• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Antalya 20 °C
  • Ankara 14 °C

Elinizi “vicdanınıza” koyun ve öyle okuyun…

İbrahim İpbüker

Çok sevdiğim bir söz vardır…

Şöyle der…

“Ne kadar anlatırsan anlat, anlattıkların karşındaki insanın anlayabileceği kadardır”…

“Kapasite” meselesi yani…

Bunun bilincinde olarak, tam da yukarıdaki söze “curk” diye oturduklarını bildiğim, “uzun” ya da “kısa” bazı “beyinsizleri” bir kenara koyarak, onların “doğru algılamalarını” beklemeden, ummadan anlatacağım bazı şeyleri…

Gerçekten sağlıklı bir beyine sahip olan büyük çoğunluğun doğru anlayacağını biliyorum çünkü…

Önce şunu söyleyeyim…

Ne kendi adıma ne de “Genel Yayın Yönetmeni” sıfatıyla başında bulunduğum “Gerçek Alanya Gazetesi” adına adı, soyadı, görevi, unvanı ne olursa olsun hiç ama hiç kimsenin “avukatlığını” üstlenmek gibi bir niyetim asla yok…

Bazıları gibi “bulanık suda balık avlamak” gibi bir tarzım zaten hiç olmadı, bu saatten sonra da hiç olmaz…

Yaklaşık 30 yıldır kalem salladığım bu meslekte olaylara ve insanlara sadece “kendi dar penceresinden” bakmayan, elini her zaman “vicdanına” koyarak, en doğruyu ve yalını bulup söylemeye, anlatmaya çalışan bir gazeteci olma huyumdan asla vazgeçmedim…

O bazı “dar ve kısa kafalı beyinsizler” anlayamasa da -ki öyle bir yetenek vermemiş yüce yaradan, yapacak bir şey yok- tüm samimiyetimle söylüyorum ki, sadece ve sadece doğruları anlatmaya çalışacağım…

Hanımlar beyler, bakın şimdi…

Bu HDP denilen siyasi parti, kendi yöneticilerinin de açık açık söylediği gibi “terörden beslenen, sırtını hain, kalleş terör örgütlerine yaslamış” bir parti…

Ben de hazzetmiyorum, sevmiyorum, tasvip etmiyorum, kızıyorum…

Lakin gelin görün ki bu parti anayasal çerçeveler içerisinde kurulmuş, seçime girmiş, barajı aşmış ve 80 milletvekili çıkarmış bir parti…

Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, Milliyetçi Hareket Patisi ile grupları, tabelaları yan yana…

Seçilmiş milletvekilleri benim, sizin, bizlerin verdiği vergilerle maaş alıyorlar…

Ve “dokunulmazlıkları” var…

Sonuç itibarı ile öyle ya da böyle, bu ülkenin “anayasal bir gerçeği”…

Yani kanunlar önünde AKP, MHP, CHP ya da ne bileyim SP neyse, HDP’de o…

Kaldı ki, bugün yarın kurulacak “seçim hükümetinde” bu partinin milletvekilleri tepemizde “bakanlık” yapacaklar bize, memleketi yönetecekler…

Bunu “beyninizin bir köşesine yazın” lütfen ve öyle devam edelim…

Şimdi…

“Devlet” demek, “kanun” demek, “anayasa” demek, “hukuk” demek…

“Devlet adamı” olmak demek de bunların uygulanmasındaki sorumluluğu almak, üstlenmek demek…

Buraya kadar tamamsa, anlaştıysak devam edelim…

Elinizi vicdanınıza koyun ve düşünün…

Siz Alanya Kaymakamı olsaydınız, Anayasa gereği kanunlarla korunan bir siyasi partinin tabelasının sökülmesine “kanunsuz” bir şekilde izin verebilir miydiniz…

Kaldı ki, Alanya Kaymakamı Dr. Hasan Tanrıseven, iki hafta önce çıkan olayların daha fazla büyümemesi adına HDP yetkililerine “tabelanızı kaldırın teklifini götürmüş, rica etmiş hatta zorlamış” ama kabul etmemişler…

Hal böyle olunca, bir devlet adamı “kanunlar” dışına nasıl çıksın…

Öte yandan, Alanya’da yaşanan her iki olumsuz olayda da “üst yönetim” Antalya Valiliği’nde idi…

Antalya Valiliği’nden ne talimat geldiyse, Alanya Kaymakamı ve Emniyet Müdürü bunu uyguladı…

Ne Kaymakam Hasan Tanrıseven, ne de Emniyet Müdürü Mehmet Ömür Saka “tabela meraklısı” falan değiller yani, her ikisi de sadece “devlet adamı” o kadar…

Nasıl AKP’nin ya da MHP’nin ya da CHP’nin Alanya’daki güvenliklerinden sorumlularsa, aynı şekilde diğer partilerin, vatandaşların, esnafın da güvenliklerinden sorumlular…

Bunun adı “devlet adamlığıdır”, boru değil bu…

Bir başka bilgi daha vereyim size…

Bugün bazı art niyetli kişiler tarafından “hedef tahtası” haline getirilmek istenen Alanya Kaymakamı Dr. Hasan Tanrıseven, altı yıllık doğu hizmetinde, Şırnak’ın İdil, Diyarbakır’ın Çınar ilçelerinde genç yaşta kaymakamlık yapmış, ayrıca Diyarbakır Vali Yardımcılığı ve Bismil Kaymakamlığı görevlerine vekalet etmiş bir isim…

Altı yıllık bu süreç içerisinde başta PKK olmak üzere bütün terör örgütleriyle sonuna kadar mücadele etmiş, bu uğurda “lojmanı taranmış” bir isim…

Böyle bir devlet adamını hiç kimse “terörden beslendiğini açık açık söyleyen” HDP ile yan yana getirmeye kalkışmasın…

Böyle bir iftirayı aklından bile geçireni Allah çarpar, taş yapar…

Ve eğer “Ya Allah Bismillah” diye slogan atanlardansanız, öbür dünyada hakkını asla ve asla ödeyemezsiniz...
Terörün, şehitlerimizin hesabını mı soracaksınız…

Gelin hep birlikte soralım…

Bunun adresi ne bir ilçenin kaymakamı, ne emniyet müdürü, ne bir ilin valisi, ne bilmem neyin tabelası ne ağası ne de paşasıdır…

Bunun tek sorumlusu “siyasi iradedir”…

İşte yaklaşık iki ay sonra önümüzde bir seçim daha var…

Gidelim orada keselim hesabı…

Bu işler kim oldukları, nerden geldikleri belli olmayan “bir avuç provokatörün” peşine takılıp, Alanya’yı “savaş alanına” çevirmekle, günahsız insanları hedef tahtası haline getirmekle olmaz…

Yazıktır, günahtır…

Hem böyle düşünenlere hem de buna “çanak tutanlara” Allah bir şekilde hesap sorar…

Bunu aklınızdan hiç çıkarmayın…

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 242 513 6 513