• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Antalya 16 °C
  • Ankara 3 °C

DÜNYAYI VEYA ÜLKEYİ BİR TALAN ETME YERİ SANMAK...

Mehmet Kaya

Çoklarının işine gelmeyecek sözler edeceğim yine...Tamam yazıyoruz, tamam konuşuyoruz, Namazdan abdest den kitaptan söz ediyoruz çoğumuz...Sonra cami inşaatlarının çokluğu, Kuran Kursları Pansiyonlar, çok vaaz çok hutbe, çok nasihat etmeler ahaliye, kendini beğenmeler filan...

Ama yalnız ahaliye, yalnız halka ve yoksul adamlara yoksul kadınlara işçiler emekçiler bu sözler...Ev kiralarını ödeyemeyenlere, asgari ücret ile nasıl geçineceğinin hesaplarını yapanlara söylenen sözler, sözlerin çoğu...Ne kadar havalı olsa gerek başkalarına akıl vermeye çalışmak...

İyi adamlarız iyi kadınlarız filan diye kendi kendilerini kandıranlar, en çok konuşanlar, ahaliye sabır sebat ahlak tavsiye edenler, ne yazık...Keşke ahaliden talep ettiklerini "bir kere de" kendilerine söyleyip kendilerinden talep etselerdi bu beyefendiler, bu hanımefendiler...Çok fazla servet ve banka sevdalısı çoğu bu arkadaşların...

Tamam doğru kendimizi teselli edecek bahaneler buluyoruz da, Aziz Allah inanıyor mu bu bahanelere? Bu ülkede söz sahipleri güç sahipleri makam ve mevki sahipleri, sonra din adına konuşanlar şehirler adına insan adına konuşanlar "kendi sözlerinde samimi olsalardı" bu kadar talan edilir miydi bu şehirler? 

Sahi bu kadar serveti nasıl edindiniz çoğunuz acaba? Tamam kalsın, kimse cevap vermek zorun da değil...

Ne yani sormayalım mı böyle bir soru? Neden rahatsız oluyorsunuz, neden canınız sıkılıyor ki? Neden bir birimize kulak vermekten korkuyoruz, hiç sorduk mu kendimize?

Tamam ben hiç bir şey dememiş olayım, o zaman birlikte bulalım şu sorunun cevabını  "kim veya kimler" bu şehirleri talan edenler, dağları ormanları denizleri talan edenler kimler? Sonra en çok kimler girip çıkıyor şu banka binalarına?

Ya şu sokakları, caddelerini şehrin...Kim  kimler bu talancılar, ve biz "yani şehir ahalisi" neden susuyor olduk bunca talan karşısın da?

Yoksa  bir gün fırsatın kendi elimize geçmesini mi bekliyoruz, daha çok talan etmek, kendi çıkarlarımıza hizmet etmek için? Ne kötü ne zalim bir bekleyiş bu bekleyiş...

Bu nasıl bir samimiyettir o zaman?

Bu nasıl bir iman etmedir Allah'ın tek güç sahibi olduğuna? İnsan kendine bile neden bu kadar yalan söyler oldu sahi?

Kendimizce iyi adamlar, iyi kadınlar iyi Müslüman iyi insanlarız doğru...Ama talan etmekten de geri kalmıyoruz ülkemizi, yaşadığımız şehirleri, sonra  bağlarını bahçelerini sularını ülkenin...

Eline geçen her fırsatı kendi  çıkarına değerlendirmekte pek mahir günün insanı...İnsan kendi kalbine kendi canına kendi inaçlarına bile yazık eden oldu günümüzde...

Çok fazla çıkarcı çoğu insan...Ve fırsat kollamakta bir yerlere el koymak için...Aslında çoğumuz el koyan  kişileriz çalışanlarımızın hakkına hukukuna...

Kendi çıkarlarını başkasının üstünde görenleri zalimler diye anlatır kutsal metinler...Peygamber ile tartışan, onlara karşı gelen, onları yalanlayan her daim kendi çıkarlarını ön plana alan kişiler olmuştur tarihte...

Mesela Nemrut bir çıkarcıdır...

Firavun bir çıkarcıdır aslında...

Kendilerini üstün görme  tavrı her daim zalimlerin tavrı diye anlatılmıştır Peygamberler de...Ne çok söz söyledi Peygamberimiz Muhammed Mustafa, sakın çıkarcılardan talan edicilerden, kendini yüceltenler den olmayın dedi tam 23 yıl...Dinledik m, hayır dinlemedik...

Dinlemedik ki, bir yarımız çok açken, başka bir yarımız tıka basa yiyenlerden olduk şehirlerde...Öyle değil mi? Bilerek tekrar ediyoruz bu soruları kendimize gelelim diye...

Dolayısıyla her talancı bir çıkarcı, her çıkarcı bir talancıdır...Ve bunların bitmeyen arzu ve talebidir "her yer bizim olmalı" her ev her dağ her iş bizim olmalı demeleri...

Şehirlerin en güzel yerlerini isterler, en güzel evler kendilerinin olsun isteler "en ihtişamlı hayatta kendilerinin olsun diye" yapmadık fırıldaklık bırakmazlar bu adamlar bu kadınlar...

Talancılık bir Amerikan ahlakıdır, yani ahlaksızlıktır...

Toprakları talan ettik, suları talan ettik, şehirleri de öyle...Göremez olduk ağaçların azaldığını, dallarda kuşların kalmadığını...Çocukların düşlerine yazık eden büyükleriz...

Neyse bu kadar diyebildik bu gün...Mesela demedik dini talan edenleri....Deriz bir gün İnşallah...Bir birimizi anlamaya dinlemeye gayret edelim...Yoksa çok yalnız öleceğiz bir gün bir yerlerinde dünyanın...Çok kalabalık arasında çok yalnız kaldık, görelim bunu...

Haydi hoşça kalın...Aziz Allah kalbimizden tutsun...Yoksa böyle giderse fena düşecek insan...

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513