• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Antalya 20 °C
  • Ankara 3 °C

Çok önemli “bombalar” patlayacak, hazır olun…

İbrahim İpbüker

Her ne kadar “fiziki yaşımın” ortaya çıkma ihtimali olsa da söylüyorum işte…

Bu meslekte “çeyrek asrı” çoktan devirmiş bir gazeteci olarak, gerek hayatla gerekse meslekle ilgili oldukça “kabarık” bir tecrübe defterine sahibim…

İsterseniz “kitap” da diyebilirsiniz buna, benim için fark yapmaz…

Misal, bizim meslekte aynı anda herkesi, her kesimi “memnun etmeniz” hiç ama hiç mümkün değildir…

Yazdığınız her haber ya da köşe yazısının mutlaka “tarafları” vardır…

Kimisinin hoşuna gider, “ohh kaleminize sağlık” der…

Kimisi de yüzümüze karşı söyleyemese de “ben sana gösteririm” diyerek için için hesap sorar, kin besler…

Hele bazıları var ki, arkandan olmadık “dedikodular” üretip, yıllarını bu mesleğe adamış, tek derdi “gazetecilik yapmak” olan insanlara akıl almadık şekilde olmadık “çamur” atarlar…

Ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranamamak, bizim mesleğin kaderinde vardır anlayacağınız…

Bir de işin şu boyutu vardır ki, en çok da bu “zorlar”…

Yerel bazda, memleketini “tu kaka gösterecek” olumsuz haberler yapmanın çok doğru olmadığı savunulur hep…

Misal, Alanya’yı örnek alalım…

Turizm kenti olduğumuz için, tüm dünyanın gözü her zaman üzerimizdedir, malumunuz…

İşte bu nedenledir ki, özellikle yabancı turistlere yönelik cinayet, tecavüz, gasp gibi “çirkin” olayların medyada yer almaması için azami çaba harcanır…

Bunun elle tutulur haklı bir tarafı vardır belki ama, bir de işin “gazetecilik” boyutu vardır…

Bu memlekette yaşayan insanların “haber alma” özgürlükleri yani…

Bu ikilem içerisinde “git-gel” yapmışlığımız çok olmuştur zaman içerisinde ama ne yalan söyleyeyim, ağır basan taraf her zaman “gazetecilik dürtüsü” olmuştur…

Hele hele günümüzdeki gibi, “sosyal medyada” herkesin “gazeteci” olduğu bir dönemde bu tür olayların “sümen altı” yapılması imkansız hale gelmiştir artık…

Bunların yanı sıra bir de şehrin “önde gelenleri” tarafından “tilki kurnazlığı” içerisinde yapılan bazı icraatlar vardır…

Ya da ne bileyim, bazı “uyanıklar” tarafından “el altından, gizlice” gerçekleştirilmeye çalışılan bazı “uygunsuz ve kanunsuz” işler…

Bu tür mevzuların birleştiği tek ortak nokta ise “ranttır”…

İşin ucunda “bol akçeli mevzular” vardır yani…

Bu tür olayları ortaya çıkarmak, belge toplamak, fotoğraflamak, doğru bilgiye ulaşıp, haberleştirmek de öyle kolay bir iş değildir…

Önce “yürek” ister…

Sonra “emek” ister…

Bilgi, tecrübe, istihbarat, tanık ister ki, okuyanlar haberin doğruluğu ile ilgili zerre kadar “şüpheye” kapılmasın, “acaba mı” demesin…

Bu nedenle de “dikkat” ister…

Peki, durduk yerde bütün bunları neden anlattım…

Gerçek Alanya Gazetesi olarak, gerçekten “tarafsız” gerçekten “objektif” gerçekten “Alanya’nın menfaatlerini ön plana çıkaran” bir gazetecilik anlayışı içindeyiz de onun için…

Ve bu anlamda da ekip olarak kolları sıvadık…

Alanya’da öyle ilginç şeyler olmuş ya da oluyor ki, öğrendiğiniz zaman sizler de şaşırıp, “bu kadar da olmaz” diyeceksiniz…

Biz bu “bombaları patlattıkça” bazılarının canı yanacak biliyorum ama yapacak bir şey yok…

Bu memlekette kimseye çaktırmadan “haksız kazanç” elde etmek adına başkalarının hakkını adeta “gasp ederek” kendine özgü bir “düzen” kurup, çark çevirmeye kalkışmak kimsenin ne hakkıdır ne de haddi…

Hiç kimse kusura bakmasın, bu tür “haksız ve kanunsuz” dönen çarklara bundan sonra “çomak sokup” kamuoyu adına “deşifre etmek” görevimiz…

Biz sadece görevimizi yapıp, “gerçek” anlamda gazetecilik ifa etmenin derdindeyiz…

Hepsi bu…

En iyisi yazıyı burada noktalamak…

Yoksa üzerinde çalıştığımız önemli mevzularla ilgili ağzımdan bir şeyler kaçmak üzere…

Bunun için henüz erken…

Ne demiş elleri öpülesice atalarımız…

“Terazi var tartı var, her bir şeyin vakti var”…

Bizi izlemeye devam edin…

**

Ben bu muhtara bayılıyorum doğrusu..

