• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Antalya 20 °C
  • Ankara 14 °C

Nalıncı keseri gibi herkes kendine yontuyor…

İbrahim İpbüker

Bizim memleketin, daha doğrusu insanımızın en önemli hastalıklarından birisi, hep “nalıncı keseri” gibi olmasıdır ne yazı ki…

Olayları, hayatı hep kendine doğru “yontmasıdır” yani…

Siyasetçisinden işadamına, bürokratından gazetecisine kadar her meslekte her alanda durum “ezici çoğunlukla” böyledir…

Herkes hep “ben haklı olayım” ister…

Herkes hep, “benim dediğim doğru olsun” ister…

Özellikle politika arenasında çok daha ileri boyuttadır, “nalıncı keseri” gibi olup, hep kendine yontmak…

İktidar için muhalefetin söylediği, muhalefet içinse iktidarın yaptığı her şey “baştan sonra yanlıştır”…

Bir Allah’ın kulu çıkıp ta, “Sezar’ın hakkı Sezar’a” demez, diyemez…

Demeye kalkan biri çıkarsa anında ve “acımasızca, “hain” ilan edilir ve derhal kellesi alınıp, cezası kesilir…

Çok uzun yıllardan beri bu tür  “siyasi anlayışa” muhatap olmuş, böylesine “saçma sapan” alışkanlıklarla kendini yönetecek politikacılara oy vermiş insanlara bazı şeyleri anlatmak hiç kolay değil, bunun çok farkındayım…

Yine de şansımı denemek, dilimin döndüğü kadarıyla bazı şeyleri “doğru ifade etmeye” çalışmak üzerime farz oldu…

Şöyle ki…

Pazar günü Alanya’da, Aytemiz Alanyaspor ile Atiker Konyaspor Süper Lig maçında karşılaştı, malumunuz…

Geçtiğimiz sezon Konya’da oynanan final maçında, bir grup Konya taraftarının Adana Demirspor’u desteklemesinden dolayı iki takımın taraftarı arasına  “soğukluk” girmişti…

İşte bu nedenden dolayı, pazar günü oynanan maçın “taraftar bazında” gergin geçeceği belliydi…

Öyle de oldu zaten…

Sporun “barış ve kardeşlik” gibi gerçek ruhuna hiç uymayan, hiç yakışmayan bazı tatsız olaylar yaşandı…

Ne garip ve ne acıdır ki, her iki tarafta olayları hep “kendi taraflarından değerlendirip”, tüm suçu, tüm hatayı “karşı tarafa yükleyerek” kendilerini “sütten çıkmış ak kaşık” gibi göstermeye çalıştılar ve çalışıyorlar…

Şimdi gelelim işin ayrıntılarına…

Geçtiğimiz sezon Konya’da oynanan final maçında, bir grup Konya taraftarının Adana Demirspor’u desteklemiş olmasına en çok “üzülen” ve hiç “keyif almayan” insanların en başında ben varım…

Kafa kağıdının doğum yeri hanesinde “Konya” yazan birisi olarak, o dönemlerde her fırsatta bunu dile getirdim, bu bir…

Pazar günü oynanan maçtan sonra yazdığım yazıda, “gerek rakip takım futbolcuları gerekse rakip takım taraftarlarını taşıyan otobüslere saldırmak, taşlayarak camlarını kırmak, her fırsatta barış ve huzur kenti mesajları veren turizm kenti Alanya’ya hiç yakışmadı” dedim…

Dediğimin hala arkasındayım, bu iki…

Kaldı ki, yıllarını Alanyaspor’a vermiş, Alanyaspor için gecesini gündüzüne katarak emek harcamış bir isim olan Mevlüthan Çavuşoğlu, sosyal medyadaki hesabından paylaştığı mesajında,  “Takım otobüsüne taş atmak taraftarlık değil kahpeliktir” dedi…

