• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Antalya 20 °C
  • Ankara 3 °C

Piştide "vale" olmak da var, okşinde "as" olmak da...

İbrahim İpbüker

Lise öğrenciliği dönemi 12 Eylül 1980 darbesinin “tazeliğini koruduğu” yıllara denk gelen bizim kuşak için “siyasetle ilgilenmek yasak” olduğundan, okul dışındaki zamanlarımızı “kahvehane köşelerinde” oyun oynayarak geçirmek zorunda kaldık…

Bu nedenle, her türlü “kağıt oyunu” da dahil olmak üzere çok iyi “bilardo oynarım” misal…

Tavlada asla ve asla “rakip tanımam” zaten, kendine güvenen varsa buyursun, 7/24 açığım meydan okumalara…

Her ne kadar çok uzun yıllardan beri elime almasam da, “uzmanı olduğum” ve çok sevdiğim kağıt oyunları da vardır…

“Pişti” oyununa bayılırım misal, hele hele bir de “eşli” olursa tadından yenmez…

Kahvehane köşelerinde sürtmek zorunda kaldığımız o dönemlerde “dört pişti ibo” derlerdi şahsıma…

Her el en az “dört pişti” yapmazsam içim rahat etmezdi…

Bilmeyeniniz yoktur eminim, bu “pişti” oyununun “en kral kartı valedir”…

Pişti oyununda ne “kız” tanır ne de “papaz”…

Toplam 52 kağıttan oluşan destenin sıralama olarak aslında “en büyüğü” olan “papaz” bile o haşmetli duruşuna rağmen “pişti” oyununda “vale” karşısında çaresiz kalır…

Ama misal “okşin” ya da “hoşkin” diye bilinen oyunda kazın ayağı hiç böyle değildir…

Piştide “kral” olan vale, okşin oyununda papazın ancak “yarısı” kadar değere sahiptir…

Bu nedenle de valenin “en gıcık” olduğu oyun “okşindir”…

Bunu bizzat kendisinden duymuştum bir zamanlar, hiç unutmam…

Piştiden vazgeçip, okşin oyununa sardığımız dönemlerde rüyama girmiş ve “abi ne güzel pişti oynuyordun ve en az beş yapıyordun, okşin oyununda fazla sözüm geçmiyor, kıza bile ezdiriyorsunuz beni, gözünü seveyim bırakın şu oyunu, piştiye dönüş yapın” diye yalvarmıştı adeta…

Her kağıt oyununun “kendine özgü kuralları” olduğu için, tıpkı “vale” gibi bazı kartların fonksiyonları ve değerleri “oyununa göre” değişir…

Bunlarda birisi de “birli” bir başka deyişle “as”tır…

 Pişti oyununda “sayısal” olarak ederi “en az” olan karttır, ama aynı kart, hem “okşin”  hem de “poker” oyununda “en kral” karttır..

Kupa, maça, karo ve sinek olarak aynı anda yan yana denk geldikleri zaman herkese “el öptürürler” alimallah…

Kağıt destesinin içindeki tek “dişi” olan ve vale ile papaz arasında gidip gelmekten adeta imanı gevreyen “kız” ya da “dam” diye anılan kartın, vale ve papaza “posta” koyarak “kraliçe” haline geldiği oyun da “maça kızıdır”…

Kupa, sinek ve karo kızlarının “kraliçe” olduğu bir oyun var mı bunu bilmiyorum ama yoksa “icat etmek lazım” diye düşünüyorum…

Özellikle de “kupa kızına” yazık oluyor, hakkı yeniyor…

Her neyse bu ayrı mevzu, konuyu dağıtmayalım…

Demek istediğim şu…

Her oyunun “kendine göre” kuralları vardır…

Ve bu kurallar “dönemine” ya da “yöresine” ya da ne bileyim, “oyuncularına” göre değişebilir zaman zaman…

“Misal Büyükşehir Yasası” diyerek, araya “kaynak yapıp” mevzuya devam edelim…

Bu yasa ile birlikte Ak Parti Alanya İlçe Başkanlığı görevinden “istifa” ederek, Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya Koordinatörlüğü görevine geçiş yapan Hüseyin Güney, piştideki “vale” konumundan, okşindeki “vale” konumuna düşmüştür bana göre…

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne her anlamda “göbek bağı ile tam bağlı ve bağımlı” çünkü…

Ve en önemlisi bağımsız bir bütçesi yok…

Alanya’nın “küçük bir vida başına” dahi  ihtiyacı olsa, gidip Büyükşehir’den isteyecek…

Kaderi, Büyükşehir yetkililerinin “iki dudağı arasında” yani, ya da “keyiflerinin kahyasına” bağlı…

Kendisini yakından tanıdığım için biliyorum, her ne kadar “iyi niyetle” bir şeyler yapmaya çalışıyorsa da, zaman zaman “eli ayağı bağlanıyor”…

Bu nedenle, kış mevsiminin “en yoğun yaşandığı” şu günlerde fazla üstüne gitmeyin, azıcık “anlayışlı ve insaflı” olun…

Olayın bir de “siyasi” boyutu var…

Koordinatörlük makamı bana göre “siyasi” olmamalıydı…

Bu görev, mimar, mühendis, şehir planlamacısı gibi “teknik” anlamda yetişmiş birisine verilmeliydi…

Hüseyin Güney işte bu anlamda da “çok yıprandı”…

Yıpranmaya da devam ediyor…

Bir tarafta Ak Parti’nin ilçe teşkilatı, diğer tarafta Koordinatörlük makamı…

İkisinin de “siyasi” boyutu, hedefi, beklentisi var…

Kim ne derse desin, bu anlamda Ak Parti camiası “ikiye bölünmüş” durumda…

Her ne kadar “kol kırılır, yen içinde kalır” görüntüsü verilmeye çalışılıyor olsa da, gerçek bu…

Mevzuya nerden girdim, nerden çıktım yine…

Çok enteresan adamım, çok…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513