• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Antalya 16 °C
  • Ankara 5 °C

MODERN HAYATA TALİP OLMANIN BİR BEDELİ VARDIR...

Mehmet Kaya

Burası dünya diyorsanız, dünyadan nasibimizi alalım bizde kimi insanlar gibi yaşayalım diye bir düşünceye sahipsek mesela, ve sonra İslam din iman  kitap İslami hayat filan diyorsak, yok be kardeşim "ikisinin bir arada olacağı yok"  bunun farkında olmalı insan...

İkisinin bir arada olamayacağını bizzat İslam kendi söylüyor bize duyarsak...

Sahi biz İslamı duyanlardan mıyız sizce? 

Aziz insanlar, güzel  gönüldaşlar  Müslümanlar kardeşlerim, bir daha diyelim, kendimizi ve bir birimizi anlatmanın bir manası yok  kimi sözlere kimi teselli yöntemlerine sığınarak...Bütün bunları konuşmamız gerek, bir birimizi anlamamız gerek, kardeş kalabilmemiz için...

Bir davası bir hedefi  varsa, aziz İslam adına bir derdi varsa, var olduğuna inanıyor ve söylüyorsa, önce kendini gözden geçirmeli insan, inandığı değerleri, sahip olmak istediklerinin  ne olduğunu gözden geçirmeli... Ondan sonra sözleri olmalı, ben şunlara şunlara sahibim veya sahip olmak istiyorum demeli kendine...

Hem modern hayata veya batı usulü bir hayata talip olacaksın, çağdaşların  veya şehir ahalisi nasıl yaşıyorsa nasıl düşünüyorsa, nasıl lüks evlerde oturuyor, lüks arabalara biniyorsa, öyle yaşamak isteyeceksin, sonra da İslami değerlerden onların yok olup gitmesinden dem vuracak şikayetçi olacaksın...

Yok be kardeşim, bu tavır insanın kendini kandırmasıdır, ve bizler "İslam ahalisi olan bizler" kendimizi fena kandırdık şimdiki vakitlerde, kandırmak için yüzlerce bahane bulduk, binlerce sebep bulduk...Aslında dünya bizi esir aldı da, bunu kabul etmek hoşumuza gitmiyor...

Şimdi halimiz bu iken "bu ahlaksızlık bu sarhoşluk bu kumar bu zina kirlenmiş sokaklar, bu bankalar tefeciler neden bu kadar çok" diye şikayetçi olmaya, ve bunların varlığını  günahlarını başkalarının omuzlarına yüklemeye hakkımız olmasa gerek, öyle değil mi sence?

Bu kentlerin karanlık ve zalim yüzü kimin, kimlerin eseri? Müslümanlar olarak, ya da insanlar olarak bizim hiç mi katkımız yok bu olup bitenlere?

Vazgeçilmezlerimiz ne mesela? Korku ve endişelerimiz ne üstüne sormamız gerek kendimize...Hayatımıza aldıklarımız günlük yaşamımız ev hayatımız, çocuklarımızla  ev ahalisi ile olan ilişkilerimizdeki kaygılarımız ne? 

Sonra başka insanlar ile kurduğumuz  "insani bağ" ne kadar samimi ve kardeşçe, insanca Müslümanca?

Başa dönersek, tercih  ettiklerimizdir bize kimlik kazandıran...Neyi nasıl yaşamayı tercih ediyorsak, onun meyvesini yeriz...Modern bir hayata ve yaşama yanaşmaya başlamışsak, bazı şeylerin bizden gidişine razı olduk demektir...

Çok şeye razı olduk aslında, veya razı ettiler...Çok şeyi görmezden geldik bile bile...Elimizden çok şeyi aldılar değerlerimiz adına...Oysa direnmemiz gerekti, vazgeçmememiz gerekti bir çok şeyden...

Gelin elimizde kalanların ne kadar İslam ne kadar kitabi ne kadar Muhammedi olduğunu bir daha gözden geçirelim...Sonra hayatımızda var olanları kalbimizden geçenleri düşünelim...Denecek olanlar  denilenlerden öteye, siz denildi kabul edin...Ve anlayışla karşılayın bu kardeşinizi...

Hepinize çok selam ile Hoşça kalın...

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513