• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Antalya 16 °C
  • Ankara 5 °C

Küçük küçük esnaf

Gülay Şahin

Bir dünya markası olmak  ya da en azından  kendi ülkesinde bilinir tercih edilir olmak  üreten ve pazarlayan  her işletmecinin arzusudur.  Hep okuruz duyarız,  filanca ülkenin filanca kasabasından  filanca dünya markası  çıkmış hikayelerini. Peki  bizim her şeyi  tastamam kasabalarımızdan neden  böyle kulaktan kulağa dolaşan hikayesiyle bir marka çıkmaz ki? Bunun elbette dünyadaki ekonomik parametrelere de bağlı bir çok sebebi var  ama ben  bizzat seni, beni, onu, esnafımızı  doğrudan ilgilendiren sebeplerle ilgileniyorum. Küçük esnafımızın hep  küçük olarak kalmasının marka değeri yaratamamasının nedenlerini sorgulamalıyız ki  yanıtını bulup çözebilelim öyle değil mi? İşte  Anadolu da ki  bazı küçük işletmelerimizin acilen sıyrılması gereken bazı özellikleri:

Yönetici  bakış açısının  darlığı; 5 kişinin çalıştığı yerde herkes yönetici , herkes müdürdür büyük ihtimalle. Müdür dediysek  vasat bilgi birikimi ve liderlik ruhu  kendine yetimlik bir müdür.  Bu yöneticilere dar penceresini açmak için iki kelam eden olursa , kulaklarını tıkar ve en iyi ben bilirimciliği ile yuvarlanıp gider..

Bizim burada bu  işler böyle yürürcülük; efendim bu işler artık böyle yapılıyor, teknoloji değişti, dünya değişti  hatta birazdan marsa  gideceğiz de diyebilirsiniz  hiç fark etmez size verilecek cevap hazırdır. Bizim burada bu işler böyle..

Kültür ve görgü eksikliği; bahsi geçen esnafımız tarafından  ticari  kültürün gereklilikleri  süpürülmüş  üstüne halı atılmıştır. Ahilik kültürünü  hatırlayanlar  +KDV  ödeyeceklerini  sanıyorlardır. Herkesin her işi yapabildiği bir ortamda mesleğe saygıya  çoktan Allahtan rahmet okunmuştur. 

İletişim beceriksizliği; müşteri  ile ya da rakiplerle konuşmanın da bir adabı muaşereti  bir tekniği  vardır demeye kalkışmayın sakın. Bunlar ancak  bunu anlar  deyip  ticaret hayatlarına  hız kesmeden devam ederler. 

Değer bilmezlik ve değer vermezlik; müşteri veli nimetti hani? Hadi canım sende ben bu iş bilmezlikle bu işi yapabiliyorsam müşteride benim nimette, üç kuruş indirdim ya daha ne yapayım demektedir.

Soyut kavramları anlamamada ısrar; dünyaca kabul görmüş tüm pazarlama tezleri, yapılan araştırma sonuçları, bilirkişiler  tarafından ortaya koyulan  hipotezler in hiç biri ama hiç biri  bu esnafımız için bir değer teşkil etmez. Duyduğu kavramlardan kendisine yol açacak  şeyi  alıp kullanmak  aklının ucuna bile gelmez.  O hep her şeyin en iyisini bilir.. 

Elle tutma ve gözle görme hastalığı; parlak bir fikir  ya da müşteriyi  cezbedici  yeni  bir hizmet anlayışıyla karşısına  sakın ha çıkmayın.  O size  önce  bir görelim  bakalım nerede diyecektir. Göz görmeyince gönlü katiyen istemez. Halbuki  iş hayatında en önde olanların, hayal kurabilen ve bu hayallerin peşinden koşabilenler olduğunu bir bilse..

Bedavadan çalıştırma takıntısı; en iyi eleman en ucuza çalışan elemandır anlayışı onu öylesine  ele geçirmiştir ki, çevresinde  onu zirveye taşıyacak  zeki ve donanımlı  kişileri  hep teğet geçer. O iş yerine  değer katacak kişiler yerine,  robot misali kendisine söylenenlerin bir adım ötesini yapamayan ucuz iş gücü peşindedir hep.

Her şeyin en iyisini biz bilirizcilik; ben 40 yıldır bu işi yapıyorum  ve 40 yıldır böyle yapıyorum. Dünya değişmiş, tüketim alışkanlıkları değişmiş,  ekonomik  dengelerin ekseni kaymış   bana ne? Her şeyi ben bilirim kimsenin fikrine ihtiyacım yok.  Evet bu cümle kendisini yeni bilgilere kapamış, fikir alış verişinin kendisine sağlayacağı katkıyı bilmediği gibi bilmekte istemeyen esnafımızın yegane kurtarıcısıdır . Bu durumda da bize  sadece kendisine hayırlı  işler dilemek düşer. 

Olduğundan daha fazla itibarlı olduğunu sanmak; efendim  sizi hedef kitlenizin  nereye koyduğu ortada, gelir gider tablonuz da ortada, bunun üstüne  çıkmak için  planınız neler?  Yeni müşteriler  edinmek yada  sahip olduğunuz müşterileri kaybetmemek için bir stratejiniz var mı? Diye  sormayın sakın zira  o zaten  en iyidir.  Müşterileri ondan başkasını  asla tercih etmez.  Bunun  içinde hiç bir şey yapmasına gerek yoktur..

Sözün  kısası,  pek saygı değer bazı  esnaflarımızın şark kurnazlığı, salağa yatmacılık, iletişim yollarını  sürekli tıkamak  ve şuan okurken sizinde eklediğiniz  bir çok sebepten ötürü  marka olması  imkansız . Hatta esnaf olması da imkansız.  Günü kurtaran, sabah dükkan açıp akşam  kapatan,  fiş kesen  adresi belli  vasat birer mükellef olarak  Bağ-kur emekliliğini  beklerler  o ayrı tabi,  daha ötesi  muhtemel bile değil, üzgünüz. 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513