• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Antalya 20 °C
  • Ankara 14 °C

Sanal alemde her ‘‘sallayana” inanmayın..

İbrahim İpbüker

Şimdilerde çok daha iyi anlıyorum ki, her şeyin “kahrını, sıkıntısını, zorluğunu” bizim kuşak çekmiş…

Habere ulaşmak, bilgi almak kolay hiç kolay değildi o dönemlerde…

Polis adliye muhabirliği yaptığım dönemlerde kulağımda polisi dinleyen telsizle uyumuşluğum çoktur…

“Haber atlama” gibi bir lüksümüz yoktu…

Gaflete düştük “atladık” diyelim…

Bir kare “fotoğraf filmi” bulmak için çekmediğimiz çile kalmazdı…

“Fotoğraf filmi” diyorum...

Şimdiki gençlerin çoğu bilmez bunun ne demek olduğunu…

Hepsinin elinde canavar gibi fotoğraf çeken cep telefonları var, nereden bilsinler…

Karanlık odada film sarmayı, banyo etmeyi, karta basmayı…

Bizim için zordu belki ama çok keyifliydi inanın…

İçinde “emek” vardı çünkü, “alın teri” vardı…

Zerre kadar “şikayet” etmeden severek, keyif alarak, mutluluk duyarak yapardık işimizi…

İşin içinde “üretmek” vardı çünkü…

Adına “sanal alem” de denilen sosyal medyanın şimdiki halini görünce o eski günler geliyor hep gözümün önüne…

Sahi, “sanal alem” de deniliyor değil mi…

Sanal…

“Gerçek olmayan, zihinde tasarlanan, hayali şeyler” yani…

Günümüzün sosyal medyasını tarif etmek için “curk” diye oturuyor sanki…

İşini gücünü bırakıp, bu alemde “etkin olarak” yer alanların pek çoğu da bunu yapıyor bana göre…

Gerçekte öyle olmadığı halde, “zihninde tasarladığı” gibi yansıtıyor hem kendisini hem olayları…

Bir de kendini “gizleyenler” var bu alemde…

Dün anlattığım “sarışın bomba” gibi…

Öyle sarışın bombaların sesini duyar duymaz anlıyorsun ne olduklarını ama bunlar, sarışın bombalara göre çok daha “sahtekar” çok daha “ahlaksız” ve çok daha “kişiliksiz” yaratıklar…

“Feyk hesap” mı ne, öyle bir şey diyorlar bu taktiğin adına…

Başka kılıklara bürünerek sallıyorlar ortaya aslı astarı olmayan şeyler…

Ya da birilerine saldırıyorlar…

“Götlerinden korkan” zavallılar bunlar ama tıpkı kendileri gibi “zavallı” olan pek çok kişi düşüyor bunların tuzağına işte, yapacak bir şey yok…

Keşke ilk yıllardaki gibi “masum kalabilseydi” bu olay ama bizim insanlarımız “çok masum” değiller maalesef…

Bir de işin “internet gazeteciliği” boyutu var…

Bu cephede de durum “içler acısı” maalesef…

Adı “gazete” ama hiçbir masrafı yok…

8-10 dolara bir isim satın alıyorsun, 300-500 liraya da bir site kurdurtuyorsun, hepsi bu…

Geç bilgisayarın başına, salla babam salla…

Kağıdı yok, boyası yok, baskı maliyeti yok, personel maaşı yok, vergisi, SGK’sı yok…

Sorumluluğu yok…

Bir haber verdin misal, salladın yalan yanlış bir şeyler…

Hiçbir mahsuru yok, ortalığı karıştır, sekiz-on dakika sonra geri çek haberi…

İstismara bu kadar net bir şekilde açık…

Bazı şeyleri suistimal etmeye bu kadar müsait…

Yanlış anlaşılmasın sakın…

İşini ciddiyetle yapan, sorumluluğunu bilen, dürüst, namuslu internet gazeteleri de var elbette…

Ve “geleceğin gazeteciliği” bu şekilde olacak, biliyorum…

Sözüm asla onlara değil…

Kaldı ki bu işi dürüst, ciddi, namuslu ve sorumluluğunu bilerek yapanlar zaten yazdıklarımı “üzerlerine almazlar hatta destek verirler”

Bu işi “mide bulandırıcı” şekilde “gayri ciddi” yapanlar, doğru yapanlara da zarar veriyorlar çünkü…

Onların da “inandırıcılıkları” zedeleniyor…

Aynı kulvarda oldukları için, ciddiyet ve güvenilirliklerine leke düşüyor…

Uzun lafın kısası, “sanal alem” denilen kulvarda durumlar böyle…

Siz siz olun, her gördüğünüze inanmayın, her “hıyar” gösterinin peşinde koşmayın…

Ve “ciddiyet” arayın, gaza gelmeyin…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513