• BIST 106.846
  • Altın 271,124
  • Dolar 5,7288
  • Euro 6,3481
  • Antalya 12 °C
  • Ankara 0 °C

Hem Gülüklü hem Hülüklü

Hem Gülüklü hem Hülüklü
​​​​​​​Alanya Belediyesi’nin Gülüklü Çorba’ya patent almasıyla birlikte Gülüklü mü? Hülüklü mü? Soruları akıllara gelmişti. Ancak, bu soru yanıtını buldu. Gerçek Alanya Gazetesi olarak Gülüklü (Hülüklü) Çorba’yı mercek altına aldık.

Burak Gül

Alanya Belediyesi’nin Alanya’nın sadece deniz, kum, güneş ile anılmaması özellikle kültürel ve tarihsel değerlerle de anılması adına Mutfak Mirası ve Gastronomi Çalışma Turu gibi son yıllarda yaptığı projelere ek olarak Gülüklü Çorba’nın adının tescillenmesi önemli bir gelişme oldu. Antalya’nın Talaturlu Piyazı’nın ardından bölgede gastronomi anlamında alınan ikinci patent olan Gülüklü Çorba, gastronomi turizmi için de büyük önem taşıyor. Ancak Alanya Belediye Meclisi’nde sunumu yapılan projeye göre ilçede menüsünde Gülüklü Çorba olan işletmeler bir logo kullanacak. Bununa birlikte asıl tarife bağlı kaldıklarını da taahhüt emiş olacak.

HEM GÜLÜKLÜ HEM HÜLÜKLÜ

İlçede en bilinen yöresel yemeklerin başında gelen Gülüklü Çorba’nın patentinin alınması 50 yıllık bir tartışmayı tekrar gündeme getirdi. Çorbanın asıl adının Gülüklü mü? Yoksa Hülüklü mü? Olduğu sorusu tekrar akıllara gelirken, yaşanan bu durumu öngören Alanya Belediyesi, iki ismi de tescillettirdi. Bu tescil sonrası çorbanın iki ismi de koruma altına alınmış oldu.

TAVUKLU MU, İŞKEMBELİ Mİ?

Patentin alınması ve işletmelere asıl tarife bağlı kalınması konusu gündeme gelince akıllara da çorbanın gerçek tarifinin nasıl uygulanacağı sorusu geldi. Aslı işkembe ve kıyma ile yapılan çorba günümüzde restoranlarda tavuk ve kıyma ile yapılıyor. Restoranlar asıl tarife bağlı kalmak zorunda kalır ise çorbayı işkembeli şekli ile mi yapacak? Sorusunu Alanya Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Sevda Erdoğmuş yanıtladı. Erdoğmuş, “Gülüklü ve Hülüklü Çorba olarak iki ismi de tescilledik. Geçmişte işkembe kıyma ile yapılıyordu, ancak günümüzde daha çok tavuk ve kıyma ile kullanılıyor. Bu nedenle biz iki tarifi de tescilledik. Türk Patent Enstitüsü’de geçmişten günümüze olan değişiklikleri kabul ediyor. Bu nedenle restoranlarımız tavuk ve kıyma ile yapılan tarife sadık kalarak ürünlerini sunabilirler. Zaten gastronomi turizmi açısından da daha uygun olur. ” Diye konuştu.

“GASTRONOMİ TURİZMİ İÇİN ÖNEMLİ”

Konuyla ilgili olarak sorularımızı yanıtlayan Alanya Pansiyoncular Odası Başkanı Hüseyin Değirmenci, “Şimdi öncelikle Akdeniz’de ikinci olarak tescillenen bir ürün. Daha önce Antalya’nın talaturlu piyazı tescillenmişti şimdide Alanya’mızın gülüklü çorbası tescillenmiş oldu. Gülüklü çorba Hülüklü çorba olarak 2 tescil olarak geçti. Bir tanesi işkembeli yapılan gülüklü çorba bir tanesi de tavuklu yapılan çorba 2 ayrı alternatif olarak sunuldu.Tabi buradaki esas önemli olan dünya turizminde insanlar gidecekleri ülkeyi seçerken o ülkenin gastronomi olarak ne yiyebileceklerini seçiyorlar. Bu oran %88.2. Yaklaşık olarak daha sonra diğer tarihi kültürel ve deniz kum güneş gibi diğer etmenler sıralamayla geliyor. Bu yüzden bizim burada tescilli bir markamız olması insanların Alanya’yı tercih etmesinde önem arz edeceğini düşünüyorum. Bugün Gaziantep örneği gastronomide yapmış oldukları tescillerle dünyada hem Gaziantep Baklavası’nı ve birçok ürünlerini de duyurdular. Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel başta olmak üzere Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Sevda Çapa Erdoğmuş'a  teşekkür ediyoruz. Alanya’da gülüklü çorba tescillenmiş oldu.” Şeklinde konuştu.

