• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • Antalya 29 °C
  • Ankara 18 °C

Evlilik cüzdanı tapu senedi midir?

Av.Mehmet Tığlı

Tapu senetleri  mülkiyete  karinedir. Gayrimenkulün kime ait olduğunu gösterir, aksi sabit oluncaya kadar. Peki mülkiyet nedir?  Bir eşya/şey üzerinde hak sahibine kullanma (usus), yararlanma (fructus) ve tasarruf (abusus) yetkisi veren bir haktır. Felsefe ve siyasi rejimler bu hak üzerinde çok kafa yormuşlardır. Ve bu hakka bakış açısına göre birbirinden ayrılmışlardır. Kapitalist sistemlerde fertlere mülkiyet hakkı tanınmış fakat mülkiyetin kazanımı konusunda net ve ahlaki prensipler getirmediğinden zaafa uğramış, kapitali olanlar bu hakkı sınırsız kullanırken, olmayanlar üçün birini almışlardır. Komünist sistemler fertlere mülkiyet hakkı tanımamış, her şeyin mülkiyetinin devlete ait olduğu, kullanımının belirlenmesinde ise komünist partisine üyeler tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Liberal sistemler fertlere bu hak tanınırken sosyal adalet ilkeleri göz önünde almaya çalışmıştır. İslam’da ise düşünce olarak mülk Allah’ındır ve kullarına emanet olarak geçmiştir, bir nevi insan mülk sahibi değil, zilyedidir. Yani sahip değil, elinde emaneten bulunduran. 

Mülkiyet,  sahibine kapitalist sistemde 3 temel hak verir. Kullanma (usus), dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz, yararlanma (fruktus) semerelerinden faydalanabilirsiniz, tasarruf (abusus) tasarrufta bulunabilir, harcayabilir, tüketebilir yok edebilirsiniz. Mutlak sınırsız bir yetkidir bu. Bizim hukukumuz da mülkiyet hakkının kişiye mülkünü yok etme hakkı verdiği görüşündedir.  Yani cebinizdeki telefonu kullanabilir, fotoğraf çekip bu fotoğrafları satıp semerelerinden faydalanabilir, en nihayetinde telefonu satabilir, ya da canınız istediği zaman parçalayıp, yakabilirsiniz, hiçbir Allahın kulu yada devletin kurumu buna müdahale edemez. İslam’da mal emanet olduğu için mutlak anlamda tasarruf (abusus) yetkisi vermez. Yani canınız istedi diye parçalayıp yok edemezsiniz. 

Şimdi bu kadar akademik girişten sonra gelelim konumuza; Evlilik cüzdanı, tapu senedi midir?

Eşler evlenip, nikah kıydığı zaman, eline de evlilik cüzdanını verildiğinde karşı tarafın mülkiyetinin kendisine geçtiğini düşünüyor. Ve başlıyor mülkiyetin verdiği hakları sonuna kadar kullanmaya. Karı ya da koca birbirleri üzerinde mutlak tasarruf yetkisi olduğunu düşünüyor. Adeta izinsiz nefes bile alınamayacağı, kimlerle muhatap olacağı, nereye gidip gidemeyeceği, hangi işleri görüp göremeyeceği, hangi saatte nerde olması gerektiği gibi en küçük özel alanların bile belirlenmesinde tasarruf sahibi olduğu düşünüyor. En küçük anlaşmazlıkta karşı tarafı yok etme hakkının elinde olduğunu düşünerek adeta yaşam hakkı bile tanımıyor. Eş cinayetleri çoktur memleketimizde.  Bariz örneği aldatma durumunda; Vay sen beni nasıl aldatırsın, seni herkese rezil edeceğim, mahkemelerde sürüm sürüm süründüreceğim (ülkemizde mahkemelerin süründürme yeri olduğu anlayışına dikiz), bittin sen, çocukların yüzünü bundan sonra ancak rüyanda görürsün, donuna kadar alacağım diyerek anlayışlı olanları mahkemeye gider, anlayışlı olmayanları çeker vurur. Mahkemeye gidenler her duruşma salonunu cenk meydanına dönüştürür, avukatının da komando birliği gibi savaşmasını ister, duruşma bitse bile duruşma ve vuruşma adliye çıkışına taşar. Dava sonunda boşansalar bile, mücadele mahkeme dışında da bir ömür devam eder.  Aldatma işine karışan 3. Kişi kadın ya da erkek diğerinin mülkünü izinsiz kullandığından dolayı husumete o da dahil olur. Kullanım bedeli olarak tazminat istenir, ya da yok edilir. 

Bunun yanında memleketimizde iki insan evlenmez, iki sülale evlenir, boşanırken de iki insan boşanmaz, iki sülale birbirini yok etmek için uğraşır. Boşanma davası iki sülalenin savaşına döner. Çünkü mülkiyet hakkının ihlali vardır. 

Nihayetinde evlilik bir akittir, sözleşmedir. Sözleşmenin tarafları birbirleri ile sevgi ve saygı ile muhatap olması gerekir.  Diğer tarafın hayatının bütün alanlarını sınırlandırma gibi bir hakkı olduğunu düşünmemelidir. Ortak hedefi yürütmek için kurulan her sözleşme de gibi, ortak hedefin artık yürütülemez, yada fayda getirmez hale döndüğünde feshedilme imkanı olan bir sözleşmedir. Hedefler yerine getirilirken bir tarafın sorumlulukları yerine getirmemesi söz konusu ise ya bu duruma fedakar bir şekilde katlanırsınız ya da sözleşmeyi karşılıklı olarak feshedersiniz, herkes yoluna gider. Kavganın, kavga etmenin, savaşmanın birbirini imha etmenin anlamı yok. Binlerce baktığımız boşanma davaları neticesinde elde ettiğimiz kanaat budur. 

Dostça ve hoşça kalın…

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513