• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Antalya 20 °C
  • Ankara 3 °C

Ölülerinizi gömerken, huzurumuzu bozamazsınız…

İbrahim İpbüker

Ülke genelinde olduğu gibi, Alanya’da da “gergin günler” yaşıyoruz malumunuz…

Hepimizin “yüreğini yakan” şehit haberlerinin arkası kesilmedi, hain ve alçakça saldırılar devam ediyor…

Ankara’da meydana gelen patlama olaylarında içinde çocukların, gencecik fidanların olduğu “taraflı-tarafsız” yüze yakın insan can verdi…

Ortam gerçekten gergin, hem de çok…

Bu insanların cenazelerinin defnedilmesi sırasında tabutların üzerine örtülen yeşil, sarı ve kırmızı renklerden oluşan  “ne idüğü belirsiz” örtüler “gerginliği daha da tırmandırıyor”…

Bu işin içinde Alanya’da var…

Geçtiğimiz salı günü Alanya’da toprağa verilen iki kişinin tabutları üzerine serilen bu paçavralar, Alanya’da ben de dahil herkesi rahatsız etti…

Rahatsız olanların “en başında” ise Alanya Kaymakamı Dr. Hasan Tanrıseven vardı…

Kaymakam Tanrıseven, dünkü cenazelerde de aynı “rahatsız edici” görüntülerin yaşanmaması adına, HDP’lileri “sert bir dille” uyarmayı da ihmal etmedi…

Bakın, işte açık ve net bir dille yazıyorum…

Tabutların üzerine serilen o “ne idüğü belirsiz” örtülerle ilgili Alanya Kaymakamı’nı, Emniyet Müdürü’nü suçlayıp, bu makamlardan “hesap sormak” isteyenler var ya, özellikle onlar iyi okusun bundan sonra yazacaklarımı…

Kaymakam Dr. Hasan Tanrıseven’in, kendi makam odasında HDP’li heyete söylediği cümleler aynen şöyle…

“Alanya’nın huzurunu bozmaya, ortamı germeye hakkınız yok”…

“Sizi şimdiden uyarıyorum, yarınki (yani dünkü cenazeleri kast ediyor) cenazelerde aynı görüntüler yaşanırsa emniyet güçlerimiz gerekeni yapar ve buna sebep olanlar hakkında adli işlem uygulanır”…

“Siz ölülerinizi gömerken, bu kentte yaşayan dirileri huzursuz edemezsiniz. Alanya’yı germeye kimsenin hakkı yok”…

“Tabutları sarmak için, üzerinde La İlahe İllallah yazılı olan yeşil örtü neyinize yetmiyor”…

“Siz böyle yaptıkça kendinizi Alanya’da tecrit ediyorsunuz”…

“Cenaze törenleri siyaset yapma yerleri değildir. Alanya halkını kışkırtmayın”…

Bu sözler karşısında “cenazelerimizi istediğimiz gibi gömemeyecek miyiz” diye savunma yapmak isteyenlerin lafını da şu sözlerle ağzına tıkar Kaymakam Tanrıseven…

“Sizin ne yaptığını ya da ne yapmak istediğiniz önemli değil, önemli olan vatandaşlarımızın ne anladığı, olaya nasıl baktığıdır. Hepiniz bu kente karşı sorumlu davranmak zorundasınız”…

Bu kentin Mülki Amiri, “Devlet Babası” olarak HDP heyetini bu “sert sözlerle uyaran” Kaymakam Dr. Hasan Tanrıseven, dün yaşanan aynı görüntülerden sonra da gereğini yapmayı ihmal etmedi…

Alanya polisinin elindeki bilgi ve görüntülerden yola çıkılarak, adli makamlara gerekli “suç duyurusu” yapıldı…

Dün akşam saatlerine kadar da bu olayla ilgili iki kişi gözaltına alındı…

Bu gözaltıların devam etmesi bekleniyor…

Şimdi…

Alanya’da “kanunlar dışına çıkmadan” devleti temsil eden bir Kaymakam daha başka ne yapsın Allah aşkına, elinizi vicdanınıza koyarak söyleyin…

Kaldı ki…

Bu tür cenazeler sadece Alanya’da değil, ülkenin pek çok yerinde var…

Ve “duvakla toprağa verilen” bir genç kızın cenazesi gibi bazı istisna durumların dışında, pek çok yerde aynı görüntüler yaşanıyor…

Soruyorum size…

Hangi ilin valisi, hangi ilçenin kaymakamı, bu görüntülerden “rahatsız olup” açık, net ve kararlı bir şekilde HDP’lileri ya da cenaze sahiplerini uyarıyor, uyarabiliyor…

“Siz ölülerinizi gömerken, bu kentte yaşayan dirilerin huzurunu bozmaya hakkınız yok” diyebiliyor…

Hanımlar, beyler bakın…

Bu meslekte 30 yıla merdiven dayamış, nice valiler, kaymakamlar görmüş bir gazeteciyim, hasbelkader…

İnanın bana, tüm samimiyetimle söylüyorum ki, amacım Alanya Kaymakamı Dr. Hasan Tanrıseven’in avukatlığını yapmak filan değil…

Sadece şunu söylemeye çalışıyorum…

Bu süreçte gerçekten “hiç hak etmediği” halde çok büyük haksızlıklara hatta “iftiralara” uğradı…

İşte ben buna kızıyorum, bunun karşısındayım…

Çünkü biliyorum ki, Alanya Kaymakamı Dr. Hasan Tanrıseven, şahsım da dahil pek çoğumuzdan daha duyarlı, daha inançlı bir insan…

Milli ve manevi değerlerimize, vatan, millet, bayrak kavramlarına çok daha fazla önem veren ve bu kavramlara “zerre kadar” hakaret edilmesine, küçük düşürülmesine izin vermeyecek yapıda, karakterde olan bir yönetici…

Bunları adım gibi biliyorum, son derece eminim…

Yoksa ne babamın oğlu olur, ne hısım akrabam…

Ben sadece yüreğindeki “insan sevgisini” gözlerindeki “hizmet aşkını” gördüm, tanıdım…

Alanya hancı, kaymakamlar yolcu…

Biri gider, biri gelir elbette…

Ama hiç kimsenin, gerçekten “çok düzgün” olan, yüreği “insan, vatan, millet ve bayrak” sevgisiyle dolu olan böyle bir yöneticiye “haksızlık” yapmaya hakkı yok…

Unutmayın, bunun bir de “öbür dünyası var”…

Bu yazıyı en başından itibaren tekrar okuyun lütfen…

Ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız…

Anlamak isterseniz tabi…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513