• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • Antalya 29 °C
  • Ankara 18 °C

KAMYONCU ŞEVKET ABİ...

İbrahim İpbüker

Henüz “bacak kadar” boyum olmasına rağmen, “türlü türlü huylarımın” olduğu yıllardan bahsediyorum...

“Pala bıyığı” ve “haşmetli göbeğiyle” birlikte oldukça “sert bakışlara” sahip olduğu için ilk görüşte “korku veren” mahallemizin meşhur “Kamyoncu Şevket Abisi”, görünüşünün tam tersi oldukça “yufka yürekli” bir adamdı...

O “sert bakışlarının” altında “sevgiyle dolu” olan kocaman bir kalbi vardı...

Ama bunu pek çok kişi bilmezdi, daha doğrusu “hissettirmezdi”...

Özellikle “aşk-meşk” konularında yaşanmış bazı “kırılganlıkları” vardı hayata karşı...

Hemcinslerine karşı olmasa da, “karşı cinse” karşı müthiş derecede “güvensizlik” duygusu sarmıştı vücudunun her zerresini...

Yaşadığı bazı olayları bizzat bildiğim için söylüyorum, “haksız da sayılmazdı” aslında...

İyi niyeti, güveni, sevgisi, saygısı, teslimiyeti “suistimal” edilmiş, arka arkaya “hayal kırıklıkları” yaşamıştı...

Bu nedenle de insanlarla, özellikle de “karşı cinsle” arasına “kalınca bir duvar örüp”, o duvarın arkasında kendi kendine “gizlenerek” yaşayıp gitmeyi hedef almıştı...

Sert mizacının altında yatan “sevgi dolu” yüreğini bildiğim için çok severdim “Kamyoncu Şevket Abiyi”...

Aramızda “yaş farkı” olmasına rağmen, o da beni sever, bulduğu her fırsatta kendi akranıymışım gibi “sohbet eder”, başkalarına anlatmadığı, anlatamadığı sırlarını bana anlatırdı...

“Bacak kadar” boyumla “türlü türlü” huylarımın olduğu o yıllarda, Yüzbaşı Tommiks’ten sonraki en “can yoladışım ve sırdaşım” Kamyoncu Şevket Abi olmuştu...

Hiç unutmam...

 “Bak koçum, kamyon kullanırken rampayı hangi vitesle çıktıysan, inerken de aynı vitesle ineceksin” demişti bir gün...

Kamyon şoförlüğü yapmak gibi bir hevesim olmadığı için, ne demek istediğini anlayamamıştım önce...

Suratına “boş boş” baktığımı görünce “mevzuyu anlayamadığımı” kavrayıp, şöyle devam etmişti...

“Gönül işleri de aynı kamyon kullanmaya benziyor. İlk günlerde rampa çıkıyorsun, zorlanıyorsun, yavaş yavaş ilerliyorsun. Rampa bitip inişe geçince bir anda kendini kaybedip, vites büyütüyorsun ve hızlanıyorsun. İşte bu hız, insanın başını döndürüyor, yoldan çıkarıyor”...

Ne yalan söyleyeyim, mevzuyu yine tam kavrayamamış, “gönül işleriyle kamyon kullanmanın en alakası var abi” diye sormuştum...

“Bak koçum” diyerek devam etmişti...

“Kamyonculuğun altın kurallarından birisi rampayı hangi vitesle çıktıysan inişide o vitesle yapacaksın. Yoksa öyle bir hızlanıp, savrulursun ki frenler de tutmaz. Rampayı sağlıklı çıkıp indikten sonra düz yolda bas gaza, hiç bişey olmaz”...

Son cümlenin anafikrinden anlaşılacağı üzere, gönül meselelerinin “püf noktası” rampayı “sağlıklı çıkıp, sağlıklı inmek”...

Kendini “düz yola vurmayı başardığın” zaman sıkıntı yok, basabildiğin kadar bas gaza...

Kamyoncu Şevket Abi’den öğrendiğim bu taktiği hiç unutmadım...

Unutmadım ama, “tam anlamıyla” uygulayamadım da...

Sonuçta bu “iki kişilik” bir karar çünkü...

Altında “ağzı var dili yok” kamyon olsa sıkıntı yok...

Bin üstüne, “istediğin vitese tak, çık, in, çık bir daha in”...

Ama, “gönül verdim” dediğin “elin kadını” öyle olmuyor işte...

Kimi “rampa-mampa” dinlemeden “zırt-pırt” vites değiştirmek istiyor...

Kimi de “vitese takmaya” gerek bile duymadan, “olduğu yerde saymaya” devam ediyor...

Gel de çık çıkabilirsen işin içinden...

Bu durum sadece “gönül meseleleri” için geçerli değil aslında...

Siyasetten ekonomiye, ülke yönetiminden ilçe yönetimine, ya da ne bileyim, rüya görmekten yazı yazmaya kadar “püf noktası” isteyen her alanda geçerli bana göre...

“Doğru yerde ve doğru zamanda doğru vitese takabilmek”...

İşin püf noktası bu işte...

Siyasetçisini, kaymakamını, başkanını, işadamını bilmem...

Onlar nerede, ne zaman, hangi vitese takarlarsa takarlar, kendi bilecekleri mevzu...

Ama şahsım olarak bu kez “son derece kararlıyım”...

Şu günlerde çıkmakta olduğum rampayı, aynı vitesle “kazasız-belasız” ineceğim...

Düz yola kavuştuktan sonra zaten “karada ölüm yok”...

Sağolasın Kamyoncu Şevket Abi, iyi ki varsın...

İyi ki tanımışım seni...

Öpüldün kocaman...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513