• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Antalya 20 °C
  • Ankara 14 °C

Deveye binip nutuk atmakla olmuyor…

İbrahim İpbüker

Deve, bildiğiniz deve…

O zamanlar bizim memlekette pek bulunmazdı, çok aradık ama bulamadık zaten…

Tam umutları kaybetmeye başlamışken, kulakları çınlasın Haşmet Abi, “Nevşehir taraflarında çok varmış, oradan getirtelim” dedi…

“Hem oraların develeri alışkınmış adam taşımaya, daha evcil oluyormuş, huysuzluk yapmazmış” diye de ekledi…
Uzatmayalım…

Kısa bir araştırmadan sonra bulduğumuz deve sahibi ile pazarlığımızı yaptık…

Biraz “tuzlu” oldu ama, iki gün sonra deveyi indirdiler bizim memlekete…

Reklam ve tanıtım kampanyasını yürütüp, basın danışmanlığını yaptığımız “bağımsız belediye başkan adayı” olan “arkadaşımızı” devenin üzerine bindirip, eline de bir megafon tutuşturduk ve saldık caddelere…

Bizimki, devenin üzerinde sallana sallana ilerlerken, bir taraftan da elindeki megafonla bağırıp, halka çeşitli mesajlar veriyor…

Bağımsız belediye başkan adayı ya…

“Memlekette işsiz kalmayacak, bütün işsizlere belediyede iş vereceğim” diyor misal…

“Her mahalleye park yapacağım, futbol takımımız Avrupa’yı dize getirecek, caddeler genişleyecek, asfaltsız yol kalmayacak”…

Salladıkça sallıyor devenin üstünde…

Biz de Haşmet Abi ile arkasından aheste aheste yürüyüp, çevredeki vatandaşların yüz ifadelerine bakarak tepkilerini ölçmeye çalışıyoruz…

Kimi gülüyor, kimi alkışlıyor, kimi emme basma tulumba gibi başını yukarıdan aşağıya doğru sallayarak, dinlediklerini kendince “tasdik” ediyor…

Bizim adayı değil, “bindiği deveyi merak edip” yakından görmek için gelenler sayesinde konvoy biraz kalabalık hale gelince daha da havaya girdi bağımsız adayımız…

Altındaki devenin ilgi gördüğünü anlamış olacak ki, “her mahalleye bir tane deve çiftliği kuracağım” deyiverdi…

Yanımda sakin sakin yürüyen Haşmet Abinin kayış işte o anda koptu…

“Çüşşş” dedi ister istemez…

Sonra da “ulan beyinsiz deve sana oy verenin….” diyerek bastı kalayı…

Sonradan öğrendik ki, o “her mahalleye deve çiftliği” vaadinden dolayı, kendi öz karısı bile oy vermemiş buna…

Boşanma aşamasına geldiklerinde suçu Haşmet Abi ve ben üstlenip, “biz tembih ettik söylemesini” diyerek bir aileyi “deve yüzünden” dağılmaktan kurtarmıştık, hiç unutmam…

Durduk yerde anlatmadım bu anımı…

Aklıma getirenler var…

Seçim çalışmaları sırasında olmadık “şaklabanlıklara” imza atan adayları gördükçe, her seçim döneminde gelir bu hikaye aklıma aslında…

Halka ne kadar yakın olduğunu göstermek adına yapılan bu şaklabanlıkları hiç “samimi bulmuyorum” şahsen…

Sanayide “oksijen kaynağı” yapan kadın aday…

Köy ziyareti sırasında “hamur yoğuran”, olmadı “mantı ve su böreği açan” erkek aday…

Girdiği kahvede “garsonluğa” soyunup, müşterilere çay dağıtan hem kadın hem erkek aday…

“İş makinesinin tepesine tüneyip”, operatörlüğe soyunan kadın aday…

Ya da ne bileyim…

“İrmik helvası tarifi” veren erkek aday…

Halı dokuyan, çamaşır yıkayan, otomobil tamir eden, şairliğe, yazarlığa soyunan bir sürü aday…

Utanmasalar çocuk da emzirecekler…

Bunlara kim yol gösterir, kim akıl fikir verir bilmiyorum ama gerçekten “komik” oluyorlar…

İşe yarayacağını bilse, sokak ortasında “amuda kalkacak” hatta “ip üzerinde yürümeyi deneyecek” adaylar var…

Sanki TBMM’ye milleti temsil edecek adam lazım değil de, “ip üzerinde yürümesini bilen cambaz” lazım…

Ya da ne bileyim..

Mantı ve su böreği açacak aşçı…

Demir parmaklıkları boyayacak “yağlı boya ustası”…

Meclis İdare Amiri’nin arabası arıza çıkardığı zaman “motoruna müdahale edecek” tamirci…

Meclis Gazetesi’nde “asayiş muhabirliği” yapacak gazeteci…

Gazetenin “şiir sütunlarını” dolduracak şair…

Meclis bahçesini kazmak için “kepçe operatörü”…

Çay dağıtacak “tecrübeli garson”…

Sanki bu işleri yapmak için gidecekler Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne…

Sizi bilmiyorum ama bana gerçekten de çok “samimiyetsiz” geliyor bu davranışlar…

Hatta “gayri ciddi”…

Sadece bana değil, emin olun sokaktaki vatandaşa da böyle geliyor…

Adayların bu hallerini gördükçe hem bıyık altından gülüp” hem de “cık cık cık” diyerek kafa sallıyorlar…

Milletvekili adayı dediğin, gittiği her ortamda yapılan her işten anlayan ve o ortama ayak uydurmak zorunda olan insan değildir…

Beni temsil edecek erkek vekil, varsın “su böreği açmayı” bilmesin ama Meclis’e gittiği zaman masaya yumruğunu vurup, “Alanya il olacak” desin…

Ya da kadın vekil, “iş makinesi” kullanmayı bilmesin ama aynı şekilde “Alanya il olacak, başka yolu yok” diye babalansın…

Bilmem anlatabildim mi…

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513