• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • Antalya 29 °C
  • Ankara 18 °C

TATİLCİYLE TURİZMCİNİN TEN UYUŞMAZLIĞI

Fazıl Tunç

Rus uçağının düşürülmesiyle başlayan ve akabinde gelişen terör olaylarıyla her geçen gün ivme kaybeden turizm, Mayıs ve Haziran aylarında, beklenenin de üzerinde bir dibe vuruş yaşayınca turizmci gözünü 9 günlük bayram tatilinde yerli turiste dikti.

Rus ve Avrupalı turistten neredeyse tamamen umudunu kesen turizmci, sosyal medya ve televizyon kanallarında yaptığı inanılmaz kampanyalarla zaten tatil imkanı kısıtlı olan Türk insanının beynini tatile odakladı. Geceliği 70-100 liraya her şey dahil tatil imkanını yakalayan Türk halkı da bu fırsatı kaçırmak istemeyip, varını yoğunu ortaya koyarak Alanya ve çeşitli tatil beldelerine akın etti.

Haziran ayını boş geçiren turizmci, yerli müşteriyle de olsa dört gözle yüzde yüz doluluğu yakalayacağı bayramı heyecanla bekliyor, tatilci de çoluk çocuk 9 günlük keyif sürecinin hayalini kuruyordu.  Beklenen gün geldiğinde herkesin yüzünün güleceği, hatta yıllardır aralarında soğukluk olduğu bilinen yerli tatilciyle Türk turizmcisinin arasında iyi bir barış havası oluşturulacağı, belki bundan sonraki krizlere karşı yerli tatilcinin uzun soluklu bir çözüm aracı olacağı bile hayal ediliyordu.

Nitekim bayram tatili başladığında Alanya çok kısa sürede yüzde yüz doluluğa ulaştı. Oteller dolmuş, 2 aydır sosyal medyada fotoğrafları yayınlanan boş sokaklar, iğne atsan yere düşmez sokakları haline gelmişti. Ama, turizmcinin aşırı davetkar tavrı ve yerli halkın bu talebi biraz da çaresizlik görerek aşırı yüklenmesi, hoyrat tavırlar sergilemesi, inanılmaz bir ten uyumsuzluğunu ortaya çıkardı.  Herkesin yerli tatilciyle turizmci arasında büyük bir aşkın başlangıcı olacağını beklediği Ramazan Bayramı, tam bir kaosa ve kabusa dönüştü.

Bazı tatilciler otellerde yer yok diye parklarda ve banklarda yatma saygısızlığını gösterirken bazı otelciler de oteller boş olduğu halde yerli turistin bir kısmının, yakaladığı başıboşluktan dolayı sokakta yatmayı tercih ettiğini belirterek, ‘’Böyle turist olmaz olsun’’ şeklinde demeçler verdiler.  Yerli turistlerin kılık kıyafetleri, arabalarını rastgele yerlere park etmeleri, 300-500 metrelik mesafeleri bile yürümek yerine arabayla gitmeyi tercih etmeleri nedeniyle trafiğin sık sık kilitlenmesi Alanya halkını, hatta esnafını çileden çıkardı. Bir de oturdukları yerlerde bıraktıkları çöpler buna eklenince, 4 gözle beklenen yerli turistler istenmeyen adam ilan edildi.

Sosyal medyada bu durumun çok fazla yansıması oldu. Kimileri, yerli turistleri, yabancı turistler sahilde sevişirken bir şey demiyorsunuz diye savunurken, kimileri yabacı turistler sevişse de birbirlerini taciz etmiyorlar bari yorumlarını yaptılar.

