• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • Antalya 29 °C
  • Ankara 18 °C

Kadın erkek eşittir diyenin aklına şaşarım…

İbrahim İpbüker

Şunu peşin peşin söyleyeyim…

Seçme ve seçilme, miras paylaşımı, eğitim alma ve verme gibi daha fazlasını sayabileceğimiz “medeni haklar”,  birazdan yumurtlayacağım misallerle “bir bir ispat edeceğim” mevzunun tamamen dışında kalan konular…

Bu “ince ve önemli” ayrıntıyı vurguladıktan sonra gelelim “zurnanın zırt” dediği noktaya…

Kimse kusura bakmasın, işte açık ve net bir dille hiç “kıvırmadan” söylüyor ve iddia ediyorum…

“Kadın erkek eşitliği diye bir şey asla yoktur”…

Hiç ama hiç olmamıştır, olamaz da…

Yanlış anlaşılmasın sakın, her ne kadar “erkekten sayılmamaya” alışkın bir bünyem olsa da, ucundan kıyısından erkek milletinden birisi olarak, “biz kadınlardan daha üstünüz” filan demeyeceğim…

Tam aksine, yüce Rabbim, bu kadın milletini “erkek milletini aşağılasın, hor görsün, sürekli peşinden koştursun” diye yaratmış…

Anlatayım…

Misal, siz hiç “evlilik yıldönümünü unuttu” diye suçlanan bir kadın gördünüz mü…

Boş boş düşünüp de yormayın beyninizi, göremezsiniz…

Çünkü bu tür tarihleri “hatırlama ve gereğini yapma” görevi ne hikmetse hep erkek milletinin boynunun borcudur…

İlle de “erkek milleti hatırlayacak, sürpriz yapacak, hediye alacak…

Kadın milletinin babası doğuştan “muhtar” olduğu için torpilli, bu tür konulardan “muaflar” yani…

Bu konuda üzerine düşeni yapmayı unutan, ihmal eden erkeğin vay haline, ne “odunluğu” kalır, ne öküzlüğü” ne de “hödüklüğü”…

Misal, siz hiç “odun, yontulmamış odun, öküz, hödük, kalas” gibi tanımlamalara “muhatap” olan kadın duydunuz mu, gördünüz mü…

Boş boş düşünmeyin, duyamaz ve göremezsiniz…

Kadın milleti, bu konuda da “doğuştan torpilli” yaratılmıştır çünkü…

Yazdığım yazılarda “kadın milletine çamur atma” konusunda “kendimi tek geçmeme” rağmen, ben de dahil hiçbir erkek, kadın milletine “odun, hödük, öküz” gibi tanımlamaları yapıştırmaya cesaret edemez…

En küçük bir atışmada haklı bile olsa “tamam öküzlük bende kalsın” der, oturur kıçının üstüne…

Akıllı bir erkek öyle yapmak zorundadır çünkü, Yüce Rabbim cinsiyetleri dizayn ederken, “çene” anlamında kadın milletine fazlasıyla “torpil” yapıp, salıvermiş...

Erkek milletinin ağzından daha “bir cümle” çıkarken, karşılık olarak yüz on bir cümleyi peş peşe sıralar kadın milleti, hem de “fi tarihinden beri aklında tuttuğu” en küçük ayrıntıları bile yüzünüze “Osmanlı tokadı” gibi yapıştırarak…

Canlı müzik yapılan bir mekana akşam yemeğine gittiniz diyelim, misal…

Fonda Selami Şahin’in “Seninle başım dertte ne yapsam bilmiyorum” şarkısı çalarken, aklınıza gelip de “dans edelim mi” teklifi yapmayı atlarsanız, vay halinize…

Üstüne üstlük, “tuvalete giderken eşlik etmeyi” de unutmuşsanız, yandı gülüm keten helva…