KALİTE KORUMA ALTINA ALINDI

Restoranlarda denetimlerin nasıl yapılacağı sorusuna da açıklık getiren Değirmenci, “Restoranlarda gülüklü çorba yapıldığı zaman logolar konulacak ve o logolar konulduğu zaman da tarife uyularak. Yapılacak bu tarife uyulmasının denetimini dörtlü bir mekanizma olarak gerçekleştireceğiz. Burada odamız olarak bizler bu denetim kurulu içerisinde olacağız. İlçe Tarım Müdürlüğü, Hamdullah Emin Paşa Üniversitesi Gastronomi Bölümü ve Alanya Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ile dörtlü bir grup olarak denetimi yapacağız. Tabi burada bizim almış olduğumuz tescil neticesinde buna uymayıp bu çorbayı şartlara uymayan şekilde yapanları da engellemiş olacağız ve bu çorbanın kalitesini arttırmış olacağız.” İfadelerini kullandı.

“YENİ TESCİLLER ALMAK İÇİN ÇALIŞMALAR VAR”

Gülüklü Çorba’nın yanı sıra yeni tesciller içinde çalışmaların olduğuna vurgu yapan Değirmenci,  “Başka ürünlerimizi de ön plana çıkararak tescillenmesi için ortak çalışmaya bizler destek vereceğiz. Ortaklaşa bir çalışma ile bu ürünlerin sayısının artmasını sağlayacağız. Bununla birlikte bizim gastronomi açısından da Alanya’mızın da hem Türkiye de hem de dünya turizminde dikkat çekeğini düşünüyoruz. Alanya Belediyesi ile beraber mutfak mirası çalışması yaptık. Bunun ile ilgili bazı üyelerimiz o sistem içerisine dahil oldular bununla ilgili kendilerini bilgilendirdik. Daha sonra yine ortaklaşa yaptığımız çalışmada güvenilir eller projesiyle güvenilir gıda nasıl hazırlanır ne olur onunla ilgili bir çalışma yaptık. Yaklaşık 200 odamıza bağlı üyelerimize belge verdik. Buradaki amacımız Alanya’yı gastronomi açısından Türkiye’nin önde gelen ilçelerinden bir tanesi olarak gündeme getirmek.” Diye konuştu.

 

GÜLÜKLÜ ÇORBA (DÜĞÜN ÇORBASI) HİKAYESİ

Alanya Yöresel Yemeklerinin gözde çorbalarından olan gülüklü çorba geleneksel olarak yapılan düğün yemeklerinde, mevlitlerde, cenaze merasimlerinde ve davetlerde sıklıkla tercih edilmektedir. Adını içine atılan misket büyüklüğündeki köftelerden alan gülüklü çorba içerisinde bulunan nohut, pirinç, minik köfteler, küçük küçük doğranmış keçi işkembe (tercihe göre tavuk eti) den dolayı oldukça doyurucu olmasıyla da ana yemeği aratmaz, ayrıca lezzeti ile de akıllarda iz bırakmayı bilmektedir.

Özellikle ev düğünlerde tüm konuklara ikram edilmek üzere hazırlanan gülüklü çorbanın içindeki köftelerin yapımı aşamasında hoş sohbet ortamları kurulur, hanımlar birbirlerine kendi düğünlerinden hatıralarını anlatarak köftelere el lezzetlerini de katarlar. Düğünlerde tencerelerde ikram edilen çorbalar bol limon sıkılarak keyifle tüketilir. Ev düğünlerinde yapılan bu çorba ve diğer düğün yemeklerinden gelin ve damada özellikle yedirilir ve hatta düğün akşamı da aç kalmasınlar diye evlerine de gönderildiği olurmuş. Eskilerde bekâr kız ve oğlana takılmak için büyükler ‘Çorbanı ne zaman içeceğiz senin ‘derler ve artık evlenme zamanlarının geldiğini ima edip şakalaşırlarmış. Burada düşünülen çorba gülüklü çorbaymış çünkü imkânlar el verdiğince gülüklü çorba her düğünde yerini bulmaktaymış.

