• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • Antalya 29 °C
  • Ankara 18 °C

Sorunlara pratik çözümler bulmak önemlidir…

İbrahim İpbüker

Öyle dışarıdan görüldüğü kadar “kolay değildir” bu işler, iyi bilirim…

Her ne kadar hayatımda hiç “belediye yönetmemiş” olsam da, kendi çapımda “yöneticilik” yaptığım yerler olmadı değil…

Bıyıklarımızın “yeni terlemeye” başladığı yıllarda, mahallenin “gelecek vadeden” gençleri olarak birleşmiş ve “Orhan Baba’yı Sevenler Derneği” kurmuştuk, hiç unutmam…

Mahallenin “gelecek vadeden gençleri” arasında “en gelecek vadeden genci” ben olduğum için, seçime filan gerek duymadan, tartışmasız bir şekilde şahsımı dernek başkanı olarak atamışlardı arkadaşlar…

İlkokul ve ortaokul yıllarımda yaptığım “sınıf başkanlığı” görevlerini saymazsak, “profesyonel” anlamda ilk “yöneticilik tecrübemi” işte bu derneğe borçluyum…

“Orhan Baba’yı sevenler Derneği de neymiş” diye düşünüp, olayı hafife almayın lütfen…

Karşımızda mahallenin diğer gençleri tarafından kurulan “Müslüm Baba’yı Sevenler Derneği” gibi, büyüklerin çoğunluğunun da destek olduğu “güçlü” bir rakip bulunduğu için amansız bir “rekabete” girmiştik…

Neler yaptık neler, birisini anlatayım…

Bir gün rakip derneğin, üniversite öğrencilerine yönelik bir “çay partisi” düzenleyeceğini duyduk, misal…

O yıllarda “sosyal faaliyet” alanları şimdiki gibi fazlaca olmadığı için, “çay partisi” gibi organizasyonlarla kendi başlarının çaresine kendileri bakardı gençler…

Müslüm Babacıların çay partisi düzenleyeceğini duyunca moralimiz bozulmuştu doğrusu…

Dernek Başkanı olarak, rakiplerin bu hamlesini bozmak ve “karşı hamle” yapmak görevi de bana düşüyordu doğal olarak…

Çay partisinin düzenleneceği mekanın adını duyar duymaz “pratik çözüm üretme” konusunda yıllarca çok işime yarayan beynimde flaşlar patlamaya başladı…

Gazetecilik mesleğine yeni adım attığım, bir başka ifadeyle “çaylak muhabir” olduğum o dönemde aklıma gelen ilk “pratik çözümü” uygulayıp, resmi bir kuruma ait mekanın sorumlusuna rakip derneği “ispiyon etme” yöntemiyle çay partisini iptal ettirdim…

Hemen başka bir “özel mekan” ayarlayarak, aynı tarih ve saatte Orhan Baba’yı Sevenler Derneği olarak alternatif bir çay partisi organize ettim…

Başka seçenek olmadığı için, bizim parti tıklım tıklım doldu doğal olarak…

Demem o ki, karşınıza çıkan sorunlarla ilgili “ağlayıp, sızlamak” ya da “dizinizi dövmek” yerine, “pratik çözümler” üretebilmek son derece önemlidir…

Yazının en başında da dediğim gibi, aslında öyle “görüldüğü” kadar kolay da değildir bu işler…

Her babayiğidin ortaya koyabileceği bir “yetenek” değildir yani…

Bunun için öncelikle “mazeret üreten” değil, “sorun çözen” bir yönetim anlayışına sahip olmak lazım…

Tıpkı Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel gibi…

Hanımlar, beyler bakın…

Bugün Büyükşehir Yasası’ndan dolayı, Alanya’da “mazeret üstüne mazeret” üretebilecek tek kişi Belediye Başkanı Adem Murat Yücel’dir…

İstese her gün, her saat, hatta her dakika çıkıp, istediği konuda istediği şekilde “mazeret üretir” ve hiç kimse de “Başkan kusura bakma ama sen haksızsın” demez, diyemez…

Ama bunu ısrarla yapmıyor Başkan Yücel…

Yapmıyor, çünkü “mazeret üreten” değil, “sorun çözen” bir yönetim anlayışına sahip…

Bu anlayış, gerçekten çok ama çok önemli…

Alanya’nın “çöpünü toplama” konusunda en başından beri ne sıkıntılar çektiğini, nasıl “saçma sapan” ve “engelleyici” durumlarla karşılaştığını adım gibi biliyorum…

Ama bunların hiç birisini “gündeme taşıyıp” şikayetçi olmadı, mazeret olarak göstermedi…

“Bu halk beni başkan seçtiyse, ben bu çöpleri toplamak zorundayım” diye düşündü ve her türlü “engelleme çabalarına” rağmen ortaya koyduğu “pratik çözümlerle” sorunu aşmasını bildi…

Bunu yaparken de “en az maliyetle en iyi hizmeti ortaya koyma” prensibinden asla vazgeçmedi…

“Şeytan taşlamaktan ibadet etmeye vakit bulamıyorum” diye bir laf vardır hani…

Bu laftan yola çıkarsak, Başkan Yücel “taşlamayı” değil sadece “ibadet” etmeyi tercih etti…

Bu memlekete özellikle “pratik çözümler üreterek” hizmet etmek de bir ibadettir bana göre…

Hem de en kutsalından…

Başkan Yücel, geride bıraktığı iki yıl içerisinde bunu fazlasıyla yaptı…

Önünde üç yıl gibi bir zaman daha var…

İnanıyorum ki, bu üç yılı da en iyi şekilde değerlendirecek ve “Alanya’nın efsane başkanı” olma yolunda emin adımlarla ilerleyecek…

Sonrasında da bir “beş yıl daha” yönetecek bu kenti…

Ağlayıp, sızlamadan, “mazeret üretmeden”…

Pratik çözümlere imza ata ata…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513