O gece, muhatap olduğunuz “kaprisler” nedeniyle burnunuzdan gelmiş demektir…

Nasıl ki, “dans etme teklifi yapmak”, tuvalete giderken eşlik etmek erkek milletinin göreviyse, “hesap ödemek” de erkek milletinin “asli görevi” olduğu için, üstüne bir sürü de para ödediğiniz o gece “helak olup” gitmiştir…

Yaradılış itibarı ile kadın milletinin cümlesi bu konulardan muaftır…

Haydi, tüm bunları bir şekilde aştınız ve “damatlık” mertebesine eriştiniz diyelim…

Bu aşamada da durum çok farklı değil…

Misali siz hiç gelin başı” gibi “damat başı” diye bir şey duydunuz mu…

Boş boş düşünmeyin, duyamazsınız…

En fazla “damat tıraşı” diye bir şey vardır, o da berberiniz sakalınıza iki kere jilet bastı mı olur biter…

Ya gelin başı…

Günler, haftalar hatta aylar öncesinden başlar bunun hesabı, kitabı…

Ben diyeyim bin beş yüz, siz deyin on bir bin beş yüz tane çeşidi, modeli vardır…

İstisnasız, en “makbul” olanı da en “çetrefilli” ve en “pahalı” olanıdır…

Erkek milleti için “damatlık takım elbise” vardır, misal…

Ya siyah olur ya da lacivert, bilemediniz beyaz…

Gömlek, kravat, ayakkabıyla iş tamamlanır…

Ama kadın milleti için bir “gelinlik” olayı vardır ki, tam bir “beladır”…

Uzun ya da kısa kollu, önden dekolte, olmadı arkadan yırtmaç, uzun ve yerde sürünen modeli, olmadı mini olanı, dantellisi, kumaşı falanı, filanı….

Aylar öncesinden başlayan bu telaş son dakikaya kadar hiç bitmez…

Neymiş efendim, “kadın ömründe bir kere gelinlik giyermiş”…

Öyle ya, erkek milleti “canı sıkıldıkça” haftada bir giyer…

Her neyse, damatlık ve gelinliği giydik, düğünün tam ortasında “takı törenine” geldik diyelim…

Siz hiç koluna “altın bilezik” takılan damat gördünüz mü…

Boş boş düşünmeyin göremezsiniz, kadın milleti yüce Rabbim tarafından bu konuda da “torpilli” yaratılmıştır…

Erkek milletinin yakasına “üç-beş tane kağıt para takılır” evet ama, bu takılara da o gece el konulur zaten…

Erkek milletinin o gece aklı “başka yerde” olduğu için tartışmayı uzatıp, takıları vermeme şansı yoktur çünkü…

Haa bu arada şunu atladım…

İş bu aşamaya gelmeden önce “evlenme teklifi” yapmak da erkek milletinin görevidir…

Öyle sıradan yapılan evlenme teklifleri de “makbule geçmediği” gibi, “olumsuz” yanıt alma riski de büyüktür…

Bu yaşıma geldim ve tam anlamıyla ne demek olduğunu hala çözemediğim “romantik” teklif yapmak zorunluluğu vardır…

Artık plajda kumların üzerine gül yapraklarıyla “kalp şekli çizip”, kenarını mumlarla mı ışıklandırırsınız, yoksa paraya kıyıp, “üç-beş tane çalgıcı kiralayarak” şarkılı türkülü romantik ortam mı yaratırsınız, ya da ne bileyim kaldırımda yürürken aniden önünde “diz çöküp” cebinizden çıkardığını yüzüğü burnuna mı dayarsınız, bunlar sizin yaratıcılığınıza kalmış artık…

Ama bir şekilde “evlenme teklifi” yapmak da erkek milletinin “asli” görevidir…

Hem de “diz çökerek”…

Kadın milleti yaradılış itibarı ile bu konudan da “muaftır”…

Velhasıl demem o ki, “kadın erkek eşitliği vardır” diyenin aklına şaşarım…

Tamam tamam fazla uzatmayacağım, “öküzlük bende kalsın”…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513