 

 

TESCİLLENEN GELENEKSEL TARİF

1-  GÜLÜKLÜ ÇORBA (DÜĞÜN ÇORBASI)

8-10 Kişilik

MALZEMELER

1,5 kg İşkembe (keçi veya dana işkembesi)

6 su bardağı su (kemik suyu da kullanılabilir)

1 su bardağı pirinç

1 su bardağı haşlanmış nohut

4 Yemek kaşığı domates salçası

4 Adet Orta boy domates

4 Yemek kaşığı tereyağı

2 Yemek kaşığı sıvıyağ

1 Yemek kaşığı kırmızıbiber 

1 Tatlı kaşığı tuz

1 Yemek kaşığı kuru nane

2 Limon

 

Hülük İçin:

200 Gr Kıyma (Yağsız çift Çekim)

1 Tatlı Kaşığı Karabiber

1 tatlı kaşığı tuz

 

İşkembenin Temizlenme Aşamasında kullanılacak Malzemeler:

2 adet orta boy soğan

2 adet orta boy limon

4 yemek kaşığı tuz

İşkembe Haşlanma sırasında kullanılacak malzemeler:

2 Adet orta boy domates

2 Adet orta boy soğan

 

  Ön hazırlık:

  • Çorba için kullanılacak pirinç tuzlu ılık suda (1 yemek kaşığı tuz) ıslatılır.
  • Çorbada kullanılacak olan 1 su bardağı nohut bir gece önceden ıslatılır ve çorbanın yapılacağı gün kullanılmak üzere haşlanır.

  *Kasaptan ilk temizliği yapılmış olarak alınan işkembe, kabuğu soyularak büyük parçalara ayrılmış soğan, dilimlenmiş kabuklu limon ve tuz ile kokusu gidene kadar ovalandıktan sonra(Ovalama işlemi 10-15 dk yeterli olacaktır.), soğan ve limon parçaları içinden çıkartılarak bol su ile yıkanır. Yıkanan işkembeler haşlanırken oluşan kef (köpük ) alınır. Kef alındıktan sonra haşlanmaya devam eden işkembeye bütün olarak kabuğu soyulmuş 2 soğan, 2 domates (domateslere bıçak yardımı ile + işareti yapılmalı ) eklenir. Haşlanan işkembeler soğuduktan sonra ince ince kıyılır.

 *Kıyma hülük yapmak için karabiber ve tuz ile yoğrulur, nohut büyüklüğünden biraz büyük olacak şekilde yuvarlanır. Tencereye tereyağ ve sıvı yağ konarak eritilir ve hazırlanan hülükler kızartılır. Kızartılan hülüklerin içine rendelenmiş domates eklenir, bir süre kavrulur daha sonra salça ve kırmızıbiberde eklenerek kavurma işlemine devam edilir. Kavrulan karşıma su ve tuz eklenir,  çorba karışımı kaynayınca üzerine ince ince kıyılan işkembeler, önceden haşlanan nohutlar ilave edilir. Birkaç dakika kaynadıktan sonra limon suyu eklenen çorbaya son olarak ıslatılmış ve süzülmüş pirinçler ilave edilir. Pirinçler yumuşadıktan sonra çorba kıvamını almış demektir. Tencerenin altı kapatılarak nane eklenir. Çorba servis edilebilir.

Not: Eğer çorba çok koyu kıvamda ise bir miktar kemik suyu veya su ilavesi tercihen yapılabilir.

 

Püf Nokta:

  • Ön hazırlık olarak pirinçlerin ıslatılmasında tuz kullanılmasının sebebi pirinçlerin diri kalmasını sağlamaktır.
  • Ayrıca çorba yapımında pirinçler eklendikten sonra pirinçlerin lapa olmaması için tencerenin kapağı kesinlikle kapatılmamalıdır.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513