• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Antalya 20 °C
  • Ankara 3 °C

Tüm zorluklara rağmen aşkı yaşamak…

İbrahim İpbüker

Sağdan, soldan, aşağıdan, yukarıdan nereden bakarsanız bakın, nasıl hesaplarsanız hesaplayın, “30 yılı çoktan geride bıraktım” bu meslekte…

Özel yaşamımdaki “aşk hayatımı” bu zamana kadar el alem gibi becerememiş olmamın altında yatan asıl gerçek, “işime gerçekten aşık olmam” diye düşünürüm hep…

Ya da “aşk-meşk” mevzularında “son derece beceriksiz, tahmin bile edemeyeceğiniz kadar yeteneksiz” bir herif olmam gerçeğine karşı kendimi böyle “avutuyorum”, bilemiyorum artık…

1980’li yılarlın tam ortasında “çırak” olarak başladığım bu mesleğe kısa sürede “aşık oldum, tutuldum”…

Üstüne de başka bir “aşk” tanımadım zaten,  tanıyamadım…

Daha “çocuk” denilecek yaşta “çırak” olarak adım attığım bu mesleğin, “günlük çıkan gazete sahibi” sıfatı da dahil olmak üzere her aşamasında, her kademesinde bulundum…

Geçtiğimiz günlerde çıkan “Hamamdaki Kurna ve Düğündeki Zurna” isimli ikinci kitabımın arka kapağındaki yazıda da vurguladığım gibi, “ye kürküm ye” denilecek bir meslek olmamasına ve en başta babam, namı diğer “Kel Ali” olmak üzere pek çok yakınım tarafından sürekli “eleştirilmeme” rağmen bu aşktan hiçbir zaman vazgeçmedim…

Aylarca hatta yıllarca “işsiz kalmama” rağmen, vazgeçmeyi “düşünmedim” bile…

İki erkek evlat babası olduğum evlilik hayatımın yıllar önce bitmesinin en önemli nedenlerinden birisinin, bu meslekten kaynaklanan “yaşam şartları” anlamındaki zorluklar olduğunu bile bile “vazgeçmedim bu sevdadan”, vazgeçemedim…

Parası bol, zahmeti az olan başkaca “cazip iş tekliflerine” karşı “kusura bakmayın, anam, namı diğer Sevim Hanım beni yazı yazsın, haber üretsin, gazete sayfası yapsın diye doğurmuş” şeklinde yanıtlayarak geri çevirdim, elimin tersiyle ittim adeta…

Yıllar yılları kovaladı, “acımasızca” hemde…

Bu mesleğe adım attığım memleketten kopup, uzun zaman İstanbul’da devam ettirdiğim meslek hayatımın son beş yılında Alanya’dayım…

Alanya Gazeteciler Cemiyeti’nin bana göre “efsane olmuş” Başkanı Mehmet Ali Dim sayesinde görev yaptığım, buradaki “ilk göz ağrım” olan Alanya Postası Gazetesi ile yollarımızın ayrılmasından sonra, sevgili patronum Fazıl Tunç’la yollarımız birleşti…

Halen Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptığım Gerçek Alanya Gazetesi’nde “dolu dolu iki yılı” geride bıraktık…

“Dolu dolu iki yıl” diye özellikle vurguladım…

Anlatayım…

Varlık, yokluk, zorluk, mücadele, arkadaşlık, dostluk, ağabeylik, kardeşlik, dostluk, düşmanlık, bol dedikodu, sevinç, hüzün, çaresizlik, çare…

Arkadan vurulmak, yürek yüreğe savaşmak, omuz omuza mücadele etmek, kalabalık, yalnızlık, ihanet, dayanışma...

Ayrılıklar, yeni buluşmalar, usta kalemler, genç gazeteci adayları, yeni heyecanlar, etkili manşetler…

Alanya sevgisi, Alanyaspor sevdası…

Aklınıza ne gelirse her şey, her duygu vardı bu iki yılda…

Sadece ve sadece “pes etmek” hariç…

Ülkenin, Alanya’nın son iki yıldır yaşadığı “olumsuzluklardan” kaynaklanan tüm zorluklara rağmen, asla ve asla “pes etmeyi” düşünmedik, düşünmedim…

Yeri geldi “dişimizi tırnağımıza takıp” çıkardık bu gazeteyi…

Kuruluşundan itibaren içinde olduğu bu gazete, “elimde doğduğundan” olsa gerek, “çocuğum” gibi oldu hep…

Böyle hissettim, böyle baktım…

İşte bu nedenle de üst üste yaşadığımız tüm zorluklara, tüm sıkıntılara karşı “pes ederek” bu çocuğu “yok etmek” hiç gelmedi içimden…

Evet, gerçekten çok zorluklar yaşadık, hala da yaşıyoruz ancak bunların hiç birisi “acıtmadı, incitmedi, üzmedi” şahsımı…

Tam aksine, engelleri tek tek aşmaktan ve aşıyor olmaktan “büyük keyif aldım”, alıyorum…

Bizim için önemli olan tek şey, “Alanya halkının bize destek olması, inanması, güvenmesiydi”…

Sizlerin de desteği ile, sizlerden de aldığımız güç ve cesaret ile oldukça zorlu ve dolu dolu iki yılı geride bıraktık…

Bu süreç içerisinde, ekip olarak işimizi yaparken en küçük bir “zorluk” çıkarmayan, tam aksine elinden geldiği kadar “önümüzü açmaya” gayret eden, “gazetecilik” anlamında şahsıma “güvendiğine” inandığım, sevgili patronum Fazıl Tunç’a çok teşekkür ederim…

Halen “ekip ruhunu” yaşadığımız Ahmet Tunç, Berker Pakna, Gülay Şahin, Hafize Demirel, Aynur Özkaya ve Fatma Kara başta olmak üzere, yollarımızı ayırmış olsak da bu gazeteye emek veren geçmişteki tüm ekip arkadaşlarıma çok teşekkür ederim…

Ve elbette ki siz değerli okuyucularımıza “sonsuz” teşekkürlerimi sunarım…

Şu anda elinizde tuttuğunuz Gerçek Alanya Gazetesi sayesinde bu mesleğe bir kere daha “aşık oldum”…

Darısı “diğer türlü aşka” diyelim ve noktayı koyalım…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513