• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Antalya 16 °C
  • Ankara 5 °C

PATRONLUK VE GAZETECİLİK

Fazıl Tunç

Bu meslekte uzun yıllar şeflik, müdürlük ve yönetmenlik yapmış da olsam en sevdiğim sıfat ‘’gazeteci’’ sıfatı olmuştur her zaman.  Diğer sıfatlara alışmakta hep zorlanmışımdır. Sonuçta bir şekilde o sıfatlara da alışmışımdır ama bu patronluk sıfatına bir türlü alışamadım.  Hatta, çeşitli ortamlarda ‘’Buyur patron’’ ya da ‘’Medya patronu geldi’’ gibi ifadeler kullanıldığında hala sağıma soluma bakıyorum kim geldi diye.  Sonra gazetedeki odama gelip ödemeler ve borçlar üzerine bindiğini gördüğümde anlıyorum gerçekten de patron olduğumu.  Anlamazdan gelsem de alışamasam da bu gerçekle yüzleşmek zorunda kalıyorum.

Neden bunları yazıyorum diye merak ediyorsanız söyleyeyim. Gittiğim her ortamda, ‘’Yahu senin kalemin çok iyiydi, neden yazmıyorsun.  Artık patron oldun tembelleştin’’ tarzında serzenişlerle karşılaşıyorum.

‘’Bir adamın gazeteciliğini bitireceksen onu müdür yapacaksın’’ lafını yıllardır duyarım bu meslekte.  Uzun yıllar müdürlük  de yaptığım sektörde belki zaman zaman eksik yaptığım işler olmuştur ama müdürlüğün gazeteciliği bitirdiğine tanık olmadım.  Patronluk, daha doğrusu gazete sahibi olmak gazeteciliği gerçekten bitirme noktasına getiriyormuş. Bunu net olarak gördüm.  Allah şifa versin, eski milletvekili sayın Hayri Doğan’ın çok kullandığı bir laf vardı ‘’Şeytan taşlamaktan namaz kılmaya vakit bulamadım’’ diye. Yaşadıklarıma bakınca ‘’Benim durumum da tam buna uyuyor’’ diye düşünüyorum.

27 yıllık mesleki geçmişin ardından iyi bir gazete çıkarmak için 9 ay önce kolları sıvadık. Bugün 259. Sayımızı çıkarıyoruz. İddialı bir başlangıç yaptık. İyi bir ofis, tamamı renkli, zengin içerikli iyi bir gazete ile çıktık kamuoyunun karşısına. İddialı ve hedefleri büyük olan bir gazete imajını açıkça hissettirdik. Zaten birbirinden kaliteli 3 gazetenin olduğu ilçede başka türlüsü olamazdı.

Kasım ayında yapılan genel seçimin ardından ülke istikrara kavuşacak ve daha iyi günler beklentisini herkes gibi yoğun bir şekilde yaşarken, bombalı saldırılar, kaoslar ve şehit haberleri kabus gibi ülkemizin üzerine çökünce her sektörde yaşanan sıkıntılar ve karamsarlık bizim sektörde daha da yoğun hissettirdi kendini.

Her kurum gibi biz de kendimizi koruma altına almak için geçici olarak küçüldük ve bazı ekonomik önlemler aldık. Bazı arkadaşlarımızla zorunlu olarak yollarımızı ayırdık, kalan arkadaşlarımız da elini taşın altına daha fazla sokarak bu açığı kapatmaya çalıştı.  Bu süreçte bazı kişiler bilinçli olarak, bazıları da sadece duyduklarına inanarak, ‘’Gerçek Alanya Gazetesi battı, batacak, kapanacak gibi’’ iddialar ortaya atsa da biz yolumuza devam ediyoruz.  Bir süredir matbaa değişikliği nedeniyle küçük ebatta basılan gazetemiz, bugünden itibaren ilk günkü gazetemizin basıldığı tesislerde ve ölçüde basılmaya başladı.  Renkli sayfa sayımız bugünden itibaren yeniden arttı.

Gazetecilikte eski olsam da gazete sahibi olarak tecrübe eksikliklerimi kabul edebilirim.  Ancak, geride bıraktığımız yaklaşık 10 aylık sürenin, ben ve arkadaşlarım için çok önemli bir tecrübe, bu tecrübenin de çok kıymetli olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.  İş hayatının acımasızlığının Tanzanya’da bulunan ve hepinizin National Geographic kanalından bildiği Serengeti doğal yaşam alanındaki kadar acımasız olduğunu, bazen aslanların çakallar tarafından boğulabildiğini, ne kadar güçlü olursanız olun yere yıkıldığınız anda tüm yaşam şansınızın sona erdiğini yaşayarak müşahede etmiş bir tecrübenin sahibi olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim.  Dostlarınızın ya da dost bildiklerinizle düşmanlarınızın sizin için olumlu ve olumsuz neler yapabileceğini tecrübe edindik.

Duygusal senaryolara girmeye çok gerek yok.  Gerçek Alanya Gazetesi olarak yolumuza devam ediyoruz ve edeceğiz.  Hedefimiz, Gerçek Alanya Gazetesi’ni Alanya’nın bir gerçeği olarak sonsuza kadar taşımak ve Alanya gerçeklerini sizlere aktarmaktır.

Bu yolda yanımızda olan olmayan herkese eşit mesafede durduk, bundan sonra da durmaya devam edeceğiz.

Konuyu fazla dolandırdık ama asıl söylemek istediğim bundan sonra daha fazla yazı yazıp, patronluğu bir kenara bırakarak gazeteciliğin daha fazla içinde olacağımı söylemek istiyorum sizlere.

Yarın bu köşeden Hayri Doğan’la ilgili bir yazı yazacağım. Şu anda Başkent Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakımda bulunan ve sağlık durumu ciddi olan Hayri Doğan’la yaşadığım ve hepinizin ilgisini çekeceğine inandığım küçük bir anı ile gazetecilik belleğimde kalan bazı bilgileri sizlerle paylaşacağım. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513