• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • Antalya 29 °C
  • Ankara 18 °C

Kova burcu olmaktan istifa ettim ama…

İbrahim İpbüker

Nedenini tam olarak bilmiyorum ama, bir türlü beceremiyorum bu işleri…

Bu işler dediğim, “gönül işleri”…

Hiç unutmam, bir keresinde “hesabı ödeyememe riskini” bile göze alarak, hanımefendiyi lüks bir restauranta götürmüştüm…

Karşılıklı oturduk masaya…

Siparişlerimizi almaya gelen garsona “bana duble porsiyon dana biftek lütfen” dedikten sonra, “siz ne alırsınız, dana biftek güzeldir tavsiye ederim” dedim hanımefendiye…

Yüzüme manalı manalı bakıp, “Yok istemem, karşımda zaten bir dana oturtuyor” dedi…

Suçum ne, günahım ne hala bilmiyorum ama, sonuç olarak bu derece “sabıkalıyım” yani gönül meselelerinde…

“Olacak oğlak bokundan belli olur” misali, bu tür mevzulara aklım ermeye başladığı ilk günlerden beri durum böyle aslında…

Doğup büyüdüğüm mahallenin “en bıçkın, en havalı ve en karizmatik” delikanlısı olduğum yıllarda da durum farklı değildi…

Teşbihte hata olmasın, hep “yanlış ata oynadım” sanırım…

Bundan önceki pazar yazılarımı okuyanlar anımsayacaklardır, mahallede gönül verdiğim tek kız olan Emine’yi fırıncı çırağı Parlak Yaşar’a kaptırmıştım…

Sabahın körü denilecek bir saatte içi tepeleme ekmek dolu fırın aracının içinde Emine ve Parlak Yaşar’ı el ele yakaladıktan sonra nevrim dönmüş, o günden sonra elime geçen kozla Emine’ye çok eziyet çektirmiştim…

Çevirdiğim tüm “entrikalara” rağmen ikisini ayırmayı beceremedim ama Emine’nin çok bedduasını aldığımı biliyorum…

O günden sonra da bir türlü dikiş tutturamadım bu mevzularda…

Her ne kadar bir süre sonra Emine’den vazgeçip, kendimi Ümit Besen’in “nikahına beni çağır sevgilim, istersen şahidin olurum senin” şarkısına vurmuş olsam da, Emine’nin bedduaları hala yakamı bırakmadı sanırım…

Ne öğrencilik yıllarımda aşık olduğum öğretmenlerimden verim alabildim, ne başka sınıflardaki kızlardan…

Haydi, “o yılları geçtik, artık daha olgunlaştık, tecrübe kazandık” diyelim ve bugünlere gelelim…

Aynı tas aynı hamam, değişen hiçbir şey yok…

“Ayran gönüllü bir herif” olmadığım için çok sık denemelerim olmuyor ama, her denememde gidip mutlaka bir yerlere tosluyorum…

Ya da beraber tosluyoruz…

Bu mevzularla ilgili yakın silah ve asker arkadaşım olan Yüzbaşı Tommiks ile dertleşiriz zaman zaman…

O da yıllardan beri aynı dertten muzdarip…

Son konuşmamızda, “abi ben bu işin sırrını çözdüm” dedi…

“Nasıl yani” dedim…

“İkimiz de kova burcuyuz, bu nedenle beceremiyoruz bu işleri” dedi…

Söylediği kafama yatınca hemen bir dilekçe yazıp, “Bu dakika itibarı ile kova burcundan istifa ediyorum” dedim…

Dedim ama dilekçe elimde kaldı, kime vereceğimi ya da göndereceğimi bilemedim…

Kova burcuna mensup olmamın tek sorumlu olan Sevim Hanım, yani anama dert yansam, “n’apıyım oğlum aslan burcu olman için ağustos ayında tekrar mı doğurayım seni” diyecek ve çarşı karışacak…

Kolumdan tutup, “komşu mahalleden gözüne kestirdiği dul bir hanımla” evlendirmeye kalkışacak…

Son zamanlarda içinde bulunduğum durum tam da böyle işte…

Bu meselenin çözümü için, “kova burcundan istifa etmemin” dışında başka bir çıkar yol var mı bilmiyorum, bilemiyorum…

Bu Yüzbaşı Tommkis’in söylediklerini de çok fazla ciddiye almamaya karar verdim zaten…

Çünkü, “kelin ilacı olsa, önce kendi başına çalar” demiş atalarımız…

Uzun lafın kısası, bu “gönül meseleleri” konusunda çok muzdaripim…

Yaratılış itibarı ile “dana biftek kıvamında” olduğum için olsa gerek, bir türlü beceremiyorum bu “ince işleri”…

Bu nedenle, pazar günleri kimse benden “aşk meşk yazıları” filan beklemesin…

Mevzulara öyle “farklı” yerlerden dalarım ki, psikolojiniz bozulur…

Haaa…

Yakın zamanda yeni bir aşka yelken açarım…

Önce kendi psikolojimi düzeltirim…

O zaman başka…

En güzel aşk meşk yazılarını yine bu köşede okursunuz…

Belli mi olur…

“Her kör satıcının bir kör alıcısı vardır” demiş atalarımız…

Keyifli pazarlar…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513