• BIST 97.988
  • Altın 242,464
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • Antalya 21 °C
  • Ankara 11 °C

NAZLI YARİN YANINDA YATMAYA YÜREK GEREK…

İbrahim İpbüker

Türkülerimizin çok ayrı bir yeri vardır bende…

Her ne kadar “söylemeyi hiç beceremesem de”, dinlemeyi çok iyi becerir ve severim…

Yılların “müzmin bekarı” bir adam olarak, türkü dinlerken hem “ritmine uyar” hem de sözlerinin anlamlarını “kavramaya” çalışırım, “gün gelir belki işime yarar” diye…

Bu taktiği, çok yakın silah ve asker arkadaşım olan Yüzbaşı Tommiks’ten almıştım yıllar önce…

Kulver Kalesi Komutanı Albay Brown’un kızı Çilli Suzi’ye içten içe yanık olan, ancak uygularını bir türlü “doğru” şekilde dile getiremediği için her seferinde sakızı poka düşürüp, “çuvallayan” Yüzbaşı Tommiks de bir dönem türkülere takmıştı kafayı…

Nedenini hala çözebilmiş değilim ama en çok benimsediği türkü, içinde  “dam üstünde un eler, tombul tombul memeler” sözlerinin geçtiği türküydü…

Her ne kadar, “yapma etme” desem de, “seranat yapma ayağıyla”, Çilli Suzi’nin yüzüne karşı bu türküyü söylemişliği çoktur…

Dolayısıyla ve doğal olarak, Çilli Suzi’den aynı oranda “şiddet” görmüşlüğü de çoktur…

Kalbinde “zerre kadar” kötülük olmadığını çok iyi biliyorum, ancak gel bunu Çilli Suzi’ye anlat…

Anlatamazsın…

Onca yıllık tecrübelerimden de biliyorum ki, kadın milleti kafasında sürekli bir şeyler “kurar”…

Her gördüğü “öküzün” altında “buzağı aramak” konusunda kadın milletinin eline hiç kimse su dökemez…

Tam bu noktada açıklama yapalım ki, “yanlış” anlaşılıp, kadın milletini kendimize düşman etmeyelim…

“Her gördüğü öküzün altında buzağı arama” alışkanlığını, aslında biz erkek milleti sayesinde edinmiştir, kadın milleti…

Şöyle ki…

Her güvendiği “öküz”, güvenilen dağlara “kar yağdırınca” kadın milleti de “ister istemez” böyle bir alışkanlık ya da refleks edinmiştir…

Şahsım da dahil erkek milletinden hiç kimse kusura bakmasın ama, “işin aslı budur” bana göre…

İşte bu nedenle, güvenilen dağlara “kar yağdırmayan” öküzler, güvenilen dağlara “kar yağdıran” öküzlerin “cezasına ortak” olmak durumunda kalmıştır…

“Bıçak sırtı” cümleler kurduğumun farkındayım…

Yüzbaşı Tommiks gibi, istemeden de olsa durduk yerde “sakızı poka düşürüp çuvallamamak” adına en iyisi mevzu değiştirmek…

Ve türkülerimize geri dönmek…

O dönemlerde şahsım tarafından en favori görülen türkülerden birisi de şuydu…

“Kundurama kum doldu

atmaya kürek gerek

nazlı yarin yanında

yatmaya yürek gerek”…

Hem Türkiye hem de Alanya siyasetinin aldığı son şekli görünce, aklıma yine bu türkü geldi ne hikmetse…

Kendi kendime mırıldanmaya başladım…

“Nazlı yarin yanında

yatmaya yürek gerek” diye…

“Ne diyorsun hemşerim, türkülerle siyasetin ne alakası var, senin motor su kaynatmış” diye efelenmeyin hemen, az sabredin anlatıyorum işte…

Misal, son günlerde “ciddi ciddi” dile getirilmeye başlanan bir gelişme var, siyasi arenada…

Yerel seçimlerde Ak Parti ile MHP’nin “ittifak” yapacağı konusu…

En azından şu aşamada bana çok “inandırıcı” gelmese de, “kamuoyunun nabzını ölçmek” adına bu konunun ciddi ciddi dillendirildiğini düşünüyorum…

Diğer iller ya da ilçeler beni çok fazla ilgilendirmiyor, bizim işimiz Alanya’yı düşünmek, Alanya’yı yazmak…

Eğer böyle bir ittifak gerçekten olursa, Adem Murat Yücel’in “ikinci başkanlık” dönemi Alanya’ya şimdiden “hayırlı ve uğurlu” olsun…

Hoş, böyle bir seçim ittifakı olmasa bile, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, karşısına kim çıkarsa çıksın, öyle “kolay kolay devrilecek” bir isim değil, bunu çok iyi biliyorum…

Gerek yaptığı hizmet ve yatırımlar, gerek Alanya’daki her kesimin “gönlünü fethedecek” tavır ve davranışlarla, Adem Murat Yücel artık Alanya’nın “efsane başkanı” olma yolunda çok önemli adımlar attı ve atıyor…

Bu durum olayın başka bir boyutu…

“Nazlı yarin yanında yatmaya yürek gerek” şeklindeki türkü sözleri, bu mevzuyla alakalı değil yani…

Olayın özü şu…

Misal, AK Parti Alanya İlçe Başkanı Mustafa Toklu…

Bazı arkadaşların kamuoyuna sık sık pompaladığı gibi, AK Parti’nin “belediye başkan adayı” olarak lanse edilen, çiçeği burnunda İlçe Başkanı Mustafa Toklu, böyle bir ittifak durumunda Adem Başkan’a deyim yerindeyse “teslim olmak” zorunda kalacak…

Hal böyle olursa, eminim ki, “nazlı yarin yanında yatmaya yürek gerek” türküsünü O da benim gibi kafaya takıp, sık sık mırıldanacak…

Misal, Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya Koordinatörü Hüseyin Güney…

Sırf “belediyeciliği öğrenmek” adına, AK Parti Alanya İlçe Başkanlığı görevinden istifa edip, Alanya Belediye Başkanlığı adaylığını hedef alarak, Büyükşehir’de halen  “staj yapan” Hüseyin Güney de, “nazlı yarin yanına yatmaya yürek gerek” türküsünü ezberlemek durumunda kalacak…

Şimdilik “ön planda olan” iki ismi örnek verdim…

Bu isimlerin, “nazlı yarin yanında yatmaya” yürekleri var mı yok mu, bunu elbette zaman gösterecek…

Ancak, olay bu aşamaya gelmeden önce Alanya siyaseti hakkında söyleyeceğim “birikmiş” çok mevzu var…

Bunları da bir bir “yumurtlamaya” devam ederiz, sıkıntı yok…

Ne demiş elleri öpülesice atalarımız…

“Terazi var tartı var, her bir şeyin vakti var”…

Nokta…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513