• BIST 109.666
  • Altın 156,804
  • Dolar 3,8860
  • Euro 4,5765
  • Antalya 13 °C
  • Ankara 2 °C

KENDİNİ TANI

Yeşim Ozan

Merhaba, İnsan kendini tanı. İçindeki barış dünyanda barıştır!

Güzel insan, güzel okuyucum merhaba.

Güzellikten bahsedince güzelliğinin farkındamısın. Yoksa kendini genelinde eksik mi görüyorsun, kendini sürekli eleştirip kendi içinde barışı yakalayamıyormusun. Kendi içimizde yaşayamadığımız barış, dış dünyamızda da yaşanamıyor.  Zihnin genelde kendinle ve hayatla ilgili olumsuz mu. Buna son vermenin zamanı gelmiştir. Hemen şimdi bu satırlarımı okuyorsan şu “An” bu yazımla birlikte daha barışta, daha huzurda ve mutlu bir yaşam için kendini tanı.

Kendini  yeterince tanıyor musun. İnsan Kendini tanı ! diye yazılıdır Delfi tapınağında. Evet  güzel İnsan önce kendini tanı. Hayatımızda ki en önemli ve öncelikli olan görevlerimizdendir insanın kendini tanıması. Peki bu görevin ne kadar farkında ve ne kadar yerine getirebiliyor insan. Aslında hayatımızın en önemli yolculuğudur kendi içsel yolculuğumuz. Peki kendini tanıdığını düşünen insan kendini hakikatten ne kadar tanıyordur.

İnsan  ne kadar kendisindedir. Ne kadar kendini dinleyebiliyor kendisini yaşıyordur.  Ne kadar kendine vakit ayırıyordur. Yoksa kendini daha çok dış dünyada kaybetmiş, kendini tanımaya ve dinlemeye vakti veya ilgisi alakası artık yeterince  yok denilecek kadar az mı dır. Günümüzün giderek daha yoğun koşuşturması peşinde ve tüm mutluluğun sanki dış dünyada ne kadar çok şeylere sahip olursak, o kadar çok mutlu olacağımızın aldanış tuzağına kaçımız düşmüşüzdür . Mutluluk asıldır ve daimidir. Asıl ve daimi olan ancak değişmeyendir. Değişmeyen tek ise insanın  kendi içindeki yaratanın kudretidir. İnsan kendi özünde ruhunda olunca barış, huzur ve kudretindedir. Nefsinde ise ne yazık ki zayıflar ve huzurdan uzaklaşır. Öz sabır, tevekkür, cesaret, dürüstlük, yardımlaşma, hoşgörüye davet ederken Nefis ise bunların tam tersine davet eder. Peki ya  kendimize ne kadar sadık kendi doğrularımızı deneyimleyebiliyoruz. Yoksa o ne der bu ne der‘e göre mi yaşıyoruz çoğunlukta hayatımızı. O halde insanın deneyimlemesi gereken kendi doğrularını yaşayabilecek yeterince cesareti yok ise, insan bir şahsi birey olarak kendi varlığını yaşayabilirrmi.

Başkalarının doğrularına ve görüşlerine göre yaşarsak kendimize ne kadar sadık olabiliriz. Kendimize yeterince sadık olmayınca, dış dünyadan sadakati nasıl bekleyebiliriz.

Ve sadakatliği göremeyince nasılda şaşar ve üzülürüz. Bence insan önce kendini tanımalı ve kendini yaşayabilmeli. Kendi doğrularını deneyimlemeli ve önce kendine sadık kalmalı. Bu ne pahasına olursa olsun. Bizler Beden- Zihin ve Ruh dan ibaret beden almış ruh isek, insan kendi doğrularını deneyimlemek için gelmiştir bu yeryüzüne.

İnsanın kendi doğruları kimi zaman başkalarına göre yanlış olsa dahi. Ki bu doğru ve yanlış diye adlandırdığımız kavram kime göre doğru kime göre yanlış oda tartışılabilinecek bir durum olmakla birlikte kendi doğrusundan vazgeçmemeli insan. Yoksa hayat, herkes ve her şey ondan vazgeçecektir. Ve İnsan şahsi birey olarak kaybolur hayat’ da. İnsanı tanımlamak ise bana göre satırlar yetersizdir hatta ömür bile yetmez. İnsan Güzeldir, insan çünkü  tüm güzellikleri yaratanın, her şeyi yaratanın Rabbin ruhuna sahiptir. "Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız." (Kaf 16. Ayet) diye geçer bir ayet de.  Güzel insan kendini tanı hem de yeterince tanı. Yeterince tanımak için son nefesine kadar devam edecektir öğrenimin içsel  yolculuğunda. Üstadlarımız mezun olduğumuzda şimdi hem öğretmen oldunuz ama unutmayın ki öğrenciliğiniz de sonsuza kadar sürecektir demişlerdi. Şunu da bilmeliyiz ki, tekamül yolumuzda  en karanlık zamanlarımızdır güneşin yeniden doğmasına sebep. Bu yolda yolun sevgiyle acık olsun. Sevgiyle Hoş Kal.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513