• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Antalya 20 °C
  • Ankara 14 °C

GÜZEL İNSAN/KARDEŞİM!

Mehmet Kaya

 

Biliyorum, ülkemiz gibi sende zor günlerden geçiyorsun...Bu günlerde aklını yüreğini karıştıranlar, çok fazla biliyorum...Bize gel, bizim yanımızda dur, bizim yaptıklarımızı yap diyenler çok fazla, sanki senin hiç bir şeye aklın ermiyor gibi...

Konuşuyorlar, seni ikna etmeye çalışıyorlar, sana hükmetmeye  çalışıyorlar, aklını karıştırmak, düşünceni yanılmak istiyorlar...Sence öyle değil mi, sence neyin peşindeler? Aldırma, kendince yolun doğruysa, yalnız yürümek de, bir yiğitliktir...

Biliyorum, sende biliyorsun, çok fazla yalan söyleniyor yine insana...Suyu bulandırmaya çalışanların sayısı çok fazla...Çok fazla bu ülkenin düşmanları içte, ve dışta, ne olur bunu unutmayalım...

Çok fazla  utanmazlar, çok fazla zalim ve karanlık kişile var, yine sağımızda solumuzda...Çok fazla kurtarıcı, çok fazla Mehdi sanan kendini, çok fazla yalancı Peygamber, çok hokkabaz siyasetçi, gazeteci ve yazar sandıklarımız....

Keşke bu kadar siyasetten söz edeceklerine, bu kadar kendilerinden söz edeceklerine "gelip dağlardan söz edebilselerdi" ya da denizlerin mavisinden, sonra şiirden, ve kadınların göz yaşlarının nedeninden söz edebilselerdi...Ne çok yağmaladı kıyılarımız, denizlerimiz, dağlarımız, ormanlarımız keşke bunlardan söz edebilselerdi...Umudunuzu yitirmeyin diyebilecek sözleri olsaydı keşke...

Fena yağmalandık, ülkemiz fena yağmalandı, ve  değerlerimiz, şehirlerimiz...Sonra dinimiz, imanımız kitabımız, ahlakımız, insan yanlarımız, değerlerimiz, geleneklerimiz, ne çok yağmalandı,dile getirselerdi keşke şu konuşanlar...

Sonra kalbimiz, insanın kalbi, oğullarımızın kızlarımızın kalbi, şehirlerin kalbi "çok yağmalandı kimileri tarafından" bunlardan da, söz etselerdi keşke...Anlatabildim mi, güzel insan, diyebildim mi, denmesi gerekenleri?

Ama yanlış anlaşılmasın diye notum olsun...Notum olsun hakkımda söyleyeceklerin için...Ben bu savrulmalardan söz ederken, bu kıyımlardan, bu vurgunlardan söz ederken, şehirlerin kalbi kirlendi, insanın kalbini kirlettiler, bizi azalttılar, insan yanlarımızın azalttılar derken "kimi soytarılar gibi, getirip bu günahları" yalnız bu iktidarın üstüne bırakanlardan değilim...Neredeyse bir asırdır işleniyor bu günahlar, neredeyse bir asırdır yağma ediliyor insan bu ülkede...Değerleri yağma ediliyor, emeği yağma ediliyor, inancı yağma ediliyor, ve özgürlüğü yağma ediliyor...

Kırılma bana gerçek bu...Neden kırılma dedim biliyor musun? Kim bilir, bel ki seninde canını sıkarım söylediklerimle, bel ki senin de "çok savunduğun" partiler fikirler var, benimle aynı düşünmediğin...Bel ki, içinden "bunları da, nereden çıkarıyorsun" diyorsundur ne bileyim, bel ki saçmaladığımı bile söylemek geçiyor içinden...Unutma biz kardeşiz, sözümüzü de, ekmeğimizi de, öfkemizi de, paylaşmak düşer bize...Ama kırmayalım bir birimizi, üzmeyelim...

Diyorum ki, önce  bir sorumuz olsun  birilerine...Millet adına, memleket adına siyaset adına, hak hukuk adına, demokrasi adına, özgürlük adına, insan hakları kadın hakları adına sorularımız olsun, bu konuşanlara...Ülke insanına kurtuluştan, demokrasiden, gelecekten bahsedenlere...Ülke batıyor diyenlere ya da, veya evet çıkarsa ülke çok ileriye gidecek diyenlere...

