• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Antalya 20 °C
  • Ankara 3 °C

BU SABAHLARIN BİR ANLAMI OLMALI

Gülay Şahin

‘’Sabahın karşısında konuşmak ne zor! İncecik kül gibi kalıyorsun, Dağ susmaya giden yolu biliyor Sen bilmiyorsun. Taş yarılıyor bir çiçek için yol veriyor. Kısacık konuşuyor çiçek: ‘Dünya’ diyor.’’ Güneşin penceremize bir serçeyi bırakır gibi bıraktığı sabahları Birhan Keskin daha güzel anlatamazdı sanırım.  Her sabah Birhan Keskin’in bahsettiği o çiçek ‘ Dünya ‘’ dedikçe sabahlar kucağımıza gün boyu ihtiyaç duyacağımız öğütleri bırakıyor sanki.  Kırma, kirletme, mahcup etme, küsme.. Dünya döndükçe her sabah o çiçeğin senin için yeniden açacağını unutma sakın diyor.

Penceremize kanat çırparak gelen Sabahlar, bir çiçeğe yol vermek için yarılan o taşı düşünüp, çevrenizdeki insanların yolunu açmamızı, yol göstermeden yolumuzu bulmamızın pek mümkün olmayacağını söylüyor. Kalbimizde ki o kara lekenin küçülmesi yok olması için gün her aydığında güneşle yeniden doğabileceğimizi hatırlatıyor bize.

 Geceler ne kadar kederli ve ciddiyse sabahlar o kadar neşeli. Her gün bize güneş kokan öğütler vermenin neşesini taşıyor çünkü sabah. 

En güzelin, en mükemmelin, en güçlünün biz olmadığımızı camımıza pıt pıt vuran serçeler yardımıyla söylüyor bize.

Simsiyah bir geceden, en berrak şekilde gelmiş olmanın dayanılmaz hafifliğini taşıyor bir kere içinde. Buket buket ışık bırakıyor kapımızın önüne.

Bir çiçek gibi kısacık konuşmayı, sadece  ‘’Dünya’’ diyerek içimizdeki her şeyi anlatmayı bize sabahlar öğretiyor.

İçimizi kaplayan tüm öfkeler köşeli birer buz parçasıysa bu buzları eritmenin tek ilacı sabah güneşi sanki.  Bunu tüm şairler, tüm kuşlar, tüm ağaçlar aynı anda söyleyerek tüm bulutları dağıtıyor. 

Her turuncu sabah, sıcacık, taze bir ekmek sanki. Piti kareli sofralarımıza oturan kocaman, taze, çıtır bu  sabahı  bayatlatıp çöpe  atmakta, sarıp  sarmalayıp taze tutmakta  bizim elimizde.

İçimize nane ferahlığı yayan sabahlar, yeni hayat melodisiyle çalan bir saat alarmı sanki, her gelişinde bizi kendimize uyandırıyor.

Her gün kendi etrafında dönen yuvarlak bu Dünya’da bu kadar köşeli yaşanmayacağını, törpülenmeden, küçülmeden, azalmadan göz kapaklarımıza bırakılan bu berrak sabahların bize verdiklerini göremeyeceğimizi bize hatırlatan yine bu sabahların kendisi.

SEVİYORUM SABAHLARI

Sabahları trafik, fırın, banka, ofis asık suratlı, öfkeli insanlarla doluyor. Sabahları böyle oluyorum uyanamıyorum da bahaneleri. Bu sabah kalktım sabah sabah bu sabahlara lanet eden insanlar için sabahların anlamını aradım. Hiçbirimiz huysuzluğumuzun sebebini sabahlara yıkmaya çalışmayalım artık… Neden uyandım ki diyerek sabahlara öfkeyle bakmaktan, onun penceremize bıraktıklarını görmüyorsak kabahat bizde. O yüzden güneşin kapımıza öpe koklaya getirdiği ilk sabah kalkalım, sabahın seherinde yani en tatlı halinde, pencereleri açalım. Açalım ki sabahın bize getirdiği yol gösteren, nane ferahlığında öğütlere sağar kalmayalım. Bu öğütleri duydukça asık suratlı aksi birine değil kendimize uyanacağız hepimiz. İşte o zaman herkes sabahları çok sevecek. Sabahları sevenler her şeyin en aydınlık olması için uğraşacak. Çünkü fırfırlı paketlerle kapımıza bırakılan öğütlerin ilk sırasında bu varmış. Bana da Birhan Keskin’in şiirindeki o çiçek söyledi…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513