Ne yazık ki bazı yerli turistler işi taciz boyutuna da getirdiği, bu yüzden bazı otellerde kavgalar çıktığı, bazı yerli turistlerin kaldıkları otellerde yabancı kadınların odalarının kapısını çalıp, sonra da ‘’pardon’’ dediklerini bizzat otel işletmecilerinden öğrenmiş bulunmaktayım. Bu da yetmez gibi otelin eğlence merkezlerinde Türk erkek tatilcilerin, az sayıdaki Türk tatilci kadınlara da bazı tacizlerde bulunduğu, bu nedenle kavgalar yaşandığı da  bizzat otel sahipleri tarafından telaffuz ediliyor.

Bir otelcinin yorumu ise gerçekten manidar. ‘’Arkadaş, kötü giden sezona ilaç olsun diye yaptığımız bayram kampanyası çok ters tepti. Otelde kalan yabancı turistler, inanılmaz rahatsızlık yaşadı. Bazıları otelden ayrılmak istedi, bazı turistler de önümüzdeki bayram tarihlerini öğrenmek istedi. Çünkü bir daha bayramda Alanya’ya gelmek istemediklerini söylediler. Yani biz bayramı kurtaralım derken sezonu kaybetme riskine girdik.’’

Bu durum, hem Türk turizmi, hem de Türk insanının imajı açısından gerçekten de üzücü. Dedim ya bu bayram herkese iyi bir ders, bayramın asıl kazancı da bu olsun.

Yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan çıkar misali, krizden dolayı bu kadar ısrarcı ve davetkar olan turizmci mi, yoksa krizi fırsat, fırsatı ganimet bilerek kendi Alanya’nın üzerinde görüp, istediği gibi davranan, kural tanımayan tatilci mi suçlu tartışması daha uzun süre devam edecek gibi görünüyor.

Gerçek olan şu, bu durum herkes için iyi bir ders oldu.  Turizmci, az kazansa da önümüzdeki bayram daha temkinli kampanyalar yapacak.  Esnaf, gardını ona göre alacak. Belediye, kaymakamlık ve emniyet daha etki önlemler alarak Alanya’nın, tüm krizlere rağmen bu kadar hoyratça kullanılmasına izin vermeyecek diye düşünüyorum.

Evinize gelen misafirin davranma biçiminin, biraz da evinizde gördüğü düzene ve sisteme bağlı olduğunu asla unutmayın. Sizin ayakkabı ile girdiğiniz eve misafiriniz de ayakkabı ile girer. Dün akşam facebookta da paylaştım. Otellerin ve lüks sitelerin karşısına tüp deposu yaptırırsanız, sokakta düğün yapılmasına, havai fişek atılmasına izin verirseniz, kasksız motosiklet kullanılmasına müsaade edersiniz, hatta polisiniz kasksız motosiklet kullanırsa, apartmanları kayıt dışı şekilde otel gibi günübirlik kiralarsanız, aynı işyerinden yan yana on tane açıp, hepsinde de turiste farklı fiyat çekerseniz, kaldırımları sözde marka restoran ve kafelerin işgal etmesine izin verirseniz, gazeteciyi sokmadığınız plajlara pantolonlu, uzun donlu adamları sokarsanız, hatta plajların sadece röntgenleme yeri olarak görenleri ayıklayamazsanız, Suriyeli ve Iraklı’yı turist gibi görürseniz, kırtasiyede dondurma sattırırsanız, otellerin depolarını müşteri var nasılsa diyerek oda gibi kiralarsanız, kusura bakmayın Konyalılar da, Eskişehirliler de Antepliler de bu boşluğu fark ederek her hakkı kendinde bulur.

Önce dünya şehri olmanın gereklerini yerine getireceğiz, sonra da bunu görmeyenlere biraz eğitimle, biraz cezayla biraz da örnek olarak göstereceğiz ki, onlar da dünya şehrinde olmanın bilinci içerisinde hareket etmek zorunda hissetsinler kendilerini.

Tüm olumsuzluklara rağmen bayramla birlikte Alanya’nın ekonomik olarak biraz nefes aldığını düşünüyorum ve önümüzdeki 2-3 ayın da iyi geçeceği umuduyla herkesin geçmiş bayramını kutluyorum.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513