• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Antalya 16 °C
  • Ankara 5 °C

KARDEŞİM İBRAHİM!

Mehmet Kaya

 

Yine seninle dertleşme zamanı, seninle konuşma zamanı yine...Yine yeni kavgalara gebe  ülkemiz...Yine batılı kafirlerin çok şımardığı zamanlardan geçiyoruz, şımardıkları ve bizim ülkemizi hafife aldıkları zamanlardan, ve içimizde onlara alkış tutan zavallıların sevindiği zamanlardan...

Sözü beş para etmeyen kişiler meydanlarda,televizyonlarda, gazete köşelerinde, bizim adımıza çocuklarımız adına, geleceğimiz ve yarınlarımız adına ahkam kesiyorlar...Yine çıkarcıların talancıların, sevdasız kişilerin çok konuştuğu günlerden geçiyor ülke...Hayatlarının hiç bir döneminde bir yoksulun, bir ihtiyaç sahibinin, bir yetimin yanında olmamışlar, konuşuyorlar yazıyorlar, bağırıp çağırıyorlar yine...

Biliyorsun, öyle her insan ile konuşulmuyor bazı şeyler, her insan ile paylaşılmıyor memleket üstüne, ülke üstüne, hatta yaşadığımız şehirler  kimi düşünceler...Yani kimi insanları yakın bilemiyorsun kendine, ve onlar ile ülke üstüne, sevda üstüne dava adına, şehirler adına kuşlar adına konuşamıyorsun...Ondandır kardeşim İbrahim diye, seni çağırıp durmam, anladın mı?

Sözün bir izzeti olmalı İbrahim,bir namusu olmalı sözün, bunu bilmeyenlere ile söz konuşsan ne olur, konuşmasan ne olur? En çok utanmaz kişilerin konuştuğu dünya şimdi dünya...Kumarbazların mafya babalarının, uyuşturucu ticareti yapanların, kadın ticareti yapanların, köle tüccarlarının, ve emek sömürücülerinin konuştukları, ve seslerini yükselttikleri yer yani..

Der ki, aziz İslam... Kendi yapmadığınız şeyleri başkalarına söylemeyin, şimdi böyle, herkes başkasından talep de, bulunmakta, başkasının iyi olmasını istemekte, başkasının hayırsever, yardımsever olmasını istemek de...Haydi "sen de bir şeyler yap" dediğin zaman canları sıkılmakta ve kızmak talar, nedense...Bu serveti nasıl edindin diye soramazsın bir siyasetçiye, bir Belediye başkanına...Çünkü onlar kendilerini hep dokunulmaz ve soru sorulmaz sanıyorlar...Övmekle bitiremedikleri sistemin anlayışı ve kabulü böyle...

Söz kurşun gibi vardığı yere tesir etmeli, dokunmalı değdiği yüreğe, değdiği kalbe...Ama kalp kirlenmişse, ama kalp çamura değmişse ne yapsın söz? Fitne ve fesat diz boyu şimdilerde yine, diz boyu karanlık kimi kişilerin kalbinde, ve onlar için çok fazla değeri yok bu ülkenin...Bunu bir daha gördük, son bir kaç gün içinde...Gördük, ülkenin batmasını, batı karşısında ezilmesini isteyen, ne çok adamın, ne çok kadının, ne çok gazetecin yazar denilen adamın olduğunu...Hatta  partilerin, cemaatlerin derneklerin kuruluşların olduğunu...

Oysa bu ülke "yani bizim ülkemiz" bir insanlık yurdu "kim ne derse desin" mazlumlara sürgün yemiş, vurgun yemiş insanlara kucak açan kocaman bir ev bu ülke...

Bu ülke vahyin yurdu, bilenler için, bir Peygamberler ülkesi,  evliyalar enbiyalar, veli adamlar, düşünen adamların ülkesi...Hatırlayalım Mevlanayı, Hacı Bektaş Veliyi, Erzurumlu İbrahim Hakkıyı, Süleyman efendiyi, Saidi Nursiyi...

