• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Antalya 16 °C
  • Ankara 5 °C

PARDON SİZİN ADINIZ NE?

Gülay Şahin

Türkler de yüzyıllardır isim koymak çok önemli bir ritüelmiş. Çocuğun kaderi ile sahip olduğu isim arasında güçlü bir bağ olduğuna inanıldığı için, yeni doğan bir çocuğa koyulacak ismin özellikle kutsal ve uğurlu olması istenirmiş. Geçmişten gelen bu geleneklerimizin bir yansıması olacak ki, çocuğa bir isim vermek kültürümüz için hâlâ çok önemli. Adına yakışır davran, adınla yaşa,  adını taşıyamadı deyimlerini bu kadar çok kullanmamızın sebebi de şüphesiz bu bilinçaltı kodlarımız.

Peki, isim verme de söz konusu çocuğumuz gibi baktığımız işletmemiz olduğunda da aynı hassasiyeti gösteriyor muyuz? Bugün sahip olduğumuz bir markaya isim vermenin,  küçük bir çocuğa isim vermekle aynı değerde olduğunu düşünüyorum. Al Reis “Bir marka inşa etmenin yollarından birisi de daha iyi bir isme sahip olmaktır. Tüm diğer faktörler eşitken daha iyi isimli bir marka liderliği kapacaktır” diyor. Hal böyleyken etrafta bu kadar içi boş tabela görmek üzücü olduğu kadar şaşkınlıkta verici doğrusu.

HER MARKANIN BİR KARAKTERİ VAR

Bir çocuğun taşıdığı ruhu, karakteri, hayata bakış açısı olduğu kadar sahip olduğunuz işletmenin, markanın da bir ruhu, karakteri var. Bazı markalar bize neşe ve heyecan çağrıştırırken bazıları sadece ciddiyeti, kimisi de özgürlüğü çağrıştırır. Dolayısıyla da herkes kendisine yakın hissettiği markaları tercih eder. Adını duyduğumuz marka bize oranın özellikleri hakkında birçok şey söyler. Bu nedenle, ağır başlı bir kebapçıyla, renkli hareketli bir fastfood restoranına; yaratıcı işler çıkaran bir mimarlık ofisiyle, inşaat malzemeleri satan bir yere aynı isimleri düşünemeyiz. Mesela gayet nezih, akşam dans edilen bir mekân açmaya karar verince,  biz 4 kardeşiz hadi adı 4 kardeşler olsun demekten vazgeçmeliyiz artık. Sırf soyadı Kirli Sakal diye açtığı kuru temizleme şirketinin adını kirli sakal koyanlar var. Soyadımızın yaptığımız işe sağladığı olumlu bir algı yoksa zorlamamızın gereği de yok bence ne dersiniz?

PEKİ, ADIMIZI KİM TAŞIYACAK?

Büyük bir heyecanla açtığımız, çocuğumuz gibi büyüteceğimiz işletmemize isim bulmak isterken kaybolup gidiyoruz çoğu zaman. Günümüz koşullarında bir marka ismi bulmak hiç kolay değil zaten. Daha önce kullanılmamış olacak. Domain adresi alırken bize zorluk çıkartmayacak. Dahası yaptığımız işi yansıtacak, zor iş yani. Bu zorluğu, işletmemize uzaktan yakından ilgisi olmayan isimler vererek iyice çıkılmaz bir hale getirmeyelim. Yoksa yaptığımız tabelalar adımızı taşıyamayıp başımıza düşüyor!

Markamıza bir isim verirken hiç telaşa kapılmadan önce adımız fonetik olarak kulağa hoş geliyor mu? Yaşadığımız toplumun değerlerine uygun mu? Ülkemizde ve Dünyada ne anlamlara geliyor? Gibi soruları soralım kendimize. Aldığımız cevaplar bizi tatmin ediyorsa yolun yarısını geçtik demektir. Sonra çocuğunuza isim koyarken hangi duygu ve düşüncelerle verdiğinizi düşünün. Aynı duygu ve düşünceleri işletmenizin adı söylendiğinde de hissediyorsanız ve hissettiriyorsanız doğru adımları atıyorsunuz demektir. Unutmayın markanız nesiller boyu sizin kulağına fısıldadığınız adıyla yaşayacak ve büyüyecek.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513