, mandalinada 4,6, patlıcanda 3,6, domates ve sivri biberde 3,1, kabakta 2,8, salatalıkta 2,5 katına ulaşıyor.Örtü altı üretimin yaygın olduğu Antalya’da çiftçimizin en önemli masraflarından biri de elektrik gideridir.Bugün konutlarda elektriğin kilovatsaati 69,3 kuruşken, tarımda 80,6 kuruştur.Bu fiyatlarla çiftçimizin elektrik faturasını muntazaman ödemesi mümkün değildir.80,6 kuruşluk elektrik fiyatıyla, sulamanın da seracılığın da altından kalkılmasına imkan yoktur.Yine de çiftçimiz, bu kadar zor bir işin altından kalkmaya çalışmaktadır. Üretimin sürdürülebilirliği ve verimliliğin sağlaması için başta elektrik, sulama, ilaç, gübre, mazot, yem olmak üzere girdi maliyetleri acilen düşürülmelidir. Zaman geçirilmeden tarım ve hayvancılıkta, elektrik üzerindeki yüzde 18’lik KDV sıfırlanmalıdır.Yüzde 1 Enerji Fonu ve yüzde 2 TRT payı kaldırılmalıdır. Çiftçimizin her ay elektrik parası ödemesinin imkanı yoktur. Elektrik tahsilatı hasat dönemlerinde yapılmalıdır. Bir diğer ve can alıcı sorumuz borçlardır. Çiftçimizin borçları çevrilemez hale geldi. Çiftçimizin üzerindeki borç yükü hafifletilmeden üretimin sağlıklı sürmesine imkan yoktur.” İfadelerini kullandı.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513