Doğru biz bunları unutanlardan olduk, biz bu toprakların kıymetini az bilenler olduk, ama burası bizim canımız, bu topraklar bizim sevgilimiz, anamız  kadınımız, büyük aşkımız...En azından öyle olması gerekli, öyle düşünmemiz gerekli, ne dersin, yanlış sözler mi ediyorum yoksa?

Tamam doğru, evine ekmek taşımayan babalar var, sevdası tarumar edilmiş kadınlarımız, rüyası yarım kalmış veya elinden alınmış kızlarımız var...Tamam işsiz oğullarımız, aşı olmayan evlerimiz var arka sokaklarda...Ama bir gün olacak, bir gün herkesin yiyecek ekmeği, içecek suyu olacak bu ülkede üzülme sen, umudunu azaltma...

Bir gün sevdalarımız daha sevda aşkımız daha aşk olacak, ve annelerimizin daha çok yüzü gülecek bu ülkede... Topraklarımız toprak kokacak, dağlarımız dağ gibi dik duracak, İnanalım iman edelim bunun böyle olacağına...

Tamam çok zor günlerden geçiyoruz, çok oyuna geldik buna da, tamam...Ama bu topraklar bereketlidir, bu topraklara dualı dır, bu topraklarda şehit kanı vardır, cennet kokusu vardır, bunların bereketini göreceğiz bir gün...

Neden mi, dedim bunları?

Şimdi bu ülkeyi, yani bizim ülkemizi, küçük görmeye, hakir görmeye, onu aşağılamaya çalışan kimi batılı ülkeler var ya...Hani bu batılı ülkelere,alkış tutan alçaklar var ya içimizde "işte bunların" hain olduklarını, bunların zalim olduklarını bilelim diyorum...

Bunların iki yüzlü, ve yalancı olduklarını, kendi çıkarlarından başka hiç bir şeyi düşünmediklerini bilelim diye sana sözlerim...

Zalim, ve katil batılılar ile bir olup "bu ülkeye" küfür edenleri bilelim diye işte...Kafirlerin davuluna eşlik edenleri bilelim diye...Parayı ve servet edinmeyi, lüks arabalara binmeyi, lüks evlerde oturmayı "ülkenin üstünde tutan" karanlık kişileri bilelim diye...

Malikanelerinde din anlatanları, ahkam kesenleri, bu ahaliyi küçük görenleri bilelim diye... Bilelim diye, kimi beyaz adamların bu ülkeyi sevmediklerini...

Yeryüzünde çocuk katillerinin yanında duran, onlarsız olmaz diyenler, tanıyalım diye...Hollanda da, Almanya da "ne işiniz vardı?" diye soran gazeteci züppeleri bilelim diye, seninle konuşuyorum İbrahim...

Bu ülkeye bir fidan dikmemiş  kimi adamların peşinden gidenlerin kimler olduğunu bilelim diye...Sahi Ertuğrul Özkök kimdir, ne akıl verir ülke ahalisine...Mesela ne anlatır Abdülkadir Şener bu millete?

Neyse İbrahim... Umudumuz daim olsun, ve duamız da, öyle...Ülkeyi yönetenlere kızgın oluşumuz, veya onların kimi yanlış işlerinden dolayı, kafirlere alkış tutanlar ile birlikte olmayalım...Kendimizi, kendi ülkemizi, kendi insanımızı, bu toprakları, bu dağları sevmeyi aşk bilelim...

Aşk bilelim, düşenin yanında olmayı, yetimin elinden tutmayı...Ve asla hainlerin safında yanında olmayalım...Aç ölelim, ama izzetsiz ve namussuz ölenlerden olmayalım...kendi ülkesini kafirlere jurnal edenlerden de...Ne dersin? 

Konuşalım mı, daha sonra bir daha...Olur ya, karşılıklı şiir de, okuruz...Ben Necip Fazıldan söz ederim, sen Nazımdan filan, olmaz mı?

Hoşça kal İbrahim... Yüksek dağlarını bak ülkemizin...Asla bağışlama "bu ülkeyi" küçük görenleri...

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513