• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Antalya 20 °C
  • Ankara 3 °C

İKNA BİLİMİ’NİN KUCAĞINDAKİ KELİMELER

Gülay Şahin

Yahudi asıllı bir Rus; İsrail’e göç etme izni alır. Çıkışta, Ruslar bagajını denetlerken elbiselerin arasındaki Lenin’in büstünü bulurlar:                  -Bu   nedir?                                                                                                              

Yahudi: Bu nedir? Sorusu yanlıştır yoldaş!  Bu kimdir?  Demeniz gerekirdi!Bu Lenin’dir, sosyalizmin temellerini atan, Rus halkına iyilikler getirendir. Ben de bunu bereketli günlerin anısı diye yanıma aldım.’’  Etkilenmişti Rus görevli: ‘’Tamam geçebilirsiniz!’’                                                                                                                                                

Tel Aviv havaalanında gümrük memuru büstü görür ve sorar: ‘’-Bu nedir?’’                                                          

 Yahudi :  ‘’-Bu nedir sorusu yanlıştır Paşam! Bu kimdir?  Demeniz gerekirdi! Bu Lenin’dir.                                        

Bu deli cani yüzünden Rusya’yı terk etmek zorunda kaldım! Yanıma aldım ki her gün ona bakıp lanet okuyayım!’’Etkilenmiştir İsrailli görevli: ‘’-Tamam, geçebilirsiniz!’’Adam evine gelir, büstü büfenin üstüne koyar, gelişi nedeniyle de akrabalarına davet verir. Yeğenlerden biri sorar: ‘’-Bu kimdir?’’ Yahudi:  ‘’-Bu kimdir? Sorusu yanlıştır kuzum! Bu nedir? Demen gerekirdi!  Bu; on kilogram, yirmi dört ayar altın, vergisiz, gümrüksüz, üstelik KDV’siz!’’

Bu hikâyeyi okuduğumda aklıma ilk gelen şey, sadece bir heykelin bile biz onu nasıl tanımlarsak, nasıl görünmesini istiyorsak o olduğu. Her şeyin değerinin bizim karşı tarafa sunuş şeklimizle belirlendiği. Sunduğumuz şey bir arkadaşımız, evcil hayvanımız da ya da sahip olduğumuz markamız olabilir. Olay onu nasıl anlattığımızda bitiyor. Dünyanın gittikçe küçük bir köy halini aldığı bir devirde yaşamanın en büyük zorluklarından biri de işletmemizi ayakta tutmak. İşte tamburada pazarlama stratejileri devreye giriyor. Sahip olduğumuz ürünün ne olduğundan çok,şüphesiz onu nasıl anlattığımız, hedef kitlenin zihninde nasıl algılandığı. Bir gün birileri gelip sattığımız ürünlerle ilgili bu nedir acaba? Diye sorduğunda vereceğimiz en etkili cevap ne olurdu, hiç düşündük mü acaba?  Muhtemelen çoğumuzun cevabı, görmüyor musun kardeşim çanta işte! Elbise işte,  ya da işte her ne satıyorsak tüm çıplaklığıyla o ürünün adını söylemek olur. Hâlbuki bize o soruyu soran gördüğünden çok daha fazlasını duymak için soruyor. Bu sebeple de en allı pullu cevabı veren yarışı kazanıyor!

Bahsettiğimiz şey ürün olsun, hizmet olsun fark etmiyor. Fark eden şey, onu hedef kitleye anlatma biçimimiz.  Örneğin ayakkabı satan biri sattığı şeyin sadece, ayakları yağmurdan, çamurdan koruyan bir kap olmadığının farkına varıp, üstüne yürümekle, kılık kıyafetle, imajla ilgili bildiği her şeyi koyduğu zaman, ayakkabılarına değer kazandırıyor. Bir ev satarken ya da şekerli bir sakız satarken de aynı şey geçerli. Bizden duymak istenilen, bir ayakkabıdan, bir sakızdan, bir evden çok daha fazlası! Her zaman kullandığımız, vazgeçemediğimiz markaları neden tercih ettiğimizi şöyle bir düşünelim.  Kendimizi daha değerli hissettirmeleri en büyük sebep.  Bu gerçekten de öyle olduğu için değil elbette ama öyle düşündürmeyi başaranlar kazanıyor. Birileri çıkıp kırk kere çikolata yersen mutlu olursun derse, mutsuz oldukça çikolataya sarılmamız kaçınılmaz oluyor. Yaptıkları şey en havalı, kandırılmamıza en elverişli kelimelerle bizi tavlamak.

Bugün marka olmak, fark edilir olmak,  fark yaratmak çok önemli. Marka hikâyeleri yaratmak, pazarlama stratejileri geliştirmek için ne beyin fırtınaları ne kelime avcılıkları yapıyorlar biliyoruz. Sırf Kendisini anlatan doğru cümleleri bulmak için markalarının doğduğu günden beri araştırma yapanlar var. Bu insanlar deli değil sadece on yıl sonra varlığını sürdürmek için neye sahip olmaları gerektiğini çözmüşler. Gördüğümüz üzere her şey ikna biliminin kucağına düşmüş. Bir heykelcik istenildiğinde cani bir devrimci, istenildiğinde bir kahraman olabiliyor. Keramet iki sihirli kelimede! Üstelik bu kelimeler gerçekten de gümrüksüz, vergisiz, KDV’siz. Ürünümüzü ya da hizmetimizi en iyi anlatan kelimeleri bulmak ise sadece biraz insan ve iletişim bilmeyi gerektiriyor hepsi bu. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513