Mesela Kemal Kılıçdaroğluna, ve arkadaşlarına, ve ona destek verenlerin her birine "bunlar kimi gazeteciler kimi yazarlar, kimi akademisyenler, demokrasi demokrasi deyip duranlar, hürriyet ve özgürlük diyenler filan" ve daha başka kimseler onların yanında duran...

Sahi bu ülke ahalisi, bu ülke insanı, kadını veya erkeği "ne zaman demokrasi gördü ki" ne zaman karşılaştık, demokrasi denen nimetle, eğer bir nimetse? Cumhuriyetten bu yana geçen zaman içinde "tadımlık bile olsa" ne zaman gördü ahali demokrasiyi, ve düşüncelerini özgürce hayata taşımayı? 

Öyle ise "sahi sen neden bahsediyorsun? diye bir sorumuz olmasın mı, o şahsa, ve yol arkadaşlarına...Veya kendimize dönüp "bu kişi, ve yandaşları" neden söz ediyor, demeyelim mi? Sormayalım mı "daha önceleri neredeydiniz?" diye....Mesela yirmi sekiz şubatta, mesela darbe günlerinde,sahi o vakitler nerede, ne yapıyordunuz?

Veya başka partilerin liderlerine, önderlerine...Hatta sivil toplum kuruluşları adına konuşup duranlara "sahi siz darbe günlerinde, zulüm günlerinde, mesela 28 şubatta" nerelerdeydiniz?

Ama yinede diyorum ki, aziz insan...Yine de kırmayalım kimseyi, kimseyi üzmeyelim yine de...İnsanı kaybetmek, insanı kırmak kolay, ama insanı bulmak ve kazanmak zor...Biz kıranlardan, kaybedenlerden olmayı seçmeyelim...Biz insanı kazanmayı, insanı sevmeyi seçelim kendimize...İnsan kazanmak, ve insanları sevmek  Peygamberlerin ahlakından bir ahlaktır, onların duşundan bir duruştur, aklımızda tutalım...

Savaşlardan söz edenler zalimlerdir...Savaşlar çok kötü bir eylem ve düşünce biçimidir...Öldürmeyi seçenler sevgiyi unutanlardır...Öldürmek kolay biz yaşatmayı seçenlerden olmaya çalışalım...Biz yaşatmayı deneyelim insanı, ve kardeş olmayı...Ağaçları dağları denizleri kuşları yaşatmayı seçelim...

Sonra vermeyi seçelim, isteyenlerden  değil, verenlerden olmayı...Vermek izzetli bir davranıştır...Yoksulları ve ihtiyaç sahiplerine, yolda kalmışlara, sokakta kalmışlara vermek güzel davranışlardır Allah'ın yanında...
İnsandan vazgeçme, barıştan vazgeçme,aştan ve sevdadan vazgeçme..Sonra duadan, dua etmekten,  Allah ile konuşmaktan vazgeçme...O bizim ne söylediğimizi duyan, ne düşündüğümüzü bilen Rabbimizdir...

Yalan söylemek kolaydır, biz zoru seçelim, doğrulardan olmayı, doğru sözlü olmayı yani...Ülkemizi, ülkemizin her bir dağını, her bir çiçeğini, Nehirlerini kuşlarını, ağaçlarını sevelim...Ve onları kıymaya kalkanları, onları yok etmeye çalışanları uyaralım...

İki yüzlü olmak çok günahtır, ayıptır onlardan olmayalım...Şiir okuyalım mesela, unutma şiir okumak insanın kalbini merhametli kılar, insanı daha çok insan kılar...

Ne diyelim daha başka...Ölüm gününü unutmayalım mesela, ve hesap günün geleceğini de...Bunları bilirsek, bağırıp çağırmayız bir birimize, ve de başka insanlara...Daha önce duydun mu bilmem, bağırmayın der aziz Peygamber...Ve biz çok bağıran çağıran küfür eden bir toplum olduk, yazık ettik kendimize...

Hoşçakal güzel kardeşim... Dua et ülken için, barış ve kardeşlik için...

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513