• BIST 106.826
  • Altın 268,740
  • Dolar 5,6873
  • Euro 6,3038
  • Antalya 21 °C
  • Ankara 8 °C

Tarihte kara bir sayfa; neden?

Zeliha Daşıyıcı

Kırık dökük bir duvar, üstünde oturmuş iki elini başına koymuş, kara kara düşünüyordu.
Neydi paylaşılmayan?

Henüz aklı ermiyordu. Yaşı 7’yi deviriyordu. Teneffüs ettiği hava ise barut  kokuyordu. Umursamıyordu bile alışmıştı. Savaş oyunları ile büyüyordu. Büyüyünce oda asker olacaktı. Olacaktı da ne olacaktı? Düşündü, düşündü bir an saçlarını karıştırdı. Alnında biriken ter tanelerini sildi.

Öldürmek kolaydı her gün yaşıyordu. Ölüm minicik aklında bir köşeye yerleşmişti bir kere. “barışı” düşünemiyor, manasını da bilmiyordu. O, minicik çocuk ölümlerini görerek büyüyordu. Başka ülkelerin çocukları gibi, sapan kullanamıyordu. Ama iyi gözcülük yapıyordu. Sıcacık kalbi bir an tekledi, ya ben, ya ben diye inledi. O da ölecekti biliyordu. Bunu çoktan öğrenmişti. Delikanlı olabilecek şansı düşünemiyordu bile.

Büyümek, rüya gibi bir elmanın yarısı  gibiydi, yaşam ve ölüm. İkisi de burnunu ucundaydı. Büyük bir gürültü ile kendini yere attı, toz dumandı her yer! Her zamanki gibi sindirme ateşiydi. Korkmuyordu, şunun şurasında, bir elmanın yarısı gibi idi, yaşam ve ölüm. Sessizce doğruldu yattığı yerden, işte ne oldu ise o anda oldu! Garip bir acı duydu, başında bir yerlerde. Bu da bir oyun muydu neydi? Acıyla karışık bir mutluluk duydu.

Son buldu korkular, kaçışlar, sığınaklar, beklemeler! İşte minicik kalp ansızın durdu. Elleri havada, sanki nedenleri sorar gibiydi. Tarih sayfalarını kararttı, sevgilerin  üstü örümceklenip  küf attı. İnsanlar hata üstüne hata yaptı. Yenilikleri zafer yerine hüsran, 21 inci yüz yıla girerken, Bosna Hersek’te İlk insanları bile arattı!

İşte biz insan haklarından bahsedenlerin öyküsü yeniden başlıyor, dünyadaki savaşlar yetişkinleri öldürmekle kalmıyor, çocukları nesilleri de kurban ediyor!

NOT: Ben bu yazıyı televizyonlarda Bosna Hersek savaşını seyrederken, küçük bir çocuğun duvar üstünde otururken seyredip yazmıştım. Rahmetli Sakıp Sabancı bey, okumuş ve çok beğenmiş, çoğaltıp personeline dağıtacağını söyleyip, benden adresimi almıştı. Bir hafta sonra bana imzalı bir kitabını gönderip teşekkür etmişti.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513