• BIST 91.941
  • Altın 214,883
  • Dolar 5,3546
  • Euro 6,0965
  • Antalya 18 °C
  • Ankara 5 °C

Dün ‘tu kaka’ dediğine bugün ‘iyi’ diyebilmek…

İbrahim İpbüker

Parasız kalan iki kafadar, bu durumdan kurtulup “janta düşen lastiği nasıl şişiririz” diye kafa patlatmışlar uzun süre…

Yaşadıkları bölge “coğrafi” anlamda “ayı avlamaya” müsait olduğu için de, akıllarına ilk gelen bu olmuş…

“Avlarız şöyle irice bir ayı, satarız postunu şişiririz lastiği” diye fikir birliğine varmışlar…

Gel velakin, o an itibarıyla ceplerinde “Portakal Soslu Pekin Ördeği” alıp yiyecek, ya da ne bileyim şöyle “opera ya da baleye” gidip, “karı-kız kesecek” paraları bile olmadığı için, “acil koduyla” komşularının kapısını çalmışlar…

“Ayı postu alım-satımı” işleriyle iştigal eden komşularına, sanki ellerinde hazır bir “ayı postu” varmış izlenimi vererek, pazarlığa girişmişler…

“Bizde öyle bir ayı post var ki” diyerek lafa dalıp, “Bu posttan en az iki tane kürk çıkar, çok taliplisi çıktı ama vermedik, şunun şurasında komşuyuz sen kazan” diye mevzuyu bağlayıp, komşuyu kafaladıktan sonra “postun parasını peşin almışlar”…

Parayı aldıktan sonra “Portakal Soslu Pekin Ördeği” yediler mi, ya da bir “bale” etkinliğine katılıp, “karı-kız kesme” faaliyetinde bulundular mı tam bilemiyorum ama ertesi gün hem kürkçüye olan borçlarını ödemek hem de ana sermaye üzerinden para kazanmak için ormanın yolunu tutup, “ayı avına” çıkmışlar…

Çok geçmeden karşılarına “iri kıyım, devasa” bir ayı çıkmış…

Bakmışlar “avlanacak” gibi değil…

“Ava gidip, av olmamak” için birisi yanındaki ağaca tırmanmış, diğeri de kendini yere atarak “ölü taklidi” yapmış…

Ayı gelmiş, yerde yatan adamı evirmiş, çevirmiş, “ölümü dirimi” diye yüzünü, gözünü bir güzel koklayıp, yalamış…

Bakmış adamda “tık” yok, ölü olduğuna kanaat getirerek, dönmüş kıçını gitmiş…

Bir süre sonra ağaçtan inen avcı, yerde yatanın yanına gelmiş ve biraz da alaycı” bir tavırla “bakıyorum da ayılarla iyi anlaşıyorsun” demiş…

Alay etmenin dozunu biraz daha arttırarak sormuş…

“Sahi ne söylüyordu ayı kulağına”…

Zaten korkudan “ödü bokuna karışan” yerdeki avcı doğrulmaya çalışarak şu yanıtı vermiş…

“Ne diyecek, bir daha satma avlamadığın ayının postunu, seni bırakıp ağaca çıkan korkaklardan da seçme dostunu”…

Mevzuyu “dost seçme” olayına bağladık ya, “karada ölüm yok” artık, tam gaz devam edelim…

Özellikle “siyasi arenada” yaşanan dostluklar oldum olası dikkatimi çekmiştir…

Bir dönem “menfaat birlikteliği” olduğu için kamuoyuna karşı “can-ciğer, kuzu-sarma” dost görünen isimlerin, gün geldiği zaman “kanlı-bıçaklı” düşman olduklarına tanıklık etmişliğim çoktur bu meslekte…

Köprünün altından çok sular akmış, “menfaat birliktelikleri” sekteye uğramıştır çünkü…

Dün yönetimlerde “omuz omuza” birlikte çalışan isimlerin, yenilenen yönetimlerde “yol ayrımına” geldikleri zaman, “gücü ben elimde tutacağım” mantığı ile birbirlerinin “kuyularını kazmaya” çalıştıklarına da tanıklık etmişliğim çoktur bu meslekte…

“Dostluk” anlamında “siyaset arenası” böyle bir şeydir işte…

Dün “iyi” dediğin insanlara, gün gelir “tu kaka”, dün “tu kaka” dediğin insanlara gün gelir “iyi” demek durumunda kalmak bu işin “doğasında” vardır…

Kim ne derse desin, bu işin “doğasını oluşturan mayası”,  daha çok “siyasi ikbal ve menfaat” duygularından beslenmektedir…

Bu nedenledir ki, siyasi arenada “küskünler” ya da “kırgınlar” kavramları hep olmuştur ve olacaktır da…

Şimdi…

Hemen yukarıdaki bir cümleyi özellikle şöyle kurdum, tekrar edelim…

Dün “iyi” dediğin insanlara, gün gelir “tu kaka”, dün “tu kaka” dediğin insanlara gün gelir “iyi” demek durumunda kalmak bu işin “doğasında” vardır…

Siyaset arenasının günümüzde geldiği duruma “curk diye” oturuyor bu cümle…

Henüz tam belli olmasa da, Alanya’da özellikle Ak Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi arasından yapılması beklenen “ittifak” ya da ne bileyim, “seçim iş birliği” tam da bu sonucu doğuracak işte…

Olası bir ittifak halinde, bana göre her ne kadar “gönüllü olmasa da” Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, seçim çalışmaları sırasında Alanya için kendisine oy isterken, Antalya Büyükşehir Belediyesi için de yaklaşık beş yıldır “didiştiği”, yeri gelip “eleştirdiği” Ak Partili Menderes Türel için oy isteyecek…

Daha dün, “tu kaka” dediğine bugün “iyi” demek zorunda kalacak yani…

Ak Parti Alanya İlçe Başkanı Mustafa Toklu…

Bir taraftan Alanya’da Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel için oy isterken, diğer yandan da zaman zaman eleştirdiği MHP’li Adem Murat Yücel için, her ne kadar “gönüllü olmasa da” oy istemek zorunda kalacak…

Daha dün, “tu kaka” dediğine, bugün “iyi” demek zorunda kalacak yani…

Bu ittifak olayı, Alanya’da özellikle Ak Parti ve MHP açısından gerçekten çok “ilginç” olacak…

Misal, Ak Partili Mustafa Toklu’nun, “Alanya’ya Ak Belediyeciliği getireceğiz” söylemi havada mı kalacak yoksa hayata mı geçecek…

MHP’li Adem Murat Yücel seçilirse ki, bütün oklar bunu işaret ediyor, “Ak Belediyecilik” anlayışı, “üç hilale rağmen” nasıl hayata geçecek…

Bizlerin olduğu kadar, “seçmenin de kafası karışık” bu konularda…

Neyin nasıl olacağını, bekleyip hep birlikte göreceğiz artık, şimdilik yapacak bir şey yok…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513