Sonuna kadar haklı…

Kim ne derse desin, otobüs taşlayıp, cam kırmanın “doğru olduğunu” hiç kimse anlatamaz bana, bu üç…

Peki, “Atiker Konyaspor taraftarlarının hiç mi suçu yok, onlar sütten çıkmış ak kaşık mı” deniliyor…

Elbette var…

Maç sonunda Aytemiz Alanyaspor taraftarının bulunduğu tribünlerine yönelik “ağır küfürler” içeren tezahürat yapmaları, Mevlana’dan dolayı “hoşgörü kenti” unvanına sahip olan Konya’ya hiç ama yakışmadı…

Tribünlere yaklaşık 25 dakika geç alınmaları ne kadar yanlışsa, “intikam duyguları” ile hareket edip, ellerindeki patlayıcı maddelerle sağa sola zarar vermeleri, koltukları söküp tribünleri “talan etmeleri” o kadar yanlış oldu, bu dört…

Şimdi gelelim işin bir diğer boyutuna…

Maçtan sonra Konyasporlu futbolcular, kendi taraftarlarının önüne gidip, “üçlü çektirmişler”…

Maçı biz kazansaydık da “on kere üçlü çekseydik” keşke…

 

“Atiker Konyaspor’un futbolcusu Ömer Ali, orta sahaya gelerek tahrik etti” deniliyor…

Maç biter bitmez stadyumdan çıktığım için gözlerimle görmedim…

Ama duyduğum gibiyse, ki öyle olduğu anlaşılıyor, Ömer Ali’nin yaptığı bu “tahrik edici” davranışı da hiçbir şekilde “tasvip etmiyor ve kınıyorum”…

Ancak…

Hanımlar, beyler bakın…

Burası Süper Lig…

Süper Lig’de oynayan bir takımın taraftarı, şartlar ne olursa olsun “kendi takımına zarar verecek” olayların “kahramanı” olmamalı…

Hele hele Aytemiz Alanyaspor gibi, hedefi “bu ligde tutunmak” olan bir takımın taraftarı, “gaza gelmemeli, kolay kolay tahrik olmamalı”…

“Öyle ucuz kahramanlıklar, efelenmeler, babalanmalar bu ligde sökmez”…

Buraya gelen her takımın taraftarı, “profesyonel” bir şekilde seni “tahrik etmeye, gaz vermeye” çalışacak…

Bu tür olayların tekrar edilmesi halinde size öyle bir “ceza keserler ki”, sonunda Süper Ligi rüyanızda bile göremezsiniz…

Aytemiz Alanyaspor taraftarının önce bunu bilmesi, Süper Lig takımına yakışan tavırlar sergileyerek, “gaza gelmeden” takımına sahip çıkmasını öğrenmesi lazım…

“Taraftar” derken, genelleme yapmak da pek doğru olmadı aslında…

Özellikle sosyal medya üzerinden, sanki memlekette “Alanya-Konya savaşı” varmış gibi veryansın ederek insanları gaza getirmeye çalışan “belli bir grup” demek daha doğru olur…

“Ateşin üzerine benzinle gitmeye çalışanların”,  Aytemiz Alanyaspor’a “gönül vermiş” iyi niyetli, memleketini, takımını gerçekten seven ve zarar vermek istemeyen, gerçek taraftarından ayırt edilmesi ve bilinmesi de bu memleketin ve bu takımın menfaatinedir…

Son olarak şunu söyleyelim ve bu defteri kapatalım…

Pazar günü Alanya’da yaşanan “tatsız olayların” tek sorumlusu ne Alanya ne de Konya taraftarlarıdır…

Her iki tarafın da yaptığı yanlışlar ortada…

Kimse nalıncı keseri gibi davranıp, hep kendine yontmamalı…

Bu olaylardan herkes kendine göre gereken dersi çıkarmalı ve Alanya-Konya dostluğuna gölge düşmemeli...

Alanya barış ve huzur kentidir ve bunu kimsenin bozmasına asla izin vermeyiz...

Nokta…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513