• BIST 104.514
  • Altın 162,925
  • Dolar 3,9196
  • Euro 4,6189
  • Antalya 19 °C
  • Ankara 13 °C

Bir zamanlar tanıdığım bir belediye başkanı…

İbrahim İpbüker

Aradan her ne kadar “uzun yıllar” geçse de hiç unutmam, daha “dün gibi” aklımda…

Anlatayım…

Bizim memleketteki “büyük ve hatırı sayılır” bir ilçeye, “sonradan o partiye dahil olmuş” bir isim belediye başkanı seçildi…

Günahını alıp, hakkını yemeyeyim…

Seçimlerden önce çok ama çok çalıştı…

Gençti, güler yüzlüydü, çalışkan ve azimliydi…

Seçimlerden önce, aday olduğu ilçenin doğusunu, batısını, kuzeyini, güneyini, velhasıl dört bir tarafını kapsayan, ilçenin dört bir tarafında “sözü geçen” isimlerden oluşan bir ekibin tam ortasında buldu kendini…

Kurduğu ekiple ilgili tüm “dedikodulara” sonuna kadar “göğüs gerip”, aslanlar gibi durdu arkasında…

Hiç yılmadı, yorulmadı, bıkmadı, usanmadı…

Karşısındaki en “güçlü partinin” en “yanlış adayı” göstermesinden de sonuna kadar faydalanarak devam ettirdi seçim çalışmalarını…

İlçede yayın yapan gazete ve televizyon kuruluşlarının “önemli ve etkin” bir kısmını da arkasına almıştı…

Yakaladığı o “müthiş” rüzgarın yanı sıra, kendi “bilgi, birikim, tecrübe, gençlik, güler yüzlülük ve çok çalışması” sonucunda “kimsenin beklemediği bir şekilde seçimi kazanıp”, ilçe tarihinde ilk kez mensubu olduğu partisine seçim kazandırarak, belediye başkanlığı koltuğuna oturdu…

Koltuğa oturduktan sonraki ilk günlerde yaşadığı “bocalama” ve “alışma” döneminden sonra, “yönetim algısı” anlamında gözünü açıp, bazı tedbirler almaya başladı…

Bunlardan ilki, ilçedeki bazı medya mensuplarına “sus payı” vermek adına “aylık, düzenli maaş bağlamak” oldu misal…

O dönemlerde bana da çok sordular, “sen de belediyeden maaşlı gazetecilerden misin” diye…

Ne o dönemlerde ne de şimdilerde “hiç olmadığım, olamadığım” için göğsümü gere gere “hayır” cevabını verdim bu “anlamlı” soruya…

Kimisi inandı, kimisi inanmadı ayrı mevzu…

Çok ta şeyimde oldu, şeyimde işte, adı aklıma gelmedi…

Öte yandan…

Şimdiki gibi adına “sosyal medya” denilen “şaklabanlıklar” filan yoktu o dönemlerde…

Belediyeden “aylık ve düzenli maaş alan” medya leşkerlerinin, belediye başkanıyla birlikte poz verdikleri fotoğraf karelerini “sosyal medya” hesabından paylaşıp, “prim yapma” şansları yoktu yani…

Ya da ne bileyim, “yalakalık” yapmak için “eğriye doğru, doğruya eğri” demek adına “klavye kahramanlığı” yapma ortamları filan da yoktu…

En fazla, görev yaptıkları kurumlarda belediye başkanının “olumlu” haberlerine biraz daha geniş yer verirlerdi…

“Köşe yazarı” kısmı da “yazardı” işte, öylesine…

Gel zaman, git zaman aradan yıllar geçti…

İlçenin belediye başkanı, oturduğu koltukta “palazlanmaya” başladı…

“Palazlanmak” dedim ya, anlatayım…

Memlekette ne kadar “yeni inşaat yapan” adam var, hepsini haraca bağladı misal…

Adamına göre ama…

Birisi memlekete “okul inşaatı yaptı” diyelim…

“Burası okulmuş, ilim irfan yuvasıymış” filan demedi…

Görünüşte “eğitime çok önem verdiği” halde, hiç kimsenin gözünün yaşına, içinde bulunduğu zorluklara bakmadı…

En “hatırı sayılır” isimler araya girdiği halde, bugünün parasıyla ben diyeyim “50 bin lira”, siz deyin “100 bin lira” bağış, bir başka deyişle “haraç” kesti…

Kimisini çek olarak aldı, kimisini nakit, kimisini de senet…

Ama hepsinden de “bağırta bağırta” aldı…

Memleketteki inşaat sektörü, kendisinden “illallah” diyecek kıvama geldi ancak, “korku ve endişe dağları sardığı için”, hiç kimse yüksek sesle “gık” bile demedi, diyemedi…

Bizim “yakışıklı” başkanın en büyük hedefi, “yeniden başkan seçilebilmekti”…

Bunun için de önce “maaşlı gazetecileri” doyurmak, sonra da seçim döneminde gerekli olan sermayeyi “kediye yüklemek” gerekiyordu…

Yükledi mi yoksa yükleyemedi mi, burasını tam olarak hatırlamıyorum …

Yoksa “kedisi mi öldü” bunu da tam netleştiremiyorum…

O ara “ipleri kopardık” çünkü…

Bir sonraki seçimleri kazanıp kazanamadığı konusunda da “net bir fikrim” yok…

Aradan çok uzun yıllar geçti…

O başkan, o memlekette kaldı, hiç merak etmediğim için takip etmedim, akıbetini bilmiyorum…

Ancak şunu çok iyi biliyorum…

Allah’tan Alanya’da böyle bir belediye başkanı yok…

Olsaydı, “vay Alanya’nın haline”…

Ne “kedisi” kalırdı ne okulu ne de inşaatı…

İşte açık ve net bir şekilde beyan ediyorum…

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel…

Teşekkürler, minnettarız sana…

Büyük başkansın vesselam…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513