• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Antalya 20 °C
  • Ankara 3 °C

Ben kimden dayak yiyorum…

İbrahim İpbüker

Cumartesi tatil günü, tepede de güneş olunca “tişört-eşofman-terlik” kıyafetine bürünüp, “haşmetli göbeğimi” sektire sektire kendimi Damlataş’a vurdum…

Sahile 15-20 adım kala baktım TÜRSAB Alanya Bölgesel Yürütme Başkanı ve tanıdığım en tecrübeli “turizmcilerden” birisi olan Suat Çavuşoğlu “gel gel” diye el sallıyor…

“Sabah sabah kahveyi bedavaya getirdim” diye için için sırıtarak gittim yanına…

“Merhaba, nasılsın” faslından sonra laf hiç dolanmadan direk “turizm” mevzuuna geldi doğal olarak…

“Nasıl durumlar” diye sordum…

Açık ve net konuşmayı samimi bir şekilde becerebilen nadir insanlardan birisi olduğunu adım gibi bildiğim Suat Çavuşoğlu, tam da beklediğim gibi yapıştırdı yanıtı…

“Durumlar gerçekten çok vahim”…

Bu yanıtı duyar duymaz aklıma Ak Parti Alanya İlçe Başkanı Mustafa Berberoğlu geldi hemen…

Bir kaç kez şöyle demişti…

“ALTİD Başkanı Burhan Sili ile Suat Çavuşoğlu her açıklamalarında felaket tellallığı yapıyor. Durum bu kadar kötü değil aslında”…

Ağzında “bakla ıslanmayan” bir yapım olduğu için anında “ispiyon ettim”…

“Bak” dedim, “Mustafa Berberoğlu size felaket tellalı diyor, haberiniz olsun”…

Bu lafı duyunca gülümsedi bıyık altından ve şöyle dedi…

“O benim 20 yıllık dostum, diyebilir ama durum gerçekten çok kötüye gidiyor. Dış pazardan gelen rezervasyon iptalleri yüzde 50’yi geçti. Bu durumda nasıl iyimser açıklama yapalım. Biz bunu yaparsak vatandaş gider yatırım yapar, esnaf dükkan açar, işler kötü olunca da bize küfür ederler. Ben kendime küfür ettirmem”…

Doğru söze ne denir?..

Başkan Çavuşoğlu ile bir kahve bir çay içimi sohbet edip, gerekli bilgileri beynimin “not defteri” olarak kullandığım kısmına iliştirdikten sonra izin isteyip, sahile doğru adımlamaya devam ettim…

Nisan ayının başlangıcında, hava mükemmel olmasına rağmen plajda kimsecikler yoktu…

Kumların üzerine kurulu olan voleybol sahasında “Suriyeli” olduklarını tahmin ettiğim bir aile voleybol oynamaya çalışıyordu, hepsi bu…

Büfecisiyle konuştum, simitçisi, gazozcusu, çaycısı, önüme kim geldiyse hepsinin nabzını tutmaya çalıştım…

Tablo “zerre kadar” bile değişmedi…

Her kesimden herkes “yandık, bittik, kül olduk” dedi de başka bir şey demedi…

Durum böyle olunca Suat Çavuşoğlu’nun sohbet sırasında anlattığı fıkra aklıma geldi…

Turizmle ilgili “pembe tablo” çizmeye çalışanlar var ya, işte onlara itham edelim fıkrayı ve bununla da noktayı koyalım…

Birisi cılız, diğeri oldukça güçlü olan iki boksör ringe çıkar…

İlk rauntta cılız boksörün gözü açılır ama hocası “Harikasın, çok iyi dövüşüyorsun” diye gaz vererek ikinci raunta gönderir…

Cılız olan boksör yine dayağı yer ama hocası “aferin sana rakibini fena dövüyorsun, alacaksın bu maçı” diye gaz vermeye devam eder…

Diğer rauntlarda da aynı şeyler yaşanınca, “ağzı burnu talaş olmuş” boksör hocasına döner ve şöyle der…

“Hocam, anladım ben rakibimi fena dövüyorum da ben kimden dayak yiyorum onu anlayamadım”…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513