Arkadaşlar, dostlar arasında bazı olayları abartıp, nalıncı keseri gibi hep “kendime yontmak” çok adetim değildir ama, espriyle karışık oluyor zaman zaman…

Yukarıda Allah var, yakın çevremdeki insanların hepsi de son derece “akıllı” olduğu için bu tür durumlara “yok ya senin baban muhtar mı” diye tepki verirler genellikle…

“Anan güzel mi” diyenler de olur zaman zaman fakat, mevzumuz bununla ilgili değil…

Lafı fazla uzatmadan gelelim “esas oğlana”…

Hoş görüşüne de sığınarak, “esas oğlan” dediğim isim, Saray Mahallesi Muhtarı Süleyman Dora…

Kendisini “yakından” tanıyalı çok uzun zaman olmadı doğrusu…

Ama iyi ki tanımışım…

Hem doğup büyüdüğü köyünü, hem şu anda ekmeğini yediği memleketini o kadar çok seviyor ki, adeta gece gündüz “nasıl faydalı olurum” diye kafa yorup, arka arkaya proje üretiyor…

Muhtar olarak sorumluluğunu aldığı Saray Mahallesi’nde yaşayanlar için “hayatı nasıl kolaylaştırırım” diye kafa patlatıyor…

Çalışkan olduğu kadar, son derece de “naif” bir insan…

Misal, mahallede yaşayan insanlara gelen “icra tebligatı” gibi evrakları, başkalarının görmeyeceği şekilde muhataplarına ulaştırma konusunda son derece titiz davranıyor…

İnsanlar birbirlerine karşı “mahcup” olmasın diye…

Akıllı, bilgili, kültürlü bir insan…

Kendini son derece iyi yetiştirmiş yani…

Hiç bir konuda “kompleks” sahibi değil…

Ürettiği projeler de son derece verimli…

Geçtiğimiz aylarda öğrenciler arasında düzenlediği resim yarışmasında dereceye giren resmiler, ülke genelinde dağıtımı ve satışı yapılan defterlerin üzerini süsledi misal…

Alanya’nın tanıtımı açısından son derce önemli bir hizmet bu…

Gerçekten tam bir proje adamı…

Kurduğu BABA Derneği bünyesinde çok önemli işler yapacağını biliyorum…

Doğup büyüdüğü köyün “cazibe merkezi” hakline gelmesi adına müthiş planları var…

Ben böyle “üretken” insanları gerçekten çok seviyorum…

Bu anlamda da Saray Mahallesi Muhtarı Süleyman Dora’yı “örnek muhtar” ilan ediyorum…

Yolun açık olsun sevgili muhtar…

Doğru işlere imza atmaya devam ettiğin sürece Alanya hep yanında olacaktır…

**

Alanya’ya gerçekten nazar mı değdi?

Geçtiğimiz günlerde de yazmıştım sanırım, “Alanya’ya nazar değdi, kurşun falan mı döktürsek acaba” diye…

Gerçekten de inanmaya başladım ben bu nazar olayına…

İki hafta pazar günleri arka arkaya patlayan olaylardan sonra dün de “yangın olayları” ile sarsıldı Alanya…

Değişik bölgelerde çıkan yangınlar, gün boyu devam etti…

Ormanlarımızın bir bölümünün yanı sıra, bir de kağıt fabrikasında büyük çaplı bir yangın çıktı…

İşin tuhafı, bu yangınlar sadece Alanya ile sınırlı kalmadı…

Antalya, Manavgat, Gazipaşa’da da patladı…

Ama en çok Alanya’yı etkiledi…

Gün içerisinde haber takibi yaparken, “sabotaj” olabileceği ihtimali dillendirildi…

Hatta bu şüpheyle bir kişi de gözaltına alındı ama elde “somut” bir şey yok…

Eğer gerçekten bu yangınlar “sabotaj” sonucu çıktıysa ve bunun sorumlusu ya da sorumluları yakalanırsa, “vatan hainliği” ile suçlamamız lazım derim şahsen…

Yok eğer “hava şartları” nedeniyle meydana gelmişse de Alanya’ya kocaman bir “nazar boncuğu” takalım derim…

Allah “kem gözlü” olanlardan bu memleketi korusun…

“Amin” demek yok mu Müslümanlar…

**

Başkan Yeşildal’ı tebrik ederim…

Bugün siyasetten bahsedeceksek öncelikle CHP Alanya İlçe Başkanı Şengül Yeşildal’ı yürekten tebrik ederek başlamak lazım…

1 Kasım’da yapılacak erken seçimlerde partisinin listesine Alanyalı aday monte etmek için kalktı taaa Ankara’ya kadar gidip, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına geçi ve tabiri caizse, “postasını koyup” Alanya’nın hakkını aradı…

“Hakkını aradı” diyorum, çünkü 7 Haziran’dan önce yapılan önseçimde gerçekten Alanya’nın hakkı yenmişti…

Bu delege yapısıyla Alanya’dan hiçbir ismin listeye girmesi mümkün değildi, öyle de oldu zaten…

Yanına, bana göre CHP Alanya’nın “en çalışkan” yönetim kurulu üyesi olan Hatice Toksöz Çıtak’ı da alan Başkan Yeşildal, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun karşısına dikilip, “listede en az bir Alanya adayı istiyoruz” dedi…

Kimse kusura bakmasın ama, “İlçe Başkanı” dediğin böyle olur işte…

Önlerine ne konursa “boyun büküp, kabul eden”, genel merkezlerine karşı “gıklarını dahi çıkaramayan” bazı ilçe başkanlarına çok güzel bir örnek oldu…

Gidip, “yiğitçe” Alanya’nın hakkını aradı…

Bu anlamda mücadelesine sonuna kadar devam edeceğini de ısrarla vurguladı…

Önümüzdeki seçimlerde CHP’nin Antalya listesinde bir Alanya adayı olur ya da olmaz, bunu bilemem ama Başkan Yeşildal’ın bu uğurda ortaya koyduğu mücadeleyi sonuna kadar takdir ederim…

Keşke bütün siyasi partilerin ilçe başkanları da gidip, Alanya adına genel başkanlarına böyle “posta” koyabilme cesaretini gösterebilseler…

Kazanan inanın Alanya olur…

Bunu bilir, bunu